Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6163 E. 2023/9259 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6163
Karar No
2023/9259
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1771 E., 2023/494 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2022/121 K. Taraflar arasındaki Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti 09.06.2014 ya da hakedilen tarih itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin Almanya sigorta giriş tarihinin 01.08.1981 olduğunu, 12.06.2006 tarihinde yurt dışı borçlanma talebinde bulunarak 01.08.1981-12.06.2006 tarihleri arasında borçlanma talebinde bulunduğunu, tarafına gönderilen yurt dışı borçlanma tahakkuk cetvelinde belirtilen miktarı ödediğini, daha sonradan yaşlılık aylığı tahsisinde bulunduğunu ancak Kurumun reddettiğini belirterek, davacının Alman sigorta giriş tarihinin Türk sigorta giriş tarihi olarak kabulü, sigorta başlangıç tarihinin 01.08.1981 olarak kabulü, davacıya 09.06.2014 tarihi itibariyle ya da hak edilen tarihten itibaren yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yapılan Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının Alman Rant Sigortasına giriş tarihi olan 01.08.1981 tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak tespitine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için kesin dönüş şartını yerine getirdiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin sigorta başlangıç tarihi olarak tespiti ile 09.06.2014 ya da hakedilen tarih itibariyle yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3201 sayılı Kanun'un 6 ncı, mülga 506 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 2-Yurt dışında çalışan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen hizmetlerinin borçlandırılarak, ülkemiz sosyal güvenlik mevzuatında malullük, yaşlılık ve ölüm hallerinde Türkiye’de geçmiş hizmet gibi değerlendirilmesini sağlamak amacıyla kabul edilen 3201 sayılı Kanun hükümleri uyarınca borçlandırılan sürelere dayalı olarak hangi şartlarda aylık bağlanacağı anılan Kanunun 6 ncı maddesinde belirlenmiştir. Tahsis yapılabilmesi için aranan koşullardan birisi, yurda kesin dönülmüş olmasıdır. Kesin dönüşün, aylık tahsis talebinde bulunanların yurt dışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade ettiği; “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödeneklerin amaçlandığı; “sosyal yardım ödeneği” ibaresinin ise bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşıdığı kabul olunmaktadır. Ne var ki, “kesin dönüş” ifadesi, mutlak anlamda, yurt dışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurt dışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilemez. İkamet şartına bağlı olmayan nitelikte sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alanlara, anılan koşulun gerçekleştiğinin kabulü ile aylık bağlanabilecektir. Aksi yöndeki düşünce, Anayasamızın 23'üncü maddesi ile güvence altına alınmış olan “Yerleşme ve seyahat hürriyeti”nin; İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine) ek 4 nolu Protokolün 2'nci maddesi ile tanınmış “Serbest dolaşım özgürlüğü”nün ihlali sonucunu doğuracaktır. 3201 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinin B bendi ile tekrar yurt dışına gitmek değil, yabancı ülke mevzuatına tabi olarak çalışmak ve ikamete dayalı sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği almak, aylığın kesme nedeni olduğu belirtilmiş; 3201 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunmuş olanların, yurt dışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta veya sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını “3201 sayılı Kanun'a göre aylık alanlara mahsus yoklama belgesi” vererek, aylıklarını almaya devam edebilecekleri, Yurt dışında Geçen Sürelerin Borçlandırılması ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 14'üncü maddesi ile hüküm altına alınmış olup, yurtdışında uzun süre kalmak, tek başına bir aylık kesme nedeni teşkil etmemektedir. Ayrıca, yurt dışında geçen çalışmalar sonucu o ülkenin sosyal güvenlik sisteminden hak kazanılan yaşlılık ya da malullük aylığının bir sonucu olan ve ikamete dayalı bulunmayan sosyal sigorta veya sosyal yardım niteliğindeki edimlerden yararlanmak, yurtdışından kazanılmış olan sosyal güvenlik hakkının en doğal sonucu olup, bu haktan feragat anlamı çıkacak şekilde bir “kesin dönüş” tanımı yapılması, sosyal güvenlik hakkından feragat edilemeyeceği olgusunun göz ardı edilmesi sonucunu da doğuracaktır. Dairemizin bu yöndeki içtihadı istikrar kazanmıştır. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada, davacının yurt dışı borçlanması yaparak yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından, Türkiye'de bulunan sigortalılık başlangıç tarihinin, borçlanma süresi kadar geriye götürülerek davacının Türkiye'deki sigortalılık başlangıç tarihini 25.03.2000 tarihi olarak tespiti ile 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile aylık talebinin reddi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemesince, davacının Türkiye'de sigorta başlangıç tarihinin isabetli olarak tespit edilip hüküm altına alındığı ancak kesin dönüş şartının yerine gelmediği gerekçesi ile yaşlılık aylığı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Mahkemesince davacıya ait en son tarihli Almanya sigortalılık sürelerini gösterir hizmet cetvelinin dosya içine celbi ile yukarıdaki açıklamalar kapsamında tetkiki ile varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6163, K. 2023/9259, T. 05.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6163-e-2023-9259-k-0b0f46a3aa9f