Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7468 E. 2023/8890 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7468
- Karar No
- 2023/8890
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin emeklilik şartlarının sağlanması sebebi ile emekliliğe karar verilmesi ve emekli aylığına hak sahipliğinin belirlenmesi amacı ile ilk olarak 14.12.2012 tarihli dilekçesi ile davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı Kurum tarafından şartların sağlanmadığı gerekçesi ile işlem yapılmayacağının belirtildiği, müvekkilinin yeniden 27.11.2013 tarihinde davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, davalı Kurumun 20.05.2014 tarihinde emeklilik şartları sağlanmadığı ve 10.01.2009-31.05.2012 tarihleri arasındaki ... İletişim Makina ve Ticaret San.Tic. Ltd Şti'deki sigortalı çalışmalarının gerekçe gösterilmeksizin iptal edildiğini, müvekkilinin ... İletişim Makina ve Ticaret San.Tic. Ltd. Şti. de kesintisiz olarak çalıştığını ve bu çalışmaları işverence davalı Kuruma bildirildiğini, çalışmaların iptal edilmesine yönelik ret yazısına istinaden yeniden dilekçe yazıldığı ancak Kurum tarafından cevap verilmediği, bu nedenlerden dolayı öncelikle ... İletişim Makina ve Ticaret San.Tic. Ltd. Şti. de geçen ve Kuruma bildirilen ancak Kurum tarafından sonradan haksız şekilde kayıtlardan çıkartılan çalışmalarının tespiti ile 10.01.2009- 31.05.2012 tarihleri arasında müvekkilinin sigortaya kayıtlı olduğu ve primlerinin ödendiğine dair kayıtların düzeltilmesi, emekli olması gereken tarihin mahkemece belirlenerek tespit edilmesi ve haksız yere iptal edilen dönemler yönünden müvekkile ödettirilen Bağ-Kur prim borçlarının tespit edilerek ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak tahsiline müvekkilinin emekli olması gereken tarihten itibaren tahsilat tarihine kadar birikmiş emekli aylıkları toplamının her bir emekli aylığının ödeme gününden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " toplanan deliller ve dosya kapsamında davacı ...'un 20.05.2014 tarihinde Kadıköy SGM'ye tahsis talebinde bulunduğu, 27.03.1956 doğumlu davacının 58 yaşını 27.03.2014 tarihinde doldurmuş olduğu ve 20.05.2014 tahsis talebi tarihi itibariyle yaş şartını yerine getirmiş olduğu, 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci maddesinin C/A bendi uyarınca 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresinin kadın ise 50 erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malullük yaşlılık ölüm sigortası primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanacağı, geçici 81 inci maddesin C/B bendi uyarınca ise 23.05.2002 tarihinde geçici 81 inci maddenin C/A bendinde belirtilen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartların 24.05.2002 ile 23.05.2005 tarihleri arasında yerine getiren kadın 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları, 24.05.2005 ile 23.05.2008 tarihleri arasında yerine getiren kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları 24.05.2008 ile 23.05.2011 tarihleri arasına yerine getiren kadın ise 56 erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları, 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadın ise 58, 24.05.2011 ile 23.05.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkek ise 59 yaşını doldurmuş olması şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabileceği, davacının 3600 günlük prim ödeme gün sayısını 20.09.2009 tarihinde tamamlandığı ve 58 yaş koşulunuda 27.03.2014 tarihinde tamamladığı dikkate alındığında tahsis talep tarihi olan 20.05.2014 tarihini takip eden ay başı olan 01.06.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği ve davalı Kurumun 10.09.2009 - 31.05.2012 tarihleri arası çalışmaları iptal eden kurum işleminin iptaline karar vermek gerektiği yönünde Mahkememizde kanaat oluşmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle, " Davanın kısmen kabulü ile 1-Davalı Kurumun 20.09.2009- 31.05.2012 tarihleri arası davacının çalışmalarını iptal eden kurum işleminin iptaline, davacıya tahsis talep tarihi olan 20.05.2014 tarihinin takip eden ay başı olan 01.06.