Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8376 E. 2024/435 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/8376
- Karar No
- 2024/435
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/38 E., 2021/850 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/2 E., 2019/734 K. Taraflar arasındaki eksik hesaplanarak ödendiği iddiası ile yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, dair karar verilmiştir. Kararın, davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf isteminin esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1985 yılında yurda kesin dönüş yaparak yurtdışı hizmetlerini o günkü tavanın çok üstünde prim ödeyerek borçlandığını, 12 yıl tavandan prim ödeyerek yaşlılık tahsis talebinde bulunduğunu, ancak o günün uygulamaya göre son 5 yılın ortalaması alınması gerektiğinden 12 yıl tavandan prim ödenmiş olmasına rağmen kendisine eksik maaş bağlandığını belirterek, göstergenin ilk tahsis talep tarihinden itibaren yeniden tespiti ile aylıklarının yeni göstergeye göre bağlanması gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili özetle, Kurum aleyhine açılan davanın yasalara aykırı olduğunu, zamanaşımı, yetkisizlik, görevsizlik ve her türlü itirazda bulunduklarını belirterek davanın usul yönünden reddini, davanın esasının incelemesine geçildiği takdirde ise davacı hakkında bağlanan aylıkta esas alınan gösterge ve katsayılarda herhangi bir hatanın bulunmadığını belirterek, davanın esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davacı vekilinin itirazlarından olan son 5 yıllık kazancının tespitine esas alman 1983 yılındaki prim ödeme gün sayısının 300 gün olarak esas alınmasının hatalı olup borçlanılan süre olması sebebiyle 360 gün olarak esas alınması gerektiği yönündeki iddiasına yönelik ise SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü yurtdışı sözleşmeler ve Emeklilik Daire Başkanlığınca verilen 27.02.2019 günlü cevapta, davacı müteveffa ...’e Kuruma tabi hizmetleri ile 2147 sayılı Kanun'a istinaden borçlandığı yurt dışı hizmetleri dikkate alınarak 28.02.1985 tarihli talebine istinaden 01.03.1985 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı bildirilerek ilgi yazı ile istenilen adı geçen şahsa ait 1983 yılına ait Almanya Hizmet dökümü ve 2147 sayılı borçlanma tahakkuk cetvelinin yazı ekinde gönderildiği bildirilmiştir. Yazı eki belgelere göre davacının 1983 yılındaki 2147 sayılı Kanun'a göre borçlandığı sürede 11.09.1983-24.12.1983 döneminde "Almanya’da çalışması bulunmadığından" bu dönem dışında kalan 10 aylık 300 günlük dönem borçlanma işlemine konu edildiğinden, davalı Kurumca 1983 yılı prim ödeme gününün 300 gün olarak esas alınmasında bir hata bulunmadığı anlaşılmış, hal böyle olunca davacının dava dilekçesinde ileri sürmeyip de sonradan dermeyan ettiği 1983 yılı prim ödeme gününün 360 gün olarak kabul edilmesi talebinin de sübut bulmaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir. Hülasası Kurumca müteveffa davacıya yapılan aylık bağlama işlemlerde mevzuata aykırı bir yön olmaması ve davacının karşı iddiasının sabit olmaması sebebiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili; bilirkişi raporunda davanın açılış tarihine kadar hesaplama yapıldığını,davanın karara çıkmasına kadar geçen sürenin hesaplanmadığını, davacının aylığının belirlenenden daha yüksek olduğunu, yaşlılık aylığı oranları, SGK prim ve gün hesapları ile katsayı oranlarının yanlış hesaplandığını, birikmiş aylık tutarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması yerinde eksik hesaplama yapılmış olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 28.02.1985 tarihli talebi üzerine 01.03.1985'den geçerli olmak üzere 01.11.1958-24.12.1973 tarihleri arasında Türkiye'de geçen 3766 gün ve 07.10.1973-27.07.1984 tarihleri arasında yurtdışında geçen 3750 gün olmak üzere toplam 7516 günlük hizmeti nazara alınarak ve aylık bağlama ve tahsis talep tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanun'un 61/B bendi uyarınca işten ayrıldığı tarihten önceki son 5 takvim yılına ait ortalama kazancının tespiti ile saptanan 1140 gösterge esas alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı, 46 katsayı %70 