Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/8005 E. 2023/8470 K. – Sigorta Başlang

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/8005
Karar No
2023/8470
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1399 E., 2023/81 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/72 E., 2021/131 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ilk işe başladığı tarihin 20.08.1992 olduğunu, işe giriş bildirgesinin 10.09.1992 tarihinde davalı ... verildiğini,...numarası ile sigorta hizmetinin başladığını, müvekkilinin çalışmaya başladığının davalı Kuruma bildirilmesine rağmen Kurum tarafından müvekkilinin ile işe giriş tarihinin 20.08.1992 olarak tescil edilmediğini belirterek, davacının sigorta başlangıcının 20.08.1992 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, Kurum işlemleri mevzuata uygun olduğundan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 20.08.1992 tarihi olduğunun tespitine” karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, davacının çalışmalarının Kuruma bildirip primlerini yatırma sorumluluğunun işverenliğe ait olduğunu, hizmet tespiti davalarında Kurumun fer’i müdahil olması gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava dosyasındaki kayıt ve belgelere göre, 20.08.1992 tarihinde ... sicil sayılı iş yerinden ... imzalı ve 10.09.1992 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden davacının 20.08.1992 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesinin verildiği, iş yerinin dönem bordrosunun bulunmadığı, davacının sigorta sicil numarasının 20.08.1992 yılı serilerinden olduğu, davacının 19.03.2019 tarihinde Kuruma sigorta başlangıcı için başvuruda bulunduğu ancak kurumca talebin kabul edilmediği, işe giriş bildirgesi üzerinde yapılan imza incelemesinde, imzanın davacıya ait olduğunun belirttiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerle örtüşen tanık beyanları dikkate alındığında Mahkeme kararı yerinde olmuştur...." gerekçesiyle davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 20.08.1992 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 inci, 6 'ıncı, 9 uncu, 79 uncu,108 inci maddesi ile geçici 81 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Dava dışı 060 sicil ... unvanlı işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerine ilişkin işyeri tescil bilgilerinin gelmediği, ancak tanık anlatımlarından inşaat konulu işyeri olduğunun belirtildiği, yine işyerinin kanun kapsam döneminin de bilinmediği, işyerinin 1992 yılına ilişkin Kuruma verilmiş döenem bordrosu olmadığının Kurum tarafından bildirildiği, dosya kapamında sadece davacı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının çalıştığı döneme ilişkin iş yerinden dönem bordrosu verilmediği için dava konusu dönemde, yöntemince işyerine komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanları, işyeri çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle tespit edilerek dinlenilmeli, böylelikle tolanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/8005, K. 2023/8470, T. 20.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-8005-e-2023-8470-k-b1a19a557253