Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6875 E. 2023/8507 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6875
Karar No
2023/8507
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait "..." isimli işyerinde 04.2000 - 25.01.2016 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tarım ve hayvancılık işi ile uğraştığını, davalının davacıyı, davacının gerek davalıya gerekse komşu işyerlerine sattığı yoğurt ve süt nedeniyle tanıdığını, birkaç işini yaptığını, davacının hayatın olağan akışına aykırı olarak ve kazanç sağlamak amacıyla davalıya ait iş yerinde 2000 yılından beri çalıştığını iddia ettiğini, davalıya ait iş yerinin briket imalatı ile iştigal ettiğini, çalışma zaman ve koşullarının inşaat sektörü ile aynı doğrultuda olduğunu, işin mevsimlik olduğunu, bu nedenle davacının iddialarının sadece tanık delili ile ispatlanmasının mümkün olmadığını, bir kişinin iddia edilen süre kadar çalışıp sağlık sigortasının bulunmamasının da mümkün olmadığını, davacı tarafından delil olarak sunulan ceza dosyaları ile SGK tutanağının, davacının 16 yıl çalışma iddiasına delil teşkil etmeyeceğini, SGK müfettişlerinin geleceğini bildiği gün davalıya ait işyerinde hazır bulunduğunu, SGK yetkililerinin geldiği tarihte mevsimden dolayı çalışma olmadığından, davacının davalıya ait işyerinde o tarihte kesinlikle çalışmadığını, davacının Emniyet'e başvurarak delil yaratmaya çalıştığını, davacının davalıya iş yaptırdığını ancak borcunu ödemediğini, davalının alacağını talep edince davacının iş bu davayı açtığını, davalının da icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, davalının davacının akrabası olan ...'ı tanımadığını, davalı tarafından davacının düğününe çiçek gönderildiği varsayılsa dahi, bu durumun, davacının 16 yıl boyunca davalıya ait iş yerinde çalıştığını göstermesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait kurum kayıtları incelendiğinde, davacının, davalı iş yerinde 28.01.2016 tarihinde işe başladığını, çalıştığı günlerin de düzenli olarak kuruma bildirildiğini, kurum şahsi dosyasında davacının işe başlayacağını bildiren işe giriş bildirgesi dahi bulunmadığını, kuruma bildirilen günlerin tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, davacının davalı işverene ait işyerinde kuruma bildirilen günler dışında çalıştığını gösterir bir tespit ve belge bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "... Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK kayıtları ve ilgili mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalıya ait 1013725 sicil nolu işyerinde, kuruma bildirilen günler haricinde, 30.09.2012 - 31.01.2013 tarihleri arasında; 01.04.2013 - 31.10.2013 tarihleri arasında ve 01.11.2015 - 25.01.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacının, davalıya ait 1013725 sicil nolu işyerinde, kuruma bildirilen günler haricinde, 30.09.2012 - 31.01.2013 tarihleri arasında; 01.04.2013 - 31.10.2013 tarihleri arasında ve 01.11.2015 - 25.01.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, Kuruma bildirilen günlerin infazda nazara alınmasına, Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tamamen reddine karar verilmesini istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda, davacının 25.01.2016 tarihinde SGK yetkilileri tarafından yapılan denetim anında verdiği imzalı ifadesi, ... 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin (Kapatılan 3. Sulh Ceza Mahkemesi) 2006/299 Esas ve 2006/603 Karar sayılı dosyasında 16.03.2006 tarihinde kolluğa verdiği imzalı ifadesi ve kamu tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıya ait işyerindeki çalışmalarının kesintili olduğu ve bu doğrultuda dosya münderecatından, 11.03.2006 tarihinde ve 01.11.2015 tarihi öncesinde mevcut çalışmalarının kesintiye uğradığı tespit edilmekle, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 79/10 uncu maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86/9 uncu maddesi uyarınca, dava açılış tarihinden önceki 5 yıllık süre olan 01.01.2011 tarihi ve öncesine ilişkin davacı çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığı, davacının, 15.04.2000 - 31.10.2015 tarihleri arasında, davalıya ait işyerinde ya da farklı herhangi bir işyerinde çalışmasının bulunmadığı, davalı tarafından davalıya ait 1013725 sicil nolu işyerinden davacıya ait 01.11.2015 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesinin 25.01.2016 tarihinde elektronik ortamda kuruma verildiği ancak 01.11.