Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/712 E. 2023/1413 K. – Aidiyet Tespiti
Konu: Aidiyet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/712
- Karar No
- 2023/1413
- Karar Tarihi
- Konu
- Aidiyet Tespiti
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/224 E., 2022/1701 K. DAVA TARİHİ : 02.07.2019 HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2019/225 E., 2021/380 K. Taraflar arasındaki aidiyet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1987 yılında 24476 sayılı ... ev inşaatı işyerinde 15 gün işçi olarak çalıştığını ancak SGK kayıtlarında oluşan çelişki nedeniyle bu çalışmasının görünmediğini, 05.09.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin şirket tarafından verildiği ve işyeri bazında bordro sorgulanmasında 15 gün çalışmasının açıkça göründüğünü ve prim ödemesinin yapıldığını belirterek, SGK’na ilk girişinin 05.09.1987 ve çalışma süresinin 15 gün olarak düzeltilmesiyle kayıtlardaki bu tarih ve süredeki çalışmaların davacıya ait olduğunun tespitini talep etmiş, dönem bodrosunda davacının işe giriş tarihinin 01.09.1987 olduğu anlaşılmakla, davacı vekili duruşmadaki beyanında maddi hatanın düzeltilerek 01.09.1987 ilk işe giriş tarihi kabul edilerek davanın kabulünü talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre itirazında bulunarak, esasa ilişkin sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, kurum kayıtlarında bulunmayan çalışma olgusunun tanık beyanlarıyla kanıtlanmasının mümkün olmadığını, tanık dinlenmesi halinde tanıkların işyerinde birlikte çalışılan bordro tanıkları ile komşu işyeri tanıklarından belirlenmesini, kuruma verilen işe giriş bildirgesinin işe alınmış olmayı gösterse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması bakımından yeterli kabul edilemeyeceğini, 506 sayılı Kanun'un 2 ve 6 ncı maddelerinde açıkça belirtildiği üzere sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının ...'na ait 24476 017 sicil nolu iş yerinde 01.09.1987-20.09.1987 tarihleri arasında 15 günlük hizmetinin kuruma bildirildiğinin, bununla birlikte davacının sigortalılık başlangıç tarihinin ise 01.10.1989 olduğunun tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde, davacı adına işe giriş bildirgesi Kuruma verilmiş olsa da, Mahkemece tespit olunan 01.10.1989 tarihinde fili çalışmasının ve hizmetinin bulunmadığını, (15) günlük hizmet tespiti de yapılmış olunmasına karşın dava dışı işverenin davaya dahil edilmemesinin yerinde olmadığını, dava dilekçesinde işe giriş tarihi olarak 05.09.1987 olarak belirtilmiş olunmasına karşın işe giriş tarihinin talep dışı belirlendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince infazda tereddüte neden olabilecek şekilde hüküm kurulması, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik bir talebi bulunmadığı ve gerekmediği halde bu hususta da karar verilmesi keza aslında reddine karar verilen bir talep bulunmamasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ise yerinde görülmediği" gerekçeleriyle; "1- ... İş Mahkemesi'nin 02.12.2021 tarih ve 2019/225 E. 2021/380 K. sayılı kararının kaldırılmasına, 2- Davanın kabulü ile; dava dışı ... 'na ait ... sicil numaralı iş yerinin 1987/3. dönem bordrosunda sigorta sicil numarası belirtilmeksizin 01.09.1987-20.09.1987 tarihleri arasında ... adına bildirilen 15 günlük çalışmanın davacıya ait olduğunun tespitine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacı hakkında dava dışı ...'na ait ... sicil numaralı iş yerinden 01.09.1987-20.09.1987 tarihleri arasını kapsar şekilde 15 günlük hizmet bildiriminde bulunulmuş ise de sigorta sicil numarası bildirilmediğinden tereddüt hasıl olduğunu, davacıya ait olup olmadığının yeterince araştırılmadığını ve işverenin de davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı ...'na ait ... sicil numaralı iş yerinden; ... adına verilen işe giriş bildirgesinin ve dönem bordrosunda bu kişi adına bildirilen çalışmanın davacıya ait olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dinlenen bordro tanıklarının ve işveren olduğu anlaşılan ...'nın beyanları ile 1987/3. dönemine ait dört aylık sigorta primleri bordrosunda ... adına bildirilen çalışmaların davacıya ait olduğunun doğrulanması hususları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...