Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6798 E. 2023/8022 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6798
Karar No
2023/8022
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili mahkememize verdiği 13.11.2015 havale tarihli dilekçesi ile müvekkil 8068198 sigorta sicil numarası ile 01.03.1984 tarihinde belediyede işçi sıfatı ile çalışmaya başlamış, emekli olduğu 1999 yılına kadar bu çalışması kesintisiz olarak devam etmiştir. Çalışma süresi boyunca davalı ... tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bilmektedir.Ancak müvekkil 1999 yılında emekli olduktan sonra, söz konusu dönemden bugüne kadar emsalleri ile kıyasladığında, maşının düşük olduğundan şüphelenmiştir. Gerekli araştırma ve incelemeyi yapmak için Sosyal Sigortalar Kurumuna müracaat etmiş ve kendisine belediyeye işçi olarak işe giriş tarihinin 28.02.1986 olduğu bildirilmiştir. Fakat 01.03.1984 yılında işe girmiştir. 28.02.1986 tarihi ile 01.03.1984 tarihleri arasında hizmetinin eksik olduğunu ve 01.05.1998 tarihi ile 31.08.1998 tarihlerinde çalıştığı halde 4 aylık SGK pirimlerinin yatırılmadığını fark etmiştir. Bu durum müvekkilin maddi kayba uğramasına neden olduğu gibi emeklilik hayatında daha az ücret almasına sebep olmuştur, ileri sürdüğüm iddialar tanık beyanları ile de sabit olacaktır. Dava konusu yıllara ilişkin çalışmaları sigortalık hizmetlerinden sayabilmesi ve sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1984 ile 28.02.1986 olarak tespiti ve 01.05.1998 ile 31.08.1998 fatihlerinde çalıştığı halde SGK pirimlerinin yatırılmamasından kaynaklanan hak kaybının önlenmesi için bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Keza bu hak anayasal güvence altında olmasından dolayı kamusal menfaatini de ilgilendirmektedir. Nihayetinde somut olaya bakıldığında müvekkil belediyede çalışan bir işçidir ve davalı kurumun müvekkilin hizmet sürelerini tescil etmesi gerekir. Bu nedenle müvekkilin ciddi bir menfaat ve hak kaybının doğmaması için iş bu davayı açma zarureti doğmuştur. Yukarıda izahına çalıştığımız nedenler ile mahkeme sırasında re'sen göz önünde bulundurulacak nedenler karşısında; Davamızın kabulüne, müvekkilin, 01.03.1984 ile 28.02.1986 ile 01.05.1998 ile 31.08.1998 tarihleri arasındaki hizmetin tespitine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davasının kabulü ile; 0101008068198 sicil numaralı davacı ...'in davalıya ait 0202-53 sicil numaralı işyerinde 01.03.1983 - 01.03.1986 tarihleri arasında 879 günlük, 01.05.1998 - 31.08.1998 tarihleri arasında 121 günlük olmak üzere 999 günlük hizmetinin SGK'ya bildirilmediğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.11.2018 tarihli ve 2016/13141 Esas, 2018/9279 Karar sayılı kararıyla; "İnceleme konusu davada, talep konusu edilen 22.07.1985 - 01.03.1986 ve 01.05.1998 - 31.08.1998 tarihleri arasındaki döneme yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 01.03.1983 - 21.07.1985 tarihleri arasındaki döneme yönelik olarak, çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla, dava konusu edilen çekişmeli döneme ilişkin 1983, 1984 ve 1985 yılına ait tüm dönemleri kapsayan bordrolar getirtilerek, davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile komşu işyerlerinde çalışan bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının davalı Belediyede çalışmak istediğine dair 22.07.1985 tarihli dilekçesinin varlığı, 26.07.1985 tarihli encümen kararında yine işe başlama tarihinin 22.07.1985 tarihi olması karşısında, davacının anılan tarihten önceki çalışma iddiası yöntemince araştırılarak, hangi işte ve birimde ne süreyle çalıştığı açıklanmalı, buna ilişkin tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilmeli, böylece kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının 22.07.1985 tarihinden önce 01.03.1983 tarihinde Bismil Belediyesinde temizlik işçisi olarak işe başladığı fakat sigortasının yapılmadığı, sigortasının çalışır vaziyette iken daha sonra yapılması için davacıya evrak imzalatıldığı (işe giriş bildirgesi) ve sigortasının başlatıldığı ve davacının işten ayrıldığı tarihe kadarda bu şekilde çalıştığı, davalı Kurum'un kamu işyeri olduğu gözetildiğinde hizmet tespiti davası açılması için hak düşürücü süreye tabi olmadığı ve bordro tanıklarının yeminli beyanları ile diğer yazılı belgelerin örtüştüğü anlaşılmakla davacının talep ettiği çalışma döneminin tamamında davalı Kurumda işçi olarak çalıştığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne karar verilmiş" gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı ... iş yerinde (0202-53 Sicil Numaralı), 01.03.1983 - 01.03.1986 tarihleri arasında ve 01.05.1998 - 31.08.1998 tarihleri arasında işçi sıfatıyla sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığına ilişkin hizmetin tespitine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, tanık beyanlarındaki çelişki giderilmesen karar verildiğini, yeşil kart olup olmadığının sorulması gerektiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik araştırmayla karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, eylemli ve gerçek çalışmanın ispatlanmadığını, Kurum kayıtlarıyla çelişen davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Öte yandan; davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma hizmet bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir. Somut olayda ise davalı işyerinin bir kamu kuruluşu olduğu dikkate alınmadan eksik araştırma ve inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Dosya kapsamına göre 26.07.1985 tarihli encümen kararında davacının işe başlama tarihinin 22.07.1985 olduğunun belirtildiği, davacının 22.07.1985 tarihli dilekçesiyle de davalı Belediyede işçi olarak çalışmak istediğini beyan ettiği, davacının 22.07.1985 işe giriş tarihli bildirgesinin olması karşısında, Mahkemece yapılacak iş, talep konusu 01.03.1983-21.07.1985 dönemi yönünden davalı ...'den davacıya ücret ödenip ödenmediğini sormak ve ihtilaflı döneme ait ücret bordroları ile puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığını saptamak, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini Belediye'den istemek, davacının ihtilaflı dönemde ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, bu konuda davacının beyanını almak, ücretini nasıl aldığını, kim tarafından nasıl ödendiğini sormak, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeleri getirtmek, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak, haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise ancak bu takdirde tanık sözlerine itibar etmek, özellikle kamu kurumu olan davalı işyerinde ücret alma iddiasının yazılı belgelerle ispat edilebileceği göz önünde bulundurularak varılacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6798, K. 2023/8022, T. 12.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6798-e-2023-8022-k-df77b0191c50