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasındaki çalışmaların kuruma bildirilmediği, 01.01.2016 - 25.01.2016 tarihleri arasında davalıya ait 1013725 sicil nolu işyerinde çalışmasının bulunduğu, davalıya ait 1013725 sicil nolu işyerinin 05.05.1997 tarihinde kanun kapsamına alındığı, faaliyetine halen devam ettiği, tespit istenilen tarihler arasında, sigortasız işçi çalıştırıldığına dair ihbar üzerine SGK yetkilileri tarafından 25.01.2016 tarihinde yapılan denetimde, davacının da çalıştığının tespit edildiği, davacının 2000 yılından beri davalıya ait işyerinde, iş olduğunda çalışıp, iş olmadığında çalışmadıklarını, son girdiği tarihin 01.11.2015 tarihi olduğunu imzalı olarak beyan ettiği, davacının vergi kaydının ve esnaf oda kaydının bulunmadığı, taraflar arasındaki ceza yargılamalarında, davacının kesintili çalıştığına dair beyanda bulunduğu, davalının ise her bir ceza dosyasında ve yargılama safhasında çelişkili ve farklı beyanlarda bulunduğu, davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan ilamsız icra takiplerinin, yargılamanın seyrine etki edecek niteliklerinin bulunmadığı, kamu tanığı Emrah Özbey'in, mahkememiz huzurundaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından 01.11.2015 işe giriş tarihli işe giriş bildirgesinin 25.01.2016 tarihinde kuruma verilmesi ve 01.11.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasındaki çalışmaların kuruma bildirilmemesi, davalı asilin davacının bu çalışmalarını SGK yetkililerine verdiği imzalı beyanı ile ikrar etmesi, davalı asilin yargılama safhasındaki ve ceza yargılamalarındaki çelişkili beyanları nedeniyle davacının, davalıya ait 1013725 sicil nolu işyerinde, kuruma bildirilen günler haricinde, 01.11.2015- 25.01.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının; yine kamu tanığı Emrah Özbey'in beyanları ile ... Briketçiler ve Benzerleri Odası'nın 12.09.1983 tarih ve 23 nolu kurul kararı ve diğer kamu tanıklarının beyanları ile işin mevsimlik olduğu kanaatiyle, yine davacının, davalıya ait 1013725 sicil nolu işyerinde, 30.09.2012 - 31.01.2013 tarihleri ile 01.04.2013 - 31.10.2013 tarihleri arasında da hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığı ve davacının tespitini talep ettiği diğer dönemler yönünden çalışma iddialarını ispatlayamadığı; her ne kadar davalı vekili tarafından 2015 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin kurumca tahakkuk ettirilen primlerin davalı tarafından kuruma yatırıldığı beyan edilmiş ise de, bu doğrultuda dosyada kuruma yazılan yazıya, davalı tarafın iddia ettiği hususta bir işlemin kurum kayıtlarına işlendiğine dair cevap verilmediği anlaşılmakla, bu doğrultudaki iddianın ispatlanamadığı; davalı tarafça davacının, SGK yetkililerinin davalıya ait işyerinde denetim yaptığı tarihi bilerek hazır bulunduğunun ifade edildiği değerlendirildiğinde, ihbarın 14.05.2015 tarihinde, denetimin ise 25.01.2016 tarihinde yapıldığı dikkate alınarak, davacının, SGK yetkililerinin denetim amaçlı iş yerine geleceği tarihi bilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve davalı asilin gerek dosyasındaki beyanları, gerekse ceza yargılamalarındaki beyanları ile bu savunmanın da çeliştiği ortada olup, davalı vekilinin bu hususlardaki savunmalarına itibar edilmeyerek verilen ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu tespit edilmiştir." gerekçeleriyle davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tanık beyanlarından davacının çalışması olmadığının anlaşıldığını, davanın tümden reddi gerektiğini, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu beyanla bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6875, K. 2023/8507, T. 21.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6875-e-2023-8507-k-c48fdc1c281e