Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/599 E. 2023/3520 K. – Ödeme Emrinin
Konu: Ödeme Emrinin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/599
- Karar No
- 2023/3520
- Karar Tarihi
- Konu
- Ödeme Emrinin İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1431 E., 2022/2451 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/158 E., 2021/95 K. Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline davalı kurum tarafından düzenlenen ve gönderilen 2012/065083 Takip numaralı davaya konu ödeme emirlerinin dava dışı şirket Urteks Sanayi ve Ticaret A.Ş. Adına müvekkiline tebliğ edildiğini, bu işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu kabul anlamına gelmemek ile beraber ödeme emirlerinin zaman aşımına uğradığını, açıklanan nedenlerle davaya konu ödeme emine ilişkin takip işlemlerinin tedbiren durdurulmasına, davanın kabulüne ile ödeme emrinin iptaline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ile dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil Kurumun tesis ettiği işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İşbu sebeple davanın reddini talep etme gereği hasıl olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle, davanın reddine, 6183 S.K. Md.58 gereğince reddolunan miktarın %10 zamla tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava dosyası içerisinde bulunan ve davaya konu olan muhatabı Urteks Tekstil Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi olan ödeme emrinin incelenmesinde takibe konu edinen borcun türünün "prim" olduğu ve borcun tahakkuk etmiş olduğu dönemlerin 1995 yılı 11. ayı ile 1999 yılının 3. ayı arasındaki süreleri kapsadığı, söz konusu tahakkuk eden dönemlere bakıldığında en son dönem olan 1999 yılı 3. ayı istenebilecek alacağın zamanaşımı aynı yılın sonunu takip eden yılın başından başlayarak 5 yıllık süreye tabi olduğu, davalı kurum tarafından buna ilişkin olarak talep edilen dönem itibarıyla söz konusu zamanaşımının dolduğu" gerekçelerine dayalı olarak "Davanın kabulü ile; ... Ümraniye Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen ve davacıya gönderilen 00074543 takip kartı numaralı 2012/065083 sayılı ödeme emrinin (zamanaşımı nedeniyle) iptaline," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; 6183 sayılı Kanun'un 103'ncü maddesine göre zamanaşımını kesen hallerin yeterince araştırılmadığını, davacının şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla Kurum alacaklarından 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesine göre sorumlu olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda; ödeme emrine konu Kurum alacağının son olarak 1999 yılının 4'üncü ayına ait olması nedeniyle 01.01.2000 tarihinde işlemeye başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresinin ödeme emrinin tebliğ edildiği tarih itibariyle dolduğu, mahkemece 14.07.2020 tarihinde zamanaşımını kesen ve durduran nedenlerin sorulması üzerine verilen 06.08.2020 tarih ve E.9183423 sayılı yazısında "ödeme emrinin 01.04.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 24.03.2000 tarihinde mal bildiriminde bulunduğu, 24.01.2002 tarihinde taşınmazlar için ilgili Tapu Sicil Müdürlüklerine haciz yazısı gönderildiğinin" açıklandığı, zamanaşımını kesen son işlem 24.01.2002 tarihli haciz yazısı kabul edilse dahi 01.01.2003 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresinin 01.01.2008 tarihinde dolduğu, borçlular arasında eksik teselsül bulunduğundan diğer borçlular yönünden zamanaşımını kesen hallerin davacıya sirayet etmeyeceği, her ne kadar istinaf incelemesi öncesinde yapılandırma yasaları yürürlüğe girmiş ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2017 gün ve 2015/10-327 Esas, 2017/1070 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere "dava konusu ödeme emirlerinin zamanaşımına uğramış olduğu sabit olduğundan ve ödenecek bir borcun varlığından bahsedilemeyeceğinden" alacakların yeniden yapılandırılması olanağından davacının yararlanıp yararlanmadığı noktasında bir inceleme yapılmasına gerek olmadığı " gerekçelerine dayalı olarak, "... Anadolu 21. İş Mahkemesi'nin 11.02.2021 tarihli, 2020/158 Esas - 2021/95 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi nin 1 numaralı alt bendi gereğince esastan reddine, " karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 506 sayılı Kanunun 80 inci maddesi hükmünün, 08.12.1993 tarihinde yürürlüğe giren 3917 sayılı Kanunla değiştirilmesinden önceki dönemde; prim alacağı ve gecikme zamları yönünden Kurumun alacağı Borçlar Kanun'u 125 inci maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımının başlangıç tarihi ise yine Borçlar Kanunu'nun 128 inci maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarihtir ve zamanaşımının kesilmesi ve durdurulmasına ilişkin Borçlar Kanunu'nun madde 132 ve ardından gelen maddeleri de burada aynen geçerlidir. 506 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Kanun madde 102 ve devamı maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yılbaşı olarak belirlenmiştir. 06.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanun ile bu konuda yeniden bir düzenleme yapılmış, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesi ile birlikte 102 inci maddesinin uygulanmayacağı hükme bağlanarak 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 10 yıllık zamanaşımı dönemine geri dönülmüştür. 506 sayılı Kanun'un anılan maddesi 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmış, konuya ilişkin düzenlemenin yapıldığı 5510 sayılı Kanun'un 93/1 fıkrasında, Kurumun prim ve diğer alacaklarının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, sürenin başlangıcının ödeme süresinin dolduğu tarihi takip eden takvim yılı başı olduğu belirtilmiştir. Madde de, özel durumlardan doğan prim ve diğer alacaklar yönünden zamanaşımının başlangıç tarihi ayrıca düzenlenmiş, Kurumun prim ve diğer alacaklarının; mahkeme kararı sonucunda doğması halinde ise, mahkeme kararının kesinleşme tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden doğması halinde, rapor tarihinden, kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden doğması halinde, bu soruşturma, denetim ve inceleme sonuçlarının Kuruma intikal ettiği tarihten veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden doğması halinde, bilgi ve belgenin Kuruma intikal ettiği tarihten itibaren, zamanaşımı süresinin başlatılması gerekeceği belirtilmiştir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.