Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7633 E. 2023/10836 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7633
- Karar No
- 2023/10836
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/372 E., 2023/143 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine taraf vekillerinin temyiz istemi hakkında yapılan inceleme sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının A sınıfı iş güvenliği uzmanı olduğunu, davalı şirketin işyerinin ortakları arasında yer almasına rağmen yönetim kurulunda hiçbir zaman görev almadığını, hiçbir temsil görevi yerine getirmediğini, müdür ve benzeri pozisyonda çalışmadığını, şirket ile arasında yapılan sözleşme gereği şirkete bağlı A sınıfı iş güvenliği uzmanı olarak sigortalı çalışmak ve şirketin hizmet verdiği alanlarda hizmet alan diğer şirketlere iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin hizmet vermek üzere karara varıldığını, 31.03.2017 tarihinde kendi hissesini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, sadece sigortalı olarak çalışmasının devam etmesi konusunda anlaştıklarını, 4.500,00 TL maaş ile sigortalı işçi olarak çalıştığını, zaman-zaman banka üzerinden aldığını, iş akdine şirket tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 10.07.2017 tarihinde son verildiğini, şirket bünyesinde 11.03.2016 - 10.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmalarının tespiti için SGK’ya yaptığı başvuru neticesinde 05.03.2018 tarih ve 061 sayılı Denetmen Raporu sonucunda şirket bünyesindeki bir kısmı ortaklık dönemi, bir kısmı ortaklık sonrası dönem olmak üzere 01.03.2017 - 10.07.2017 arasındaki çalışmalarının tespit edilerek belirtilen tarihlerdeki sigortalılığının sağlandığını, bu nedenle davalı şirketin tescil ve ilan edilerek faaliyete başladığı 11.03.2016 - 28.02.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve prime esas kazancının aylık 4.500,00 TL olduğunun tespiti için iş bu davayı açtığını ifade ile davalı işyerinde 11.03.2016 - 28.02.2017 tarihleri arasında ve 4.500,00 TL maaşla çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı şirketin ortağı hatta kurucusu olduğunu, ilanı yapılan Ticaret Sicil Gazetesi'nden de bununun anlaşılacağını, bu nedenle 4-1 /a bendine tabi kapsamında sigortalı olamayacağını, şirketin kurucu üyesi olan ortakların 4/b (Bağ-Kur) sigortalısı sayıldıklarını, yeni düzenleme ile sadece yönetim kurulu üyesi olan A.Ş ortaklarının zorunlu sigorta kapsamına alındığını, davacının kurucu ortak olduğundan bahsi geçen düzenleme gereği zorunlu sigortalılık durumuna dahil bulunmadığını, bu nedenle işçi olarak çalıştığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bir kimsenin iş akdine bağlı olarak işçi sıfatıyla çalışabilmesi için bağımlılık unsurlarının gerçekleşmesi gerektiğini, davacının her hangi bir bağımlı, emir ve talimat alan bir çalışmasının söz konusu olmadığını, kimsenin davacıyı denetlemediğini, aynca davalı iş yerinde SGK tarafından inceleme yapıldığını ve davacının hisselerini devrettikten sonraki döneme ilişkin tespit yapıldığını belirttiğini, hisselerini devretmeden önceki dönemde de iş akdine bağlı olarak davalı şirkette çalışmış olsa idi SGK tarafından yapılan inceleme sonucu bu döneminde de tespitinin Kurum tarafından resen yapılacağının tartışma gerektirmediğini, davacının davaya konu edilen sürede davalı işyerinde iş akdine bağlı bir çalışması olmadığından SGK tarafından yapılan inceleme sonucu bu döneme ilişkin bir tespit yapılmadığını, ayrıca zamanaşımı itirazlarının olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/82 Esas, 2021/354 Karar sayılı kararı ile "1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile A)... Sigorta Sicil Numaralı davacının davalı şirkete ait ... sicil numaralı iş yerinde; 2016/5. döneminde 11 gün, 2016/6. döneminde 30 gün, 2016/7. döneminde 30 gün, 2016/8. döneminde 30 gün, 2016/9. döneminde 30 gün, 2016/10. döneminde 30 gün, 2016/11. döneminde 30 gün, 2016/12. döneminde 30 gün, 2017/1. döneminde 30 gün, 2017/2. döneminde 28 gün, olmak üzere toplamda 279 gün süre ile asgari ücret karşılığı sigortaya tabi hizmetle fiilen çalıştığının tespitine, B)Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2022 tarihli ve 2021/2388 Esas, 2022/813 Karar sayılı kararıyla;"1-Feri müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 352/1-c maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine, 2-Davacı vekili ve davalı ... Sağlık Güvenlik Birimi Hizmetleri A.Ş. vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairenin 13.06.2022 tarih ve 2022/6511 Esas, 2022/9409 Karar sayılı kararında; "... Davacının Anonim Şirket ortağı olduğu dönemde hangi işi yaptığı, ihtisas ve yetenek alanının nelerden ibaret olduğu, söz konusu şirketin hangi işinde ne kadar süre ile ne şekilde çalıştığı; özellikle hizmet aktinin koşullarından olan bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği, şirket ortağının, kimin buyruğunda ve kimden talimat alarak çalıştığı, kime karşı çalışmak suretiyle bağımlılık unsurunu gerçekleştirdiği, 4/1-a kapsamındaki bu çalışmasından dolayı ayrı bir kazanç elde edip etmediği, bu kapsamda hizmet akdi unsurlarının varlığı usulünce araştırılarak, yukarıda açıklanan yasal mevzuat da gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, dosyadaki kayıt, bilgi, belge ve delillere göre davacının anonim şirket ortağı olduğu dönemde hizmet aktine dayalı olarak çalışmadığı, zira hizmet aktinin ayırt edici koşullarından olan bağımlılık unsurunun gerçekleşmediği sonucuyla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uygun, ihtilafı aydınlatacak ölçüde araştırma yapılmadığını, dinlenilmesi ile yetinilen ... ve ...'ın şirket ortağı ve şirketi temsile yetkili kişiler olduklarını, kamu tanığı dinlenilmediğini, bilirkişiler tarafından müvekkil davacıya herhangi bir kar payı dağıtılmadığına dair tespitte bulunulduğunu, bozma kararı öncesi dinlenilen taraf tanıkları ve kamu tanıkları davacının bağımlı çalışan olduğunu doğruladıklarını, diğer sigortalılıklar iptal edilmeksizin 11.03.2016 - 28.02.2017 tarihleri arasında sigorta bildirimi bulunmayan dönemde davalı şirketin çalışanı olarak sigortalılık hizmetinin tamamlanmasını talep ettiklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 11.03.2016 - 28.02.2017 tarihleri arasında ve 4.500,00 TL maaşla çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yüklenmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi