Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8545 E. 2024/13135 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8545
- Karar No
- 2024/13135
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1106 E., 2021/1898 K. KARAR : Davalılar yönünden esastan ret, Davacı yönünden kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/515 E., 2019/29 K. Taraflar arasındaki iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... ve davalılardan Axa Sigorta A.Ş. ve Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve redde dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön incelemede noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten sonra, dosya Dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu otobüsü ile Isparta ilinden Antalya ili istikametine seyir halinde iken Isparta-Antalya devlet karayolu D 685-04 noktasına geldiği esnada önünde aynı istikamette şerit ürerinde duraklama yapan ... yönetimindeki ... plakalı kamyonun sol arka kısmına, kendi aracının ağ ön kısmı ile çarpması neticesinde, müvekkillerinin desteği ...’ın vefat ettiğini, bu olay sebebiyle ...'m ölenin desteğinden mahrum kaldığını ve her birinin manevi zarara uğramış olduklarını, Bucak Cumhuriyet Savcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsüne de kusur atfedilmiş olduğunu, ancak ... plakalı araç içerisinde yedek şoför konumunda bulunan müteveffaya atfedilecek bir kusur durumunun mevcut olmadığını, ... plakalı aracın davalılardan Axa Sigorta A.Ş.'den 54539931 numaralı poliçe ile ZMMS (Trafik), davalılardan ...’den 151324811 numaralı poliçe ile kasko sigortasının mevcut olduğunu. ... plakalı aracın ise davalılardan ....'den ... numaralı poliçe ile ZMMS (Trafik), davalılardan Axa Sigorta AŞ.'den 59793694 numaralı poliçe ile kasko sigortasının mevcut olduğunu, sigorta şirketlerine teminat limitleri dahilinde ödeme yapmaları gerektiğine dair ihtarnamelerin gönderildiğini, ancak sadece ...., tarafından ... numaralı poliçeden 19.04.2013 tarihinde 42.522.00.-TL ödeme yapılmış olduğunu, yapılan bu ödemenin de müteveffanın gerçek gelir durumu karşısında zararı karşılamaktan uzak olduğunu, müteveffanın kaza tarihinde 45 yaşında sürücü belgesine sahip, psikoteknik değerlendirme belgesini haiz tecrübeli ve yıllardır uzun yol şoförlüğü yaptığını, ancak sigortalı hizmet dökümünde de görüleceği üzere davalı işveren tarafından müteveffanın gelirinin asgari ücret üzerinden gösterilmiş bulunduğunu, bu gelirin kabul edilemez olduğunu ve hesaplama yapılırken meslek odalarından emsal ücret araştırması sonucunun esas alınması gerektiğinden bahisle, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak; eş lehine destekten yoksunluk nedeniyle 1.000 TL maddi tazminatın (Sigorta şirketi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber olmak üzere) beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, manevi zararın tazmini için eş lehine 50.000 TL, çocuklar lehine 25.000 TL’şer olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılar ... Şirketi ile ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 2. Davacılar vekili 10.09.2015 havaleli dilekçesinde sigorta şirketlerine hangi poliçeler kapsamında husumet yönelttiğini açıklayarak, davalılardan Axa Sigorta A.Ş. için ... plakalı araç için düzenlenmiş olan Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası kapsamında, davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi için ... plakalı araç için düzenlenmiş olan Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında, Axa Sigorta A.Ş. için ise kazaya karışan ... plakalı diğer araca ait düzenlenen Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası kapsamında husumet yönelttiğini beyan etmiş, bu kapsamda kasko sigorta poliçesini kapsam dışı tuttuğu anlaşılmıştır. 3. Davacılar vekili 23.03.2017 tarihli dilekçesiyle Mahkemece 09.03.2017 tarihli celsede verilen kesin süre kapsamında itirazlarını dermeyan etmekle beraber maddi tazminat istemini 265.776,04 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ...’a ait aracın “Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası” nı ... numaralı poliçe ile 27.01.2012-27.01.2013 tarihleri arasında rizikolara karşı müvekkili şirket tarafından sigortalanmış olduğunu, davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunan davacıya 18.04.2013 tarihinde 42,522,90 TL ödeme yapılmış olduğunu ve bu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona ermiş olduğunu, vefat eden kişinin vefat ettiği tarihteki gelir durumu ve kusur raporunun eksik olduğunu, her halükârda kusur ve zarar belirlendikten sonra poliçedeki bakiye tazminata itirazları olmadığından geçmişe yönelik faiz, avukatlık ücreti ve masraflardan sorumlu tutulmaması ve neticede davanın reddini savunmuş olup, yargılama sırasında sunmuş olduğu 12.08.2015 havale tarihli dilekçesi ile kaza esnasında vefat eden davacıların murisinin sigortalı yolcu otobüsünde "yedek şoför" olduğu ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'mn A.5. maddesi uyarınca dava