Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8463 E. 2023/10301 K. – Kurum İşlemini

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8463
Karar No
2023/10301
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2496 E., 2023/1018 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/212 E., 2021/319 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken 01.03.2002-31.05.2008 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamında mevcut 390 günlük ve 4/1-b kapsamında mevcut 725 günlük isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin yurt dışı çalışması ile çakıştığı gerekçesiyle iptal edildiğini, akabinde "yeter günü olmadığından" bahisle yaşlılık aylığının bağlandığı tarihten başlamak üzere kesilerek yersiz ödeme altında borç çıkarıldığını, davalı Kurumun davacı müvekkil aleyhine tahakkuk ettirdiği borcun tahsilini sağlamak üzere Hatay İş Mahkemesine dava açıldığını, Hatay İş Mahkemesinin 2016/533E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş ise de Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 06.12.2018 tarih ve 2018/856E.-2018/1744K. sayılı ilamı ile kararın kaldırarak davanın reddine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından da onanarak kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinin akabinde isteğe bağlı günlerin tekrar işlenmesi ve aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması için 27.10.2020 tarihli dilekçe ile davalı kuruma başvurulduğunu, ancak davalı Kurumun 09.04.2021 tarihli yazısı ile talebi reddettiğini, ret yazısına karşı yapmış oldukları 27.04.2021 tarihli itiraza ise davalı Kurumca olumlu ya da olumsuz cevap verilmediğini beyanla; davacının 506 sayılı Kanun'a ve 1479 sayılı Kanuna tabi iptal olan isteğe bağlı hizmetlerinin geçerli olduğunun ve buna bağlı olarak davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinde bir hata bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun'da kendisine Türkiye'deki sigortalı hizmetleri ile 506 sayılı Kanun gereği yaşlılık aylığı bağlanan kişilerin yurtdışında çalışmaması, çalışmış ise bu hizmetlerinin mutlaka borçlanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu çalışmalarının veya çalışmayıp işsizlik yardımı almaları kişilerin yurt dışında bir sosyal güvenlik kurumunda isteğe bağlı sigortalı olmalarına engel olmayacağı, bu durumda yurt dışında sigortalılığı bulunan birisinin Türkiye'de 506 ve 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalı olması yönünden yasal bir engel bulunmadığından iptal edilen 506 sayılı ve 1479 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının o tarihte yürürlükte olan yasalara göre mümkün olması ve primlerinin ödenmiş olmasından dolayı geçerli kabul edilmesi gerektiğinden davacının davasının kabulü ile davacının 506 sayılı Kanun ve 1479 sayılı Kanuna tabii iptal olan isteğe bağlı hizmetlerinin geçerli olduğunun ve buna bağlı olarak davacının yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili; Kurum tarafından yapılan yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının Almanya'da geçen sigortalı çalışmalarının Türkiye'de isteğe bağlı sigortalı olmasına engel olmayacağı dikkate alınarak söz konusu sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından mahkeme kararının vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının Almanya'da geçen sigortalı çalışmaları ile çakışan Türkiye'deki 506 sayılı Kanun ve 1479 sayılı Kanun kapsamındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8463, K. 2023/10301, T. 26.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8463-e-2023-10301-k-3baee2c1434a