Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4781 E. 2023/7089 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4781
Karar No
2023/7089
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/530 E., 2022/1335 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/409 E., 2021/95 K. Taraflar arasındaki 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının tespiti ve kurumca tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptali ile davalı Kurumdan tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2.2013.02.02.1077931.041.02/79 sicil nosu ile davalı kurumda işlem gördüğünü; davalı tarafından müvekkiline ait işletmede Fransa'da Sosyal güvenlik primleri ödenen Arnauld Nicolas Herve Marie Frete adına 2013/01 ila 2014/11 aylarına ilişkin asıl veya ek nitelikte ki aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde SGK ya verilmediği gerekçesi ile bu dönemlere ilişkin idari para cezası uygulandığının belirtildiğini; söz konusu 2013/01 ila 2014/11 aylarına ilişkin tahakkuk eden 4/a prim borcu olan 74.168,72 TL nin müvekkili şirketin mağduriyetine mahal verilmemesi açısından itirazi kayıtla ödendiğini; akabinde müvekkilinin 10.02.2016 tarihinde müvekkilinin SGK Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezine müracaat edip idarenin yanlış işlem yaptığını ve bunun düzenlenmesini istediğine ilişkin dilekçenin işleme alınmasına ve hukuki dayanaktan yoksun idari işlemin kaldırılmasını talep ettiğini; davalı kurumun müvekkilinin başvurusuna 06.04.2016 tarihli cevabi yazı ile "...Yabancı kimlik numaralı Arnauld Nicolas Herve Marie Frete isimli sigortalının kendi ülkesi mevzuat hükümlerince sosyal güvenliklerinin sağlandığını gösteren SE-208-01-FT Formünel belgesinin temin edilerek kurumumuza ibraz edilmesi halinde 11.02.2016 tarihli dilekçenizin değerlendirileceği hususunu arz ederim." denilmek suretiyle forminel belgelerin teminin istenildiğini; müvekkilinin bu yazıya 29.04.2016 tarihinde cevap vererek SE-208-01-FT Formüllerinin istenilmesinin üst normlara aykırı olduğunu belirterek kuruma itiraz dilekçesi verdiklerini; buna rağmen 10.05.2016 tarihli cevap ile yine SE-208-01-FT Formüler belgesinin temin edilerek kuruma ulaştırılması şartı ile müvekkili şirketin dilekçelerinin işleme alınacağının beyan edilmesi üzerine huzurda ki davayı ikame etme gereği hasıl olduğunu belirterek davalı Sosya Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... SGM tarafından gönderilmiş olan 26101404-1077931.041/721946 sayılı işyerinden tahakkuk ettirilen primlerin iptali, ödenmiş olunan primlerin iadesine karar verilmesine ve teşvik iptalinin kaldırılmasını talebini içerir iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Sosyal Güvenlik Kurumu ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından müzekkereye karşı verilen 27.08.2021 tarih ve 30248286 sayılı cevabi yazıda; 1073674.041 nolu iş yeri ile ilgili söz konusu dönemlerde APHB verilmediği, 1092978.041 nolu iş yeri ile ilgili söz konusu dönemlerde geriye dönük teşvik olmadığı, 1077931.041 nolu iş yeri ile ilgili 2013/1-2014/11 dönemleri arasındaki muhtelif dönemlerde teşvik başvurusunun onaylanıp, işlemlerinin tamamlandığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Verilen cevabi yazıda geçen muhtelif dönemlerde ibaresi nedeniyle davacının teşvik başvurusunun tamamının karşılanıp karşılanmadığı anlaşılamadığından Sosyal Güvenlik Kurumu'na yeniden müzekkere yazılmıştır. Müzekkereye ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından verilen 07.12.2021 tarih ve 36371071 sayılı cevabi yazıda; 2 2013 02 02 1077931 041 02-79 000 sicil sayılı dosyada işlem gören Davacı Clarıant (Türkiye) Boya Kimyevi Maddeler ve Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin dava konusu ettiği dönemlere ilişkin (2013/01 ila 2014/11) tüm