konusu edilen talebin teminat dışında bulunduğu, davacı yana dava açılmadan önce yapılan 42.522,90 TL’lik ödemenin ise sehven yapıldığını, iadesi için yasal haklarını saklı tuttuklarını ve neticede davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin delillerin şirkete tebliği gerektiği itirazında bulunmakla birlikte, esasa ilişkin olarak ... plakalı aracın müvekkili şirkete 28.06.2012-2013 tarihleri arasında 54539931 numaralı “ZMMS (Trafik)” sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava dilekçesinde ... plakalı aracın müvekkili şirkete 26.11.2012/2013 tarihleri arasında sigortalı görünse de poliçenin tanzim edildiği gün iptal edilmiş olduğunu, dolayısıyla tanzim tarihînde kökten iptal edilen poliçenin geçerli olmadığını, ... plakalı araca ait müvekkili şirket nezdinde geçerli bir poliçenin mevcut bulunmadığını, geçerli olan poliçe ile ilgili olarak müvekkili şirkete müracaat edilerek ihbarda bulunulduğunu, 7097220 numaralı hasar doyasının açıldığını, ancak eksik evrakların ulaştırılmaması sebebiyle tazminat ödemesi yapılamadığını, kusur tespiti bakımından Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, tazminat hesaplaması için de aktüer sıfatın haiz bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminat hesaplaması yapılırken asgari ücretin baz alınması gerektiğini, yapılacak tazminat hesabında davacının müterafik kusurunun ve hatır taşımasının dikkate alınarak tazminat bedelinden tenzilat yapılması gerektiğini, davacıların SGK'dan maaş veya ödenek alıp almadıklarının araştırılması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini ve olay tarihinden itibaren ticari faiz talebinin reddi ile dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesin davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesine ve neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak görev, yetki, zamanaşımı yönünden itirazlarda bulunmakla birlikte, esasa ilişkin itirazlarında ise müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin gereken önlemleri almasına yolda değil yolun kenarında olmasına rağmen ... idaresindeki otobüs tarafından arkadan çarpıInıak suretiyle kazaya karışmış olduğunu, ortada kesinleşmiş bir kusur raporu ve ceza mahkemesi kararı bulunmadığım, talep edilen manevi tazminat miktarının yüksek olup, zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiğini ve neticede müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası yazılı kararında özetle; " Davacıya ait SGK ve işyeri şahsi sicil dosyası, tanık anlatımları, 08.09.2014 tarihli kusur bilirkişi raporu, 20.04.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu, Mahkememizce aldırılan 10.07.2015 tarihli hesap bilirkişi raporu, 18.01.2016 tarihli hesap bilirkişi raporu, 06.04.2016 tarihli ek hesap bilirkişi raporu, 15.08.2016 tarihli ek hesap bilirkişi raporu, 09.01.2017 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamından; davacılar murisinin trafik iş kazası sonucunda vefat ettiğinin SGK'ca belirlendiği; olayın oluşumunda davalı ...'nın % 60, davalı .... Turz. Otom. Pet. Org. Dağ. Tic.ve San. Ltd. Şti.çalışanı ...'in % 40 oranında kusurunun bulunduğu, davalı ... ve ... Taş. Turz. Otom. Pet. Org. Dağ. Tic.ve San. Ltd. Şti.'nin araç maliki ve işleteni olarak araç sürücülerinin kusurundan sorumluluğunun bulunduğu; belirlenen kusur oranı doğrultusunda davacı ...'un PSD'ce karşılanmayan zararının 265.776,04 TL'ye tekabül ettiği, ancak zararın 216.649,55 TL olduğuna yönelik 06.04.2016 tarihli hesap raporuna davacının itirazda bulunmamış olduğundan, 216.649,55 TL zararın davalılar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu; bu nedenle maddi tazminat davasının 216.649,55 TL'lik kısmının kabulüne karar vermek gerektiği;" gerekçeleriyle "Davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 216.649,55 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... şirketinin sorumluluğunun 34.172,45 TL ile davalı ... Şirketinin sorumluluğunun 182.477,10 TL ile sınırlı olduğunun tespitine, ayrıca davalı ... şirketleri yönünden faiz başlangıç tarihlerinin davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18.02.2013, davalı .... yönünden temerrüt tarihi olan 25.02.2013 tarihinden başlaması gerektiğinin tespitine) (bu hususun kararın infazı esnasında dikkate alınmasına ) Davacı ... için 50.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... için 25.000,00 TL şer manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Şirketi, davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine" dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılardan Axa Sigorta ve Anadolu Anonim Sigorta Şirketleri vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle "Davacıların murisi müteveffanın yedek şoför olarak çalıştığı, kaza tarihi olan 21.12.2012 tarihinde müteveffanın içinde bulunduğu otobüsün şoförü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı yolcu otobüsü ile Isparta ilinden Antalya ili istikametine seyir halinde iken Isparta-Antalya devlet karayolu D 685-04 noktasına gelindiği esnada önünde aynı istikamette şerit üzerinde duraklama yapan ... yönetimindeki ... plakalı kamyonun sol arka kısmına çarpması neticesinde, davacıların murisi ...’