Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8283 E. 2023/9791 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8283
Karar No
2023/9791
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/839 E., 2023/868 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2022/63 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 25.05.2017 - 26.11.2018 tarihleri arasında yağ ustası ve teknik sorumlu olarak işe başladığını, işyerinin tüm biriminde çalıştırıldığını, ayrıca işveren ...'u tüm iş ve ev özel hizmetlerinde de işverence çalıştırıldığını (boya, badana, işverene ve eşine özel şoförlük, ev işlerinde eşya taşıması, temizlik vs.), müvekkilinin bu çalışmaları ile ilgili hiçbir işlem yapılmadığını ve prim ödemesinde bulunulmadığını, davalı şirkette işe başlama tarihi 25.05.2017 olduğu halde Sosyal Güvenlik Kurumuna 19.11.2018 tarihi olarak bildirim yapıldığını, bu tarihten 26.11.2018 tarihine kadar sadece 1 haftalık prim yatırıldığını, müvekkilinin 17.07.2018 tarihinde, işverenin sebep olduğu iş kazası geçirip kaza sonucu parmaklarını kaybettiğini, kaza bebebi ile hastaneye götürüldüğünde sigortasının olmadığını öğrendiğini, olay tarihinden aylar sonra 19.11.2018 tarihinden 26.11.2018 tarihine kadar 1 haftalık sigorta girişinin yapıldığını, 26.11.2018 tarihinde ise işten çıkış işleminin yapıldığını belirterek, davacının davalı işyerinde sigorta başlangıç tarihinin 25.05.2017 olduğu ve davalı işyerinde 25.05.2017-26.11.2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafında yatırılmasına, söz konusu hizmetlerin diğer hizmetler ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği gibi müvekkili şirket bünyesinde davacının 25.05.2017-26.11.2018 tarihleri arasında çalışmadığını, SGK kayıtlarına bakıldığında 05.11.2018-20.11.2018 tarihleri arasında 1105687 iş yeri numaralı Muhammet Sarıca'nın yanında çalıştığını, bu tarih aralığından önce davacının müvekkilline herhangi bir iş sözleşmesi kapsamında çalışması olmadığını, sadece müvekkili şirkete ait istasyon içerisinde bulunan oto yıkama yağlama kısmını kiraladığını, Emniyet Müdürlüğüne verdiği ifadesinde 2018 yılı içerisinde buranın oto yıkama ve yağlama kısmını sözleşme yaparak kiraladığını ifade ettiğini, davacının çok defa 2017 yılında gelerek müvekkili şirket yetkilisinden petrol içerisinde bulunan araç yıkama ve yağlama yerini kiralama istediğini belirttiğini, ancak şirket yetkilisinin kabul etmediğini, ısrarcı davranması ile arkadaşlarının da hatırını kırmayarak şirket yetkilisinin kabul ettiğini, davacının da bunun üzerine kendi levhalarını taktığını, sonraları Oto yıkama yerine gelememeye başladığını ve kiraları ödemediğini, gerçeğe aykırı beyanları olduğunun en büyük ispatının davacının şirket yetkilisinin soyadını bilmemesi, ev ve iş özel hizmetlerinde 1,5 yıl çalışan birinin işverenin soyadanı bilmemesinin mümkün olmadığını, 19.11.2018 tarihinde şirket yetkilisinin yanına gelerek pompacı olarak çalışmak istediğini ve borçlarını böyle ödeyeceğini söylediğini, şirket yetkilisinin de davacıyı işe aldığını, 26.11.2018 tarihine kadar 1 hafta çalıştığını, primlerinin ödenmiş olduğunu, işverenin sebep olduğu iş kazası geçirdiğini iddiasının gerçek olmadığını, müvekkili şirkette şoför olarak çalışan ...'nın sevk ve idaresindeki tankerin Serik yolunda arıza yaptığını, şoförün davacıyı arayarak aracın nasıl arızası olabileceğini sorduğunda oda kendisinin yapabileceğini söyleyerek kendi rızası ile olay yerine gittiğini, aracın arızasına bakarken parmaklarının sıkışmış olduğunu, bunun üzerine ... tarafından olay yerinden alınarak ... Hastanesine götürüldüğünü, davacının ilk ifadesinde kimseden şikayetçi olmadığını, 5 ay sonra karakola giderek ifadesini değiştirdiğini, davacı sigortasının olmadığını hastaneye gittiğinde öğrendiğini söylese de davacının müvekkilin bir çalışanı olduğunu kabul etmemekle birlikte şirkette 4 ay kadar şirkette çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirkette anılan tarih aralığında çalışmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkikinde söz konusu işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin a bendine istinaden davacının 19.11.2018-26.11.2018 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, işyeri dosyasında ilgili dönemlerde denetim raporu bulunduğunun tespit edildiğini belirterek haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının davalı ... Petrol Ürünleri Ticaret Ltd. Şti 'ne ait ... 007 20-83 sicil numaralı iş yerinde 25.05.2017 - 04.11.2018 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 25.05.2017-26.11.2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, davalı şirketin kötü niyetli, usul ve yasaya aykırı olarak sigorta kayıtlarını eksik olarak yaptığını, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılarak talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının somut şekilde iddiasını ispatlayamadığını, davacının müvekkili şirket ile işçi işveren ilişkisi açısından hiçbir ilgisinin bulunmadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili Kurum kayıtlarında yer alan 09.11.2018-26.11.2018 tarihleri arası çalışması haricinde çalıştığını iddia ettiği 25.05.2017-26.11.2018 dönemine ilişkin dosya kapsamına herhangi bir bilgi ve belge sunamadığı sabit olması karşısında 14.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının 25.05.2017-26.11.2018 tarihleri arasında iş akdine dayalı olarak kesintisiz ve sürekli çalıştığının kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamı, davacının isticvap beyanı, SGK kayıtları, taraflarla husumeti veya yakınlığı bulunmayan, dava konusu dönemde iş yerinde çalışıp ayrılmış bordro tanıkları H.A ve G.K'nin beyanları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları, dava konusu süre içerisinde meydana geldiği iddia edilen iş kazasıyla ilgili olarak kollukça alınan ifade ve hastane kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında talebe konu sürede kesintisiz olarak hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle; HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf gerekçelerine benzer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) Dava, 5510 sayılı Kanun'un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme İncelenen dava dosyasında, davacının kollukta alınan beyanında 2018 yılı içerisinde petrol istasyonunun oto yıkama ve yağlama bölümünü kiraladığını beyan ettiği, davacının kendi adına yıkama ve yağlama tabelası olduğu, broşür bastırdığı, dinlenen bir kısım tanıkların davacının kiracı olduğuna yönelik beyanları karşısında Mahkemece davacının yazılı kira sözleşmesi bulunmadığından hizmet akdine dayalı olarak çalıştığına yönelik kabulü isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece, davacının petrol istasyonunun yıkama yağlama bölümünü ne zaman kiraladığı açıklığa kavuşturulmalı, buna yönelik olarak kanaat edinmeye yeter sayıda bordro tanığı dinlenmeli, gerekirse dinlenen tanıkların tekrar beyanına başvurulmalı, davacı ve davalı şirketin vergi yoklama belgeleri getirtilmeli, böylece davacının kiracı olarak bulunduğu süre tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8283, K. 2023/9791, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8283-e-2023-9791-k-b0cd67fd4c48