Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5345 E. 2023/11776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5345
- Karar No
- 2023/11776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/207 E., 2023/431 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/32 E., 2022/340 K. Taraflar arasındaki yurt dışı borçlanmasının 26.07.2019 tarihli olduğunun kabulü ile talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin yurt dışı borçlanma talep dilekçesini 26.07.2019 tarihinde postaya verdiğini ve tahakkuk eden borçlanma bedelini süresinde ödediğini ancak davalı Kurum tarafından borçlanmanın 26.07.2019 tarihli borçlanma olarak değil, borçlanma talep dilekçesinin Kurum kayıtlarına girdiği tarih olan 05.08.2019 tarihli borçlanma olarak kabul ettiğini ve borçlanmayı 4/1-b kapsamda sigortalılık süresi olarak alarak, yaşlılık aylığı tahsis talebini, koşulları oluşmadığı gerekçesi ile reddettiğini belirterek hukuka aykırı Kurum işlemlerinin iptali ile yurt dışı borçlanmasının postaya verildiği tarih olan 26.07.2019 tarihli borçlanma olarak kabulü ile talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davacının borçlanma talebini gönderdiği postanın niteliği gereği borçlanma tarihinin postaya verildiği tarih olarak değil, borçlanmanın Kurum kayıtlarına girdiği tarih olarak kabul edilebileceğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 26.07.2019 tarihli yurt dışı hizmet borçlanma talebinin geçerli olduğunun, borçlanmanın o tarihte geçerli olan yasal hükümler kapsamında yapılması gerektiğinin ve davacıya aylık bağlanma koşullarının da bu tarihe göre değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yurt dışı borçlanmasının 26.07.2019 tarihli olduğunun kabulü ile talep tarihini takiben yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri. 2.3201 ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri, 6100 sayılı Kanunun 297. maddesi. 3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesinde "Hüküm sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir", hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgilidir. 3. Değerlendirme 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz yoluna başvuran davalı vekilinin sair itirazlarının reddi gerekir. 2-İnceleme konusu davada, davacının yurt dışı borçlanma talebini 26.07.2019 tarihinde postaya verdiği, borçlanmanın 05.08.2019 tarihinde Kurum kayıtlarına girdiği, davalı Kurumun bu borçlanma talebine istinaden hazırladığı tahakkukun, davacı tarafından süresinde, 14.01.2020 tarihinde ödendiği ve süresinde ödeme hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, 15.10.1970 doğumlu ve 15.10.1988 tarihinde sigorta başlangıcının bulunduğu, 29.06.2020 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebi aşamasında, Türkiye'de 04.03.2017-07.03.2017 tarihleri arasında 4 gün 4/1-a kapsamda sigortalılık süresinin ve 5300 gün 4/1-a kapsamda hizmetinin bulunması nedeniyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81./f bendi kapsamında yaşlılık aylığı koşullarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı Kurumun bağlayacağı yaşlılık aylığı ile ilgili açık ve net bir hüküm kurulması gerekirken, Mahkemece, infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1. bendinin tamamen silinerek yerine "Davanın kabulüne, yurt dışı borçlanmasının 26.07.2019 tarihli olduğunun tespitine, davacıya 01.07.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, " cümlelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.