aylık bağlama oranı esas alınarak 01.03.1985'den geçerli 36.708 TL yaşlılık aylığı hesaplanarak bağlandığı ve bu tarihten sonra işçi emeklilerine uygulanan zam oranında aylıklarının arttırıldığı, 4447 sayılı Kanunla da Kurumdan gelir ve aylık alan sigortalılara uygulanan gösterge ve katsayı sistemi kaldırılarak emeklilik aylıklarının Ocak 2000'den itibaren DİE tarafından bir önceki ay için açıklanan TÜFE artış oranı kadar arttırılması sistemi getirilmesi üzerine davacının Aralık 85.470,00 TL olan aylığının DİE tarafından açıklanan TÜFE oranları ile çarpılarak yükseltildiğinin tespit edildiği, Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığının belirlenmesinde herhangi bir hata bulunmadığı, Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf isteminin reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; bilirkişi raporunda, SGK prim ve gün hesapları ile katsayı oranlarının yanlış hesaplandığını, belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı Kurumca bağlanan ve ödenen yaşlılık aylığında hesaplama hatası ile eksik ödemenin olup olmadığı hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi hükümleri ile 506 Sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun'un Geçici 82/a bendi, “ a) Sigortalının bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar prim ödeme sürelerine ait aylığı aşağıdaki şekilde belirlenir. 2.Sigortalının aylık talep tarihine kadarki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, bu Kanun'un yürürlük tarihi itibariyle ve bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önceki hükümlere göre hesaplanacak aylığının sigortalının bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadarki prim ödeme gün sayısı ile orantılı bölümü, bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren aylık başlangıç tarihine kadar geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranı ve gayrisafi yurt içi hâsıla sabit fiyatlarla gelişme hızı kadar ayrı ayrı artırılarak hesaplanır. 3.Hesaplanan yaşlılık aylığı, aylık bağlanması için yazılı başvurunun yapıldığı yılın Ocak ayı ile aylığın başladığı takvim yılının başlangıç tarihi arasında geçen her ay için Devlet İstatistik Enstitüsü tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları indeksindeki artış oranları kadar artırılır.” hükmünü getirmiş, 4447 sayılı Kanun ile mülga 506 sayılı Kanun'un 2422 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik 61 inci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin a alt bendinde 5000 günden fazla primi ödenen her 240 gün için % 60 oranına ilave olarak 1’er puan arttırılarak yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı oranının tespit edileceği hüküm altına alınmış, ek 20 nci maddede de “Bu Kanuna göre gelir ve aylıkların hesaplanmasında katsayı esasına dayalı gösterge sistemi uygulanır. 4.Göstergeler, derece ve kademeler halinde, gösterge ve üst gösterge tablolarında belirtilir. 5.506 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıkların hesaplanmasında 657 sayılı Kanun'a tabi Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan katsayı uygulanır. 6.Bu Kanun gereğince alınacak prim ve verilecek ödenekler ile bağlanacak gelir ve aylıkların hesaplanmasına esas gösterge ve üst gösterge tabloları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tesbit edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 7.Eldeki davada ise muris davacının dava açıldıktan sonra vefatı nedeniyle, murisin talebinin aylığın yükseltilmesine dair olması ve aylığın yükseltilmesine dair karar verilebileceği dikkate alınarak, ölüm tarihi itibari ile sınırlı olarak karar verilmesi gerekli olup, mahkemece aldırılan hesap raporunun davacı hakkında gerek ilk aylık bağlama kararındaki göstergeler ve gerekse aşamalarda yıllar itibari ile değiştirilmiş olan göstergelere göre bağlanıp bağlanmadığı hususunda herhangi bir veri içermeyen bu nedenle de denetime elverişli olmayan rapora dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, taraf teşkili yönünden, davacı murisin tüm mirasçılarının davaya katılımlarının sağlanması suretiyle yargılamaya devam edilmesi gereğinin gözetilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.