teşviklerden yararlandırıldığı, teşvik talepleri ile ilgili herhangi bir reddedilme olmadığınındava konusu ettiği dönemlere ilişkin (2013/01 ila 2014/11) tüm teşviklerden yararlandırıldığı, teşvik talepleri ile ilgili herhangi bir reddedilme olmadığının belirtildiği ve müzekkere cevabına davacı şirketin elektronik ortamda ilettikleri teşvikten yararlanma talep dilekçelerinin eklendiği anlaşılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılan müzekkereye verilen cevabi yazılardan; davacının dava konusu ettiği tüm dönemlere ilişkin, davacının teşvik taleplerinin tamamının kabul edildiği, tahakkuk ettirilen primlerin iptal edilerek fazla ödenmiş olan primlerin iade edildiği ve primlerin teşvik kapsamına göre yeniden yasaya, usule ve davacının talebine uygun tahakkuk ettirilmiş olduğu, davacının tüm talepleri yönüyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar vermek gerekmiştir. Davacının dava konusu taleplerine ilişkin dava açmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu'na müracaat ettiği ancak davacının taleplerinin kurum tarafından uygun görülmediği, davanın bu sebeple açılmış olduğu, davanın konusuz kalması olgusunun ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra sabit olduğu anlaşılmakla haklılık durumuna göre yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 6. Maddesi uyarınca davacı lehine vekalet ücretinin tamamına hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacı hakkında yasa ve genelgeler gereğince işlem yapılıp davacıya uygun şekilde tebliğ edildiğini, kurum işlemlerinde herhangi bir hukuka aykırılık olmadığını, belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "....Davacının yabancı uyruklu çalışanı Arnaud Nicalas Herve Marie Frete'nin kendi ülkesine göre primlerinin ödendiğinden ayrıca Türkiye'deki çalışmaları için prim ödeme zorunluluğu bulunmadığı, bu bilgilerin kuruma bildirilmesi nedeniyle SE-208-01-FT formüler belgesini ibrazının zorunluluğun bulunmadığı, kurumun prim tahakkuku işleminin yerinde olmadığı anlaşıldığından dava tarihi itibari davacı davasında haklıdır. Kurumu bu işlemi nedeniyle davacının teşvikten yararlandırılmadığı açıkça anlaşılmadığı ancak prim borcu bulunanlar için sonradan yürürlüğe giren yasal düzenleme uyarınca geriye dönük teşvikten yararlanma imkanın getirildiği, her ne kadar ilk derece mahkemesince davacının prim iptali ve prim iadesi yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de ilk derece mahkemesinin davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair kararına karşı davacının istinaf talebi bulunmadığı, davacının yabancı uyruklu çalışanı Arnaud Nicalas Herve Marie Frete'nin kendi ülkesine göre primlerinin ödendiğinden ayrıca Türkiye'deki çalışmaları için prim ödeme zorunluluğu bulunmadığı, bu bilgilerin kuruma bildirilmesi nedeniyle SE-208-01-FT formüler belgesini ibrazının zorunluluğun bulunmadığı, kurumun prim tahakkuku işleminin yerinde olmadığı bu nedenle dava tarihi itibari davacının davasında haklı olduğu anlaşıldığından davalı kurum aleyhine tam vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı Kurum vekilinin vekalet ücreti dışındaki sair istinaf talepleri ise yerinde değildir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesinin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili, davacı hakkında kurumca yapılan işlemlerin yerinde ve gerekli olduğunu aksi halde teşvik hükümlerinin anlamsız olacağını, şartlarını taşımadığı belirgin olan davacı hakkında kurumca yapılan işleme karşı açılan bu davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı şirketin 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendinde yer alan teşvik indiriminden faydalandırılma hakkının tespiti ve kurumca tahakkuk ettirilen fark prim borcunun iptalinin gerekip gerekmediği hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamandda 331 inci maddesi ile birlikte, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.5510 sayılı Kanun'un ek 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrası hükmündeki “Görülmekte olan davalarda, ayrıca bir başvuru şartı aranmaksızın, dava öncesi yapılan idari başvuru tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte hesaplanacak tutar üçüncü fıkra hükümlerine göre mahsup veya iade edilir. Mahkemelerce, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. Yargılama giderleri idare üzerinde bırakılır ve vekâlet ücretinin dörtte birine hükmedilir. Ayrıca, İlk Derece Mahkemelerince verilen kararlar hakkında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'nca kanun yollarına başvurulmaz ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan kanun yolu başvurularından vazgeçilmiş sayılır.” İbaresinin iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulmuş ve Anayasa Mahkemesince 19.02.2020 gün ve 2018/139 E. 2020/12 K. sayılı karar ile bu hükmün iptaline karar verilmiş ve karar 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olup, bu aşamadan sonra da anayasaya aykırılığı tespit ile iptal edilen bu fıkraya dayalı olarak verilmiş olan kararlar da dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı ile birlikte oluşan bu yeni durum ve maddenin tüm hükümleri ile birlikte yeniden değerlendirilmesi için bir kez daha bozulmuş, böylece 4 üncü fıkrada yer alan “görülmekte olan davalar” yönünden yapılan bu yeni düzenleme ve aynı maddenin 3 fıkraya yaptığı yollama nedeniyle 3 üncü fıkra içerisinde getirilen davalı Kuruma yönelik ödeme yükümlülüğü karşısında, bu hükümlerin uyuşmazlığın çözümünde uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gelinen son aşamada, eldeki dava bakımından irdeleme yapılacak olursa, ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrasında yer alan kuralın, “mahsup veya iade edilme yönünden üçüncü fıkra hükümlerine yaptığı atıftan dolayı ödemelerin üç yıla yayılacağını öngörmesinin, faizin başlama tarihi ve ödeme için öngörülen süre göz önünde bulundurulduğunda kuralın mülkiyet hakkını sınırladığı ve yapılan bu sınırlamanın orantısız ve aşırı olduğu, hak arama hürriyeti çerçevesinde dava açan kişilerin mahkemelerden adil yargılanma hakları gereği uyuşmazlığı bitirecek şekilde gerekçeli karar elde etme haklarının bulunduğu, yargılamanın henüz devam ettiği bir süreçte, taraflardan birinin aleyhine olacak ve yargı merciinin uyuşmazlık konusu talep hakkında karar vermesini engelleyecek şekilde davayı ortadan kaldıran ya da davanın incelenmesini durdurarak karara bağlanmasına engel olan düzenlemelerin kişilerin karar elde etme hakkı ile birlikte sonuçları bakımından da kişilerin mülkiyet haklarının ölçüsüz şekilde sınırlandığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan maddeye dayalı olarak verilen kararlar da hukuka aykırı nitelikte olup, özellikle ek 17 nci maddenin 3 üncü fıkrasında yer alan düzenlemenin de mevcut bir dava olmaksızın prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılmasını düzenlemesi, başka bir deyişle davasız başvuru halinde, kuruma getirilen ödeme yükümlülüğünün çerçevesinin düzenlendiği hususu ile Anayasa Mahkemesi kararının 05.05.2020 tarih ve 31118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanması ile yürürlüğe girmesinden sonra, mahkemelerce iptal edilmiş olan Ek 17 nci maddenin 4 üncü fıkrası kapsamında uygulama yapılarak karar verilmesi olanağının ortadan kalktığı ve bu fıkranın içeriğinde yer alan atıf nedeniyle 3 üncü fıkrasının da uygulanabilir hüküm olmaktan çıkarıldığı hususu birlikte düşünüldüğünde, eldeki dava bakımından teşvik indirimine ilişkin uyuşmazlığın kaynağı olan temel yasa maddesi, yani 5510 sayılı Kanun'un 81inci maddesi hükümlerinin davanın yasal dayanağı olarