Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7868 E. 2023/8195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7868
- Karar No
- 2023/8195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen başvuru tarihi itibariyle 2127 gün daha yurt dışı borçlanması yapabileceğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı 23.07.2019 tarihli 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma talebine istinaden 2127 gün daha borçlanma yapabileceğinin tespitini istemiştir. II-CEVAP Davalı Kurum, davacının kanuni süresinde 1999-2013 yıllarına ait Türkiye giriş çıkış kayıtlarını ve bu tarihlerde kullanılan pasaport suretlerinin sunamaması nedeniyle tahakkukun borçlanma sırasında sunulmuş olan 2013-2019 tarih aralığına ait giriş çıkış kayıtlarına göre yapıldığını, işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/562 Esas, 2021/138 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında "...Eldeki davada, davacının 23.07.2019 tarihli borçlanma talep dilekçesi ile çalışılan, boşta geçen ve ev kadınlığı sürelerinden 5400 gün borçlanma talebinde bulunduğu, talep ekinde sunulan hizmet cetvelinde 01.11.2001-31.12.2019 tarihleri arasında 177 ay (5310 gün) çalışma süresinin bulunduğu, davalı Kurumun talep ekindeki kayıtlara göre 3273 gün tahakkuk hazırlaması üzerine, 2127 gün daha borçlanabileceğinin tespiti için eldeki davanın açıldığı Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının 5400 gün borçlanmasına yetecek kadar yurtdışı çalışma süresi bulunmadığından, davacının 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi kapsamında talep gibi 5400 güne tamamlayacak kadar boşta geçen ve ev kadınlığı sürelerinden de borçlanmasına karar verilebilmesi için, davacının yurtdışı yetkili makamlarından temin edilecek tercüme edilmiş ikametgah belgesi ile Türk vatandaşlığına dair kayıtlarını gösterir belgelerin dosyaya celbi ile irdelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, 28.01.2020 tarihinde davacı tarafa verilen giriş çıkış listesinin süresinde verildiği kabul edilerek 23.07.2019 tarihli borçlanma talep dilekçesine göre 30.09.1999 tarihinden itibaren 3201 sayılı Kanun kapsamında 5400 gün yurtdışı borçlanması tahakkuk edilmesi, ödenen borçlanma düşülerek bakiye kısmının davacının 23.07.2019 tarihli dilekçesine göre tahakkuk edilerek ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurumu vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, başvuru talep tarihi itibariyle toplam 5400 gün borçlanma yapılıp yapılamayacağı hususundadır. 2. İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi. 2- İlgili madde; "Madde 1 – (Değişik: 10/9/2014-6552/28 md.) Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir." düzenlemesini içerir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Eldeki davada, davacının, dosya içerisine alınan ikametgah ve nüfus kayıt belgesi ile, hizmet cetveli ve ülkeye giriş-çıkış kayıtlarına göre 2127 gün daha borçlanabileceği anlaşıldığından, temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.