Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5085 E. 2023/5178 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5085
Karar No
2023/5178
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/1180 E., 2022/549 K. KARAR : Ret Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti ve ödenmemiş aylıkların ödenmesi istemli dava dolayısıyla verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... ve eşi ...'ün 05.08.2002 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandıkları, bu tarihten itibaren oğlu ... ile birlikte yaşadığını, eşi ...'ün ise annesi ve kız kardeşinin evlerinde dönemsel olarak ikamet ettiklerini, davacının babasının 2007 yılında vefat ettiğini, boşanmadan yaklaşık 5 yıl sonra müvekkiline yetim aylığı bağlandığını, müvekkilinin yaklaşık 6 yıl yetim maaşı aldıktan sonra eski eşiyle 18.07.2013 tarihinde tekrar evlendiklerini, evlenecekleri bilgisini Sosyal Güvenlik Kurumuna iletildiğini, Haziran 2013 maaşını almadan ziraat bankasındaki hesabının kapatıldığını, kurumdan çeyiz parası dahi alınmadığını, müvekkilinin boşandığı eşiyle yeniden evlenmesinden şüphelenen müfettişlerin tahkikat yaptıklarını ve 16.09.2015 tarihinde 44.217,53 TL tutarında borç bildirim belgesinin tebliğ edildiğini, müvekkilinin ertesi gün kendi üzerine kayıtlı emekli maaşını çekmek istediğinde 1.600 TL olan emekli maaşının 1.180 TL olarak yattığını gördüğünü, bu şekilde haberdar olduğunu, muvazaalı boşanmasının söz konusu olmadığını, boşandıktan 5 yıl sonra babasının vefatı nedeniyle bir kişinin bunu hesap ederek boşandığını kabulünü mümkün olmadığını, dava dilekçesinde açıkladıkları nedenlerle müvekkilinin davalı kuruma 44.217,53 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, kurumun kesinti işlemi genel hükümlere göre açılmış bir dava veya icra takibi bulunmadığından müvekkilin maaşından yapılan haciz kesintisinin durdurulmasına ve maaşından kesilen 420 TL'nin iadesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun m.56/son "Eşinden boşandığı halde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır" şeklinde hüküm içerdiğini beyanla davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/876 E. 2016/131 K. sayılı kararıyla; davacının boşanma tarihinin 2002 yılı olması, kendisine ölüm yetim maaşının 2007 yılında vefat eden babasından 2007 yılında bağlanmış olması, bir insanın henüz ne zaman öleceğini bilmediği ve bilemeyeceği, sağ olan babasından emekli maaşı almak için muvazaalı olarak boşandığını düşünmenin hayatın olağan akışına ve gerçeklerine aykırı olması nedeniyle muvazaalı bir boşanma söz konusu olmadığından, boşandıktan sonra tarafların aynı çatı altında karı koca olarak yaşadıklarına dair hiçbir resmi tespit bulunmadığından, davacının boşandığı eşiyle 18.07.2013 tarihinde resmi nikahlı olarak yeniden evlenmesi nedeniyle davacıya ödenen ölüm aylığı kesildiğinden, kurum tarafından birlikte yaşadıklarına ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığından davanın kabulüne; 1.Davacının babası Cemal Akdoğan'dan almış olduğu ölüm yetim aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline, 2.Kurumca davacıdan talep edilen 44.217,53 TL tutarındaki önceden yapılan maaş ödemeleri nedeniyle davacının kuruma borçlu olmadığının tespitine, 3.Davacının emekli maaşından bu borç nedeniyle yapılan kesintilerin karar kesinleştiğinde yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 19.12.2016 tarihli ve 2016/9674 E. 2016/15184 K. sayılı ilamında, davacı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; davacı ve boşandığı eşinin kayıtlı oldukları bölge/bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı vasıtasıyla araştırması yapılarak uyuşmazlık konusu döneme ait adreslerinin tespit edilmesi ve bu dönemde oturdukları tespit edilen adreslerindeki komşu, kapıcı, yönetici kolluk marifetiyle re'sen tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, beyanlar arası çelişki olursa giderilmeli, istem hakkında düşünce edinmeye yetecek kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.." denilmek suretiyle, karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, celp olunan kurum kayıtları, yapılan araştırma ve incelemeler çerçevesinde, davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıklarının tespiti bakımından, davacı ve boşandığı eşinin boşanma sonrasından 2007 - 2011 yılları arasından 5 kez aynı sandık bölgesinde oy kullanımında bulundukları, boşanma sonrasından aynı hastane ve eczanelerden hizmet almış oldukları, denetim sırasında ve mahkememizce dinlenen tanıkların tarafların birlikte yaşadıkları yönünde beyanda bulunmuş oldukları, davacı yanca her ne kadar eski eşinin boşanma sonrasından ... ve Florya bölgelerinden ikamet ettiği yönünde beyanda bulunulmuş ise de dava dışı eski eşin bu dönemlerde tüm sağlık hizmetlerini ... Anadolu yakasında, Maltepe bölgesinden sağladığı dikkate alındığında davacı ile dava dışı eski eşinin boşanma sonrasından fiilen birlikte yaşadıkları yönünde kanaat getirilerek..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, mahkemece toplanan delillerin davacı lehine olup birlikte yaşama olgusunun olmadığına yönelik deliller olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti ve ödenmemiş aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 5510 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin 2 nci fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5085, K. 2023/5178, T. 10.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5085-e-2023-5178-k-9cb785c43459