Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6009 E. 2023/7564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6009
Karar No
2023/7564
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2016/290 E., 2019/192 K. Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.07.1996-31.12.2004 tarihleri arasında aylık net 635,00 TL ücretle davalı işverenlere ait işyerinde hizmet akdine tabi olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemde Kurum Müfettişliğince veya yoklama memurluğunca işyerinde teftiş, tahkikat, durum tespiti yapılmadığını, davacının çalışmaya başladığı tarihten itibaren çalıştığını 506 sayılı Kanun'un EK- 40 maddesine göre 30 gün içinde Kuruma bildirmediğini, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalışmış olduğunu, tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile (işyeri kayıtları, ücret tediye bordrosu, makbuz, ticari defterler, zabıta kayıt ve defterleri, vergi karnesi vs...) ispatlanması gerektiğini, Asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında H.M.U.K.’nun 289 uncu maddesi gereğince bu iddianın yazılı deliller ile ispatının gerektiğini, bu nedenlerle; davanın esasına karşı beyanda bulunmak hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Diğer davalılar cevap dilekçesinde, faaliyet dönemleri ile de sabit olduğu üzere, davacının, aynı dönem ve aynı hizmet akdi ile davalılara ait işyerlerinde çalışması söz konusu olamayacağından, talebi olan dönemleri her bir dayalı için, ayrı ayrı bildirmesi gerektiğini, dava ayrı ayrı tescilli dört işyeri ve dört işveren aleyhine tek bir dilekçe ile açıldığını, belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.12.2012 tarihli ve 2005/1235 E. - 2012/883 K. sayılı kararıyla; "....davacının davalılardan ... nezdinde 01.07.1996 - 31.12.2001 tarihleri arasında, davalılardan Eryılmaz Tekstil Ltd. Şti. nezdinde 01.01.2002 - 03.05.2002 tarihleri arasında, davalılardan Y.E.K. Tekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. nezdinde 03.05.2002 - 31.07.2003 tarihleri arasında ve davalılardan Yöke Tekstil Konf. San. Tic. Ltd. Şti. nezdinde de 01.09.2003 - 31.12.2004 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine .." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalılardan SGK Başkanlığı vekili ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 02.06.2016 tarihli ve 2016/4822 E. 2016/9137 K. sayılı ilamında; " ... 1- davacı ve tanıkların gerçekte işverenin tek olduğuna yönelik iddiaları karşısında, davacının çalıştığı sürelerde işveren veya işverenlerinin kim olduğu usulünce yapılacak araştırma neticesi tam olarak saptanmalı, bu yapılırken varsayımdan uzak hukuki gerekçelere dayanılmalı, re'sen araştırma ilkesi ışığında; uyuşmazlık konusu tarihleri içerir dönemsel sigorta primleri bordroları ile aylık prim ve hizmet belgeleri Kurumdan getirtilmeli, anılan bordrolarda ve belgelerde bildirimleri yapılan sigortalıların hizmet cetvelleri de getirtilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, aynı çevrede işyeri olan işveren ya da bu işverenlerin çalıştırdığı kişiler re’sen saptanarak beyanlarına başvurulmalı; ---2- davalı şirketlerin tescil tarihleri ilgili Ticaret Sicil Memurluğundan sorulmalı, davalı şirketlerin kurum kayıtlarında ve ticaret sicilinde görünen sorumlu yetkililerinin kim oldukları, uyuşmazlık konusu dönemde sözkonusu işyerlerini fiilen kimlerin işlettiği ve aralarında herhangi bir devir olgusunun bulunup bulunmadığı araştırılmalı --3- 30.03.2005 günü açılan işbu inceleme konusu davada, dava dışı Boğaziçi Gıda ve Restoran İşl. A.Ş. adına tescilli 1049728.34 sicil numaralı işyerinden 01.11.1998-22.11.1998 tarihleri arasında davacı adına yapılan (11) günlük bildirimin hak düşürücü süreye etkisi irdelenmeli, davacının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu, çalışmanın varlığı, sürekli, kesintili veya mevsimlik olup olmadığı yöntemince araştırılmalı ..."gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, " .. ...'a ait işyerinde 01/07/1996-31/12/1996 tarihleri arasında 180 gün, Davalı ...'nde 19/11/2001-31/12/2001 tarihleri arasında 41 gün, 01/01/2002-30/06/2002 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2002-19/09/2002 tarihleri arasında 79 gün, davalı ... sicil numaralı...'de 19/09/2002-31/12/2002 tarihleri arasında 101 gün, 01/01/2003-30/06/2003 tarihleri arasında 180 gün, 01/07/2003-31/12/2003 tarihleri arasında 180 gün çalıştığı sabit olmakla------- Davanın kabulü ile 1-Davacının davalı ...'a ait iş yerinde 01/07/1996-31/12/1996 tarihleri arasında 180 günlük 567,00 (Eski TL) ücret ile 2-Davalı ...'nde 19/11/2001-31/12/2001 tarihleri arasında 41 gün günlük 5.598,000 (Eski TL) ücret ile 01/01/2002-30/06/2002 tarihleri arasında 180 gün günlük 7.400,025 (Eski TL) ücret ile 01/07/2002-19/09/2002 tarihleri arasında 79 gün günlük 8.362,500 (Eski TL) ücret ile 3-Davalı ... sicil numaralı...'de 19/09/2002-31/12/2002 tarihleri arasında 101 gün günlük 8.362,500 (Eski TL)ücret ile 01/01/2003-30/06/2003 tarihleri arasında 180 gün günlük 10.200,00 (Eski TL) ücret ile 01/07/2003-31/12/2003 tarihleri arasında 180 gün günlük 10.200,00 (Eski TL) ücret ile çalıştığının tespitine, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, tanıklarında davacı gibi sigortalılıklarının iptal edildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu, tanıklarında davacı gibi sigortalılıklarının iptal edildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 2. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). 3. Dosya kapsamı incelendiğinde, bozmaya uyulmuş olmakla, bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmemiştir. Davalılara ait iş yeri sicil dosyası ve bordroları celp edilmiş, önceki bozma ilamında belirtilmesine karşın bordro tanıkları bu belgelere göre tespit edilip, dinlenilmesi gerekirken; taraf tanıklarının beyanları ile yetinilmek suretiyle hüküm tesisi yoluna gidilmiş olup öte yandan, bozma ilamında hak düşürücü süre irdelemesi yapılması gerektiği de belirtilmiş olmasına karşın hak düşürücü süre irdelemesi yapılmaksızın karar verilmiştir. 4. Yukarıda değinilenler kapsamında, Mahkemece bozmaya uyulmakla; uyulan bozma ilamının gerekleri usuli kazanılmış hak oluşturur ve bu kapsamda belirtilenler ışığında araştırma yükümlülüğü doğar; eldeki davada bozma ilamının gereği araştırma yapılmaksızın karar verilmesi; Mahkemece bu hususa uyulmaması bozmayı gerektirmiştir. 3. O halde Mahkemece, önceki bozma ilamında belirtilen kapsamda, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6009, K. 2023/7564, T. 05.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-6009-e-2023-7564-k-c5ec8530df65