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, 2-Davacının ödemiş olduğu Bağ-Kur priminin iadesine ilişkin talebinin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili özet olarak; davanın eksik inceleme ve araştırma neticesinde kabulüne karar verildiğini, Kurum işleminde hata olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, anılan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, davacının 10.01.2009 - 31.05.2012 dönemine ilişkin talebi yönünden, ... Bilişim Ltd. Şti. ye ait 1138950 06 sicil nolu işyerinden bildirlen 1221 günlük süre, aynı tarihlerde yurt dışında (Avusturya'da) bulunduğu gerekçesi ile iptal edilmiş ise de Ocak/2009-Mayıs/2012 arası dönemde yurda giriş çıkış kayıtları incelendiğinde Türkiye'de toplam 1059 gün kaldığı, dinlenen tanıkların yurt içindeki fiili çalışmayı doğruladıkları ve Avusturya sigorta mercine ait yazıda davacının yurt dışı çalışmanın serbest çalışma olarak geçtiğinin belirtilmesi karşısında 10.01.2009 - 31.05.2012 tarihleri arasında ... Bilişim Ltd. Şti.'ye ait 1138950 06 sicil nolu işyerinden bildirilen 1221 günlük sürenin geçerli olduğu, 27.03.1956 doğumlu davacının 3600 prim gün sayısı şartını 20.09.2009 tarihinde tamamladığı, 58 yaşında aylığa hak kazanacağı, 58 yaşını ise 27.03.2014 tarihinde doldurduğu anlaşılmakla, Kurum işleminin iptaline konu tarih aralığının 10.01.2009- 31.05.2012 olmasına rağmen maddi hata yapılarak hükümde 20.09.2009- 31.05.2012 olarak yazılmasının Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi ve davanın niteliği gereği, infazda dikkate alınabileceği gözetilerek, istinaf eden sıfat ve nedenlerine göre yapılan incelemede, kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili Yerel Mahkemenin yeterli inceleme yapmadığını, beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 10.01.2009 - 31.05.2012 dönemi sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile haksız yere ödetilen Bağ-Kur primlerinin iadesi ve yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-"Dava davacının 10.01.2009 - 31.05.2012 dönemi sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile haksız yere ödetilen Bağ-Kur primlerinin iadesi ve yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkin olup, yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesidir. 2-1982 Anayasası 142/3 üncü maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde: “ Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini, b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini, c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini, d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını, e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. 3- Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298 inci maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. HMK’nın “Hükmün yazılması” başlıklı 298 inci maddesi; “Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.” 4- Mahkeme kararı kanunda açıkça belirtilmiş unsurları ihtiva etmeli ve belli bir şekle uygun olarak yazılmalıdır. Kararda bulunması gereken hususlar HMK 297 nci maddede ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Bunun sebebi, kararın açık ve gerekçeli olması, infazı kabil olması ve hukuki dinlenilme hakkının yerine getirilmesidir. 298 inci maddeye göre de gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacaktır. 5- Kararda yazılması gereken en önemli unsurlardan birisi de hüküm sonucudur. Zira hüküm sonucu, davacının somut talepleri hakkında infaz edilebilecek ve kesin hükme konu olabilecek şekilde kaleme alınmalıdır. Madde 297/2 “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. 6- Yukarıda yapılan açıklamalar gereğince hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, infaza elverişli olarak gösterilmesi zorunludur. 3. Değerlendirme Somut olayda, davacının 10.01.2009 - 31.05.2012 dönemi sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali, haksız yere ödetilen Bağ-Kur primlerinin iadesi ve yaşlılık aylığı bağlanması isteminde bulunduğu, Mahkemece gerekçede davalı kurumun 10.09.2009 - 31.05.2012 tarihleri arası çalışmaları iptal eden Kurum işleminin iptaline karar vermek gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında davanın davanın kısmen kabulü ile davalı kurumun 20.09.2009- 31.05.2012 tarihleri arası davacının çalışmalarını iptal eden Kurum işleminin iptaline, davacıya tahsis talep tarihi olan 20.05.2014 tarihinin takip eden ay başı olan 01.06.2014 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine denilerek, hüküm içerisinde ve gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. İlk Derece Mahkemesince belirtilen şekilde çelişkili hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.