Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8561 E. 2023/9532 K.
Konu: İş Kazası Olmadığının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8561
- Karar No
- 2023/9532
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazası Olmadığının Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/961 E., 2023/872 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2022/21 E., 2023/59 K. Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın davacı işveren bünyesinde sigortalı olarak çalışmaktayken iş kazası geçirdiği iddiası ile 04.02.2021 tarihinde Görele Devlet Hastanesine müracaat ettiğini, Görele Cumhuriyet Başsavcılığı, Görele Asliye Ceza Mahkemesi ve Görele Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılamanın devam ettiğini, Kurum tarafından davacı aleyhine tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı olduğunu, davalının kollukta alınan ifadesinde iş kazası geçirmediğini, yaralanmasındaki kusurun kendisinde olduğunu beyan ettiğini, olayın iş kazası olduğuna dair davalının soyut anlatımı dışında delil olmadığını, hayatın olağan akışına göre 02.02.2021 tarihinde kaza geçirdiğini iddia eden kişinin 04.02.2021 tarihinde hastaneye başvurmuş olmasının olağan olmadığını, gerçek durumun davalı sigortalıda önceden var olup geçmişten gelen bir rahatsızlığın meydana getirdiği şikayet üzerine Sağlık Kuruluşuna başvurulması olduğunu, anılan rahatsızlık yürütülen iş dolayısıyla ve iş yerinde yaşanmadığı gibi dıştan gelen bir etki ile değil davalı sigortalıda geçmişten gelen genetik bir rahatsızlık sebebiyle yaşandığını, davacının eylemi ile zararlandırıcı olay arasında illiyet bağı olmadığını beyanla Kurumun olayın iş kazası sayılmasına dair komisyon kararı ve geçici iş göremezliğin tahsili konulu Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazanın kazazedenin iş yerinde çalışmaktayken meydana geldiğini ve iş kazası olduğunda tereddüt olmadığını, davacının kazanın genetik rahatsızlıktan kaynaklı olduğu iddiasının kusurun belirlenmesi noktasında dikkate alınabileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kaza tarihinde davacıya ait işyerinin Kanun kapsamında olduğu, davalının davacının kayıtlı işçisi olduğu sabit olup davacı tarafından davalının hastaneye başvuru sebebinin işyerinde meydana gelen kaza olmadığı, davalıda önceden var olan rahatsızlık olduğu savunulmuşsa da kaza anında davalının yanında olduğunu beyan eden ve beyanları birbirlerinin beyanları, davalının olayın oluş şekline dair anlatımları ile hastane evraklarındaki hasta öyküsüyle uyumlu olan tanıklar tarafından davalının ...Apartmanında yürütülen iş kapsamında çalıştığı esnada iskeleden düşerek dudağını/kafasını çarptığının beyan edildiği, bu durumun hastane kayıtlarında davacının geçirdiği kafa travması sonrası başlayan baş ağrısı ile hastaneye başvurması ve tanı adının yumuşak doku bozukluğu olarak kaydedilmesiyle uyumlu olduğu, yine davacı tarafından davalı işyerinde kaza geçirmiş olsaydı aynı gün hastaneye başvururdu savunması ileri sürülmüş ise de olayın oluş şekline dair tanık ve davalı anlatımına göre davalı düştüğünde kafasını çarptığı ancak ağrı şikayetinin o an başlamadığı, bu nedenle ilk anda hastaneye başvurma ihtiyacı olmayabileceği, kafa travması sonrası şikayetlerin ilerleyen saatlerde ortaya çıkabildiğinin ve bu duruma istinaden hastaneye başvurularda hastaların hastanede müşahade altında tutulduklarının bilindiği, davalının kazanın 02.02.2021 tarihinde meydana geldiğine dair beyanının da hastaneye başvurulardaki beyan ve kayıtlarla uyumlu olduğu, zira 04.02.2021 tarihli kayıtta davacının iki gün önce geçirdiği kafa travması sonrası başlayan baş ağrısı ile hastaneye başvurduğunun kayıtlı olduğu, bu sürenin iddia edilen kaza tarihiyle uyumlu olduğu, yine İlhan Özdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.02.2021 tarihli acil servis hasta kayıt ve tedavi formunda davalının 02.02.2021'de düşme sonrası üst dudağını demire çarptığı, baş ağrısı nedeniyle başvurduğunun kaydedildiği, davacının Görele Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/489 soruşturma sayılı dosyasında yer alan ifadesinde 04.02.2021 günü ...'ın kendisini arayarak ...'ın iş kazası geçirdiğini söylediğini beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu kazanın davacıya ait işyerinde, işin görülmesi esnasında meydana geldiği ve iş kazası olduğu, olayı iş kazası kabul eden ve iş kazasının süresi içerisinde bildirilmemesi nedeniyle işverenden talepte bulunan Kurum işleminde hata olmadığı " gerekçeleri ile davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dahili davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde,dosya kapsamında bulunan ve davalı sigortalı ...'ın 04.02.2021 saat 22.30'da vermiş olduğu ifadesine yansıyan ve yanında kimsenin bulunmadığını bildiren anlatımına rağmen kaza anında davalının yanında olduğunu beyan eden ve beyanları birbirlerinin beyanları ile uyumlu kabul edilen tanık anlatımlarına dayanmasının açık bir çelişki olduğunu, hayatın olağan akışına uygun olanın, iddia edildiği şekliyle bir kazaya uğrayan kişinin, derhal sağlık kuruluşuna müracaat etmesi olduğunu, 02.02.2021 tarihinde kaza geçirdiğini beyan edip 04.02.2021 tarihinde hastane başvurmuş olmasının mahkeme gerekçesinin aksine, yürütülen iş dolayısıyla ve iş yerinde yaşanmadığını, dıştan gelen bir etki ile değil kendisinde var olan genetik rahatsızlığının nüksetmesi sonucu meydana geldiğini kanıtladığını, dosya kapsamındaki Adli Muayene Raporlarının da bu savunma ve delili doğruladığını, adli vaka olmadığının altı çizilen raporda, davalı işçide hasıl olan rahatsızlığın anevrizma olduğunun sabit olduğunu, bu durumların bir kaza olayının varlığı için yeterli olmadığını, meydana gelen olay ile davalı sigortalının uğramış bulunduğu bedensel veya ruhsal zarar arasında bir ilişkinin bulunması; başka bir ifadeyle, “neden” ile “sonuç” arasında bir bağın varlığının gerekli olduğunu, davacı işveren ...'un eylemi ile zararlandırıcı olay arasında herhangi bir sebep-sonuç bağlantısı bulunmadığını, Mahkemece davalı sigortalının iş göremezliğinin hangi nedenle oluştuğunun gözardı edildiğini, davalı ...'a davalı SGK tarafından ödenen iş göremezlik ödeneğinde hangi süre ile işçinin hangi rahatsızlığına dayandırıldığının dikkate alınmadığını, "SAK" kanama ismiyle konulan tanı ve teşhis, genetik bir rahatsızlık olup olay-kaza-işveren açısından illiyet bağı yokluğundan iş kazasına konu edilemeyeceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda; davalı sigortalının olay günü izinli olduğuna dair belge sunulmadığı, tanık anlatımları, savcılık soruşturma evrakı ve davacının anlatımı ile uyumlu hastane kayıtlarından anlaşıldığı üzere sigortalının iş yerinde kaza geçirdiği; bu hali ile iş kazası tespitine ilişkin kurum kararının yerinde olduğu, mahkemece davanın reddinde hata bulunmadığı anlaşılmaktadır. " gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, hastane kayıtları, dinlenilen taraf ve bordro tanıklarının beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.