ın vefat ettiği, kazanın oluşumunda her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğu ancak ... plakalı araç içerisinde yedek şoför konumunda bulunan müteveffaya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, “olayın oluşumunda davalı ...'nın % 60, davalı .... Turz. Otom. Pet. Org. Dağ. Tic.ve San. Ltd. Şti. çalışanı ...'in % 40 oranında kusurunun bulunduğu, davalı ... ve ... Taş. Turz. Otom. Pet. Org. Dağ. Tic.ve San. Ltd. Şti.'nin araç maliki ve işleteni olarak araç sürücülerinin kusurundan sorumluluğunun bulunduğu; belirlenen kusur oranı doğrultusunda davacı ...'un PSD'ce karşılanmayan zararının 265.776,04 TL'ye tekabül ettiği, ancak, zararın 216.649,55 TL olduğuna yönelik 06.04.2016 tarihli hesap raporuna davacının itirazda bulunmamış olduğundan, 216.649,55 TL zararın davalılar yönünden usuli kazanılmış hak oluşturduğu; bu nedenle maddi tazminat davasının 216.649,55 TL'lik kısmının kabulüne karar vermek gerektiği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de 06.04.2016 tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı tarafça süresi içerisinde 21.04.2016 tarihinde itiraz edildiği, bu nedenle davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmıştır. Davacının bu konudaki istinaf nedeni yerinde görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince güncel asgari ücretlerin esas alındığı 09.01.2017 tarihli bilirkişi raprorunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve Dairemizce hükme esas alınmıştır. Davalı ... nin Mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında 225.000 TL ile sorumlu olduğu, kaza sonrası davalı tarafça davacı eşe 42.522 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle gerçek zararın karşılama oranı da dikkate alınarak yapılan hesaplamadan mahsup edildiği yapılan hesaplamanın doğru olduğu, davalı ...’nin bu konudaki istinaf nedeninin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacıların toplam gerçek zararının 387.519,31 TL olduğu, ödenen 42.522 TL’nin karşılama oranı ile indirimi ile zararının 313.975,89 TL olduğu, SGK‘ca karşılanan peşin sermaye değeri indirimi ile 265.776,04 TL olduğu görülmüştür. ...'nin poliçe miktarı olan 225.000 TL ile sorumlu olduğu, ödenen 42.522 TL'nin mahsubu ile 182.477,10 TL’den sorumlu olduğu, AXA sigortanın ise toplam zarar 265.776,04'TL den Anadolu Sigortanın sorumlu olduğu 182.477,10 TL'nin mahsubu ile 83.298,94 TL’den sorumlu olduğu görülmüştür." gerekçeleriyle "1-Davalılar Axa Sigorta Şirketi ve Anadolu Sigorta Şirketi istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacının istinaf başvurusunun maddi tazminat yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353/1-b 2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın kabulü ile davacı ... için 265.776,04 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ... AŞ’nin sorumluluğunun 83.298,94 TL ile davalı ... AŞ’nin sorumluluğunun 182.477,10 TL ile sınırlı olduğunun tespitine, ayrıca davalı ... şirketleri yönünden faiz başlangıç tarihlerinin davalı ...Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 18.02.2013, davalı .... yönünden temerrüt tarihi olan 25.02.2013 tarihinden başlaması gerektiğinin tespitine, bu hususun kararın infazı esnasında dikkate alınmasına ) Davacı ... için 50.000,00 TL, davacı çocuklar ... ve ... için 25.000,00 TL şer manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Şirketi, davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine," dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminata ilişkin itirazları kabul edilirken tazminat miktarını değiştirecek olan toplam tazminattan indirilen ilk peşin sermaye değerinin ne oranda mahsup edileceği hususunun değerlendirilmediğini, dava konusu olayın trafik iş kazası olduğunu, kaza tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasına göre iş kazası sonucu sigortalının ölümünden üçüncü kişiler ve bunları çalıştırılanlar sorumlu ise Kurumun rücuen isteyebileceği miktar, hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin yarısı kadar olacağını, hükme elverişli bulunan karara dayanak olan bilirkişi raporunda müvekkil ...’a SGK tarafından bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamımın toplam zarardan mahsup edilmesininin hatalı ve hukuka aykırı bulduğunu, davalı ... şirketlerinin her birinin maddi tazminattan sorumluluğu belirlenmiş ancak vekalet ücreti takdir edilirken hatalı bir şekilde hesaplama yapılarak hüküm kurulduğunu vekalet ücretlerindeki hatanın düzeltilerek itirazları doğrultusunda hükmün bozulmasını talep ettiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... plaka no.lu aracın ... poliçe no.lu Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Poliçesi ile 27.01.2012-27.01.2013 vadelerinde müvekkil şirketçe sigorta örtüsü altına alındığını, Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu doğmayıp meydana gelen kazada bahsi geçen sıranın izlenilerek aracın trafik sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine başvurulması gerektiğini genel şartların "A.5 b. Sürücü, hizmetliler ve sigortalının eylemlerinden sorumlu tutulduğu diğer kişiler ile yolcu bileti olmayan kişilerin talepleri," Teminat dışı hallerden sayıldığını, müvekkilinin yaptığı ödeme kapsamında sorumluluğuna gidilemeyeceğini, davaya konu olay bakımından müvekkil sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, poliçe başvuru sırası göz önüne alındığında teminat dışı halden dolayı sorumluluğu bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, temyiz eden taraflarca manevi tazminatın temyiz edilmediği gözetildiğinde iş kazasında vefat eden sigortalının desteğinden yoksun kalan eşin maddi tazminat alacağına ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacılar vekili ile davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2.İş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 4925 sayılı Kanun'un 19/son maddesi ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz ... gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısmı için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşıma yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır. 3. Somut olayda davacılar vekilinin davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketine husumet yöneltmesinin dayanağını açıkladığı 10.09.2015 havaleli dilekçesinde açıkça müvekkillerinin desteğinin içinde yardımcı şoför olarak bulunduğu ... plakalı araç için düzenlenmiş olan 12035612 nolu Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına dayandığı, bu dilekçe kapsamnda kasko poliçesi nedeniyle anılan sigorta şirketinin sorumluluğuna dayanmadığını belirttiği, bu sigorta şirketinin ise anılan poliçe kapsamında sorumluluğunun genel şartlara dayalı olup, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasına Genel Şartlarının "A-5-b maddesinde sürücü, hizmetliler ve sigortalının eylemlerinden sorumlu tutulduğu diğer kişiler ile yolcu bileti olmayan kişilerin taleplerinin teminat dışı olduğunun düzenlendiği" söz konusu genel şartların yorum yoluyla genişletilmesinin mümkün olmadığı, olay anında da destek ...'ın anılan madde kapsamında sigortalıya iş sözleşmesi ile bağlı olduğundan anılan poliçe kapsamında Anadolu Anonim Sigorta Şirketi sorumluluğunun bulunmadığı değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 4. Ayrıca davacı ...'un maddi tazminat isteminin belirlenmesinde de uyuşmazlık bulunduğu uyuşmazlığın tazminat alacağından tenzil edilmesi gereken SGK tarafından bağlanan gelirin miktarı üzerinde toplandığı anlaşılmaktadır. 5. Bu hususta davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci maddesi oluşturmakta olup anılan maddede “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe gire 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21/1 inci maddesinde “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.” 21/4 üncü maddesinde ise “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücû edilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6. Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2 nci maddesine göre “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır. 7. Somut olayda destek sigortalı ...'ın SGK kayıtlarına göre dava harici ... işçisi olarak ... Turizm Şirketi için kesilen biletle işletilen otobüste çalıştığı, dosya kapsamında hükme esas alınan kusur raporuna göre ... plakalı araç şoförü ...'in %60, dava harici ... plakalı otobüs şoförü dava harici ...'ın ise %40 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, kusuru bulunan bu her iki gerçek kişinin de 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi kapsamında üçüncü kişi olması nedeniyle kusur oranlarının yarısı oranında yani toplam %50 oranında gelirin rücu edilebileceği gözetilerek bu oran davacı eşe bağlanan ilk peşin sermaye değerine uygulanarak tazminat alacağının hesap edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile gelirin tamamının tenzili ile hüküm tesisi de hatalı olmuştur. 8. Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece yapılacak iş davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi hakkında davanın reddine karar vermek, davacı ...'ın maddi tazminat alacağının hesabı için hükme esas alındığı anlaşılan 09.01.2017 tarihli hesap raporundaki verileri dikkate alıp bu raporda tenzil edilmesi gereken gelirin %50 kusur oranına isabet eden miktarını hesaptan tenzil ederek, davacının talebi ile sınırlı hüküm kurmaktan ibarettir. 9. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 10. O halde, davacılar ve temyiz eden davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketi vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekili ile davalılardan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazları nedeniyle esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, 3. Dosyanın esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.