Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/824 E. 2023/2599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/824
- Karar No
- 2023/2599
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/127 E., 2022/407 K. DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sigorta başlangıcının tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi ile kamu düzenine ilişkin hususlar nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde,sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1982 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1982 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, davalı ... vekili; işe giriş bildirgesinin varlığının çalışmanın ispatı olmadığını, yetersiz araştırma yapıldığını, hizmet tespiti davaları ile ilgili tüm delillerin araştırılarak karar verilmesi gerektiğini, davalı işverenlere tebligat yapılmadığını ve taraf teşkilinin sağlanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin15.03.2017 tarihli ve 2017/165 E. 2017/322 K. sayılı kararı ile "..Dosyada bulunan nüfus kayıtlarından, davacının doğum tarihinin 06.02.1969 olduğu, bildirgedeki işe giriş tarihi olan 01.03.1982 tarihinde 13 yaş 25 günlük olduğu, 18 yaşını 06.02.1987 tarihinde doldurduğu, işe giriş bildirgesinin 01.04.1981 tarihinden sonra düzenlenmiş olduğu, 506 sayılı Kanun'un 60 ncı maddesinde 01.04.1981 tarihinde yapılan değişiklik nedeniyle 18 yaşını tamamladığı tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin bu durumu göz ardı ederek karar vermiş olduğu anlaşılmış; davalı tarafça ileri sürülen istinaf sebepleri arasında bu durum belirtilmemiş ise de, sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi kamu düzenine ilişkin olduğundan bu durumun re’sen dikkate alınması gerektiği kanısına varılmış; ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle yasaya aykırılığın giderilebileceği anlaşılmıştır...." gerekçesiyle davalı Kurumun istinaf talebinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile
"Bakırköy 18. İş Mahkemesinin 2015/129 Esas 2016/399 Karar sayılı 02.11.2016 tarihli kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in, ... sicil numaralı Oray Yedek Parça Sanayi isimli işyerinde 01.03.1982 tarihinde çalışmaya başladığının, 18 yaşını doldurduğu 06.02.1987 tarihinin davacının sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Kapatılan 21. Hukuk Dairesinin 19/12/2019 tarihli ve 2017/2945 E. 2018/878 K. sayılı kararında; "...Yapılacak iş; 1982 yılına ait dönem bordrolarını Kurum'dan istemek, ulaşılabilen bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, bu mümkün olmadığı takdirde, Kurumdan, Belediye'den ve Vergi Dairesinden sorulmak suretiyle, ayrıca zabıta marifetiyle sağlıklı bir araştırma yaptırılarak komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tespit etmek, sonrasında bu işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının kayıtlarını SGK’dan getirtmek, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının sigorta sicil numarasının Kurumun hangi ünitesince verildiği ve hangi yılın ve ayın serilerinden olduğunu sormak, tespiti istenen dönem içerisinde Kurum müfettişlerince yapılan bir inceleme olup olmadığını sormak, davacının öğrenim ve okul durumunu araştırmak ve buna göre çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Davanın kısmen kabulü ile 1.Davacının ... sicil sayılı ve "...,... " unvanlı dava konusu iş yerinde 01.03.1982 tarihinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine
2.506 sayılı Kanun’un 60. maddesinin (G) bendi ile geçici 54 üncü maddesi gereği davacının sigorta başlangıç tarihi olarak (18 yaşını doldurduğu) 06.02.1987 tarihinin esas alınması gerektiğinin tespitine,
3.Davacının 18 yaşından önceki (01.03.1982 tarihindeki 1 günlük) çalışma süresi için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primlerinin, prim ödeme gün sayılarının hesabına dâhil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili,eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, çalışmanın ispatlanmadığını belirterek , kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.03.1982 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu ile 108 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme 1. Bilindiği üzere, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan ve yargı çevreleri belirlenen Bölge Adliye Mahkemeleri, 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır. Bu tarihten sonra istinaf kanun yolu, adli yargı sistemi içerisinde yerini almış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra verilen kararlar hakkında artık istinaf yoluna başvurulabilir.
2. 6100 sayılı HMK'nın 341 inci vd. maddelerinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, 361 ve 362 nci maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilemeyen kararlar belirlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 üncü maddesinde de, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma yapılmadan verilecek kararlar belirtilmiş ve maddenin ilk fıkrasının “b” bendinin 2 inci alt bendinde; “….b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.” Hükümleri mevcuttur.
3. Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtay’ca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre de bölge adliye mahkemesi, peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtay’ın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.
4. 506 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri kapsamında sigorta başlangıcının tespiti istemi ile 17.04.2015 tarihinde açılmış eldeki davada ise, mahkemece verilen 02.11.2016 tarihli ilk karar ile davanın kabulüne dair karar verilmiş, davalı Kurum vekili istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesince istinaf istemi incelenmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince, 15.03.2017 tarihinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine dair karar verilmiş ve bu kararın temyizi üzerine de Dairemizin 10.5.2018 tarih ve 2018/2624 E., 2018/4582 K. Sayılı ilamı ile kararın bozulmuş olduğu, ne var ki bozma ilamımızın sonuç kısmında zuhulen dosyanın ilk Derece Mahkemesine gönderilmesine dair karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak işin esasına girilerek, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, aslen temyize konu davadaki, Dairemiz bozma hükmünün, Bölge Adliye Mahkemesince işin esası hakkında ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi kapsamında verilmiş olan karara yönelik olduğu, Dairemiz bozma ilamı sonrası yargılama ve hüküm tesis etme yetkisinin Bölge Adliye Mahkemesine ait olacağı açık olmakla, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde verilen kararın kaldırılarak, Dairemiz bozma ilamı sonrasında yargılama yapmak ve bir karar vermek üzere, dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bakırköy 18. İş Mahkemesinin verdiği 01.12.2022 gün ve 2018/127 E.,2022/407 K. Sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA ve inceleme yapmak üzere dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
15.03.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...