Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7231 E. 2023/9587 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7231
Karar No
2023/9587
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2240 E., 2023/837 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/228 E., 2021/242 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkiline 3201 sayılı Kanun kapsamında 01.11.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, aylık başlangıç tarihi itibariyle Almanya'da sigortalı çalışması nedeniyle 20.05.2020 tarihi itibariyle aylık ödemesinin durdurularak ödenen aylıkların iadesinin talep edildiğini, davacının 10.11.2011 tarihinde geçirdiği trafik kazasından çalışamaz hale geldiğini, bu nedenle Alman Emeklilik Sigortası tarafından maluliyet aylığı bağlandığını, Alman Hizmet Belgesinde yazılı prim ödemelerinin 01.11.2016 tarihinden değil, trafik kazasına neden olan aracın mali mesuliyet sigortasından dolayı 2017-2018-2019 yıllarına ait olduğunu, fiili çalışmaya dayanmadığını, maluliyet aylığı tahsis edilmesi ve halen ödenmesinin davacının Almanya'daki sigortalılığının fiili çalışma ilişkisi bulunmadığının bir kanıtı olduğunu, olumsuzluğun giderilmesi için davalı Kuruma yapılan müracaatın reddedildiğini belirtilerek, davacı ...'nun 3201 sayılı Kanun'un -5997 sayılı Kanun ile değişik-6 ncı maddesinin (B) fıkrasının 1 inci paragrafı kapsamında olacak şekilde Almanya'da, Almanya mevzuatına göre, fiilen çalışmadığının tespitine, SGK ile arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, 42/555503 SGK-tahsis numaralı yaşlık aylığı tahsisinin devamı ile 20.05.2020 tarihinden sonra ödenmeyen yaşlılık aylıklarının işlemiş-işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yapılan işlemlerin usulve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, müvekkilinin Almanya hizmet cetvelinde görünen prim ödemelerinin aktif çalışmaya dayalı prim ödemeleri olmayıp, geçirilen trafik kazası sonucu karşı tarafın tazminat niteliğinde ödediği primler olduğunu, aynı zamanda davacının çalışma hayatının sonlandığını çünkü Almanya'dan malulen emeklilik aylığı aldığını, Türkiye'deki yaşlılık aylığının kesilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkeme kararlarının eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yaşlılık aylığının kesildiği tarih itibariyle yeniden bağlanarak ödenmeyen aylıkların yasal faizleriyle tahsili istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi., mülga 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesi. 2. Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanun'un 6 ncı maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır. Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı; “sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır. Ne var ki, “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurt dışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurt dışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23 üncü maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve Seyahat Hürriyeti”nin; İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 nolu Protokolün 2 nci maddesi ile tanınmış “Serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin B bendi ile tekrar yurt dışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş; 3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunmuş olanların, yurt dışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanun'a göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurt Dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14 üncü maddesi ile hüküm altına alınmış olup yurt dışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir. Ayrıca, yurt dışında geçen çalışmalar sonucu o ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurt dışından kazanılmış olan sosyal güvenlik hakkının en doğal sonucu olup bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır. Dairemizin bu yöndeki içtihadı istikrar kazanmıştır. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada, davacının 5000 gün yurt dışı borçlanma süresi ve Türkiye'de bulunan 12 gün 4/1-a kapsamdaki sigortalılık süresi ile toplam 5012 günle 01.11.2016 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı aldığı, davalı Kurumun yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra davacı adına yurt dışı hizmet cetvelinde prim kesintilerinin bulunması nedeniyle aylığı kestiği, 01.11.2016-20.05.2020 tarihleri arasında ödenen aylıkları geri ödenmesi için yersiz aylık borcu çıkarması üzerine eldeki davanın açıldığı Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Dosyada bulunan ve davacının yurt dışı sigortalılık bilgilerini içeren belgelere göre, davacı adına prim ödemesi bulunan 22.12.2011 - 31.12.2019 tarihleri arasındaki "pflichtbeitragszeit, schadensersatz" tanımlaması altındaki prim ödemesinin "zorunlu prim süresi zarar ödeneği" olduğu ve aktif çalışmaya dayalı prim ödemesi olmadığı, ayrıca davacının 10.11.2011 tarihi itibariyle Almanya'dan malulen emekli olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıya ait son tarihli yurt dışı hizmet cetvelinin bu kapsamda yeniden tahsis talep tarihi itibariyle ilgili hukuk bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere kesin dönüşe engel nitelikte prim ödemesi veya ikamete dayalı sosyal yardım veya ödemesi bulunup bulunmadığının değerlendirilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Anayasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7231, K. 2023/9587, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7231-e-2023-9587-k-64921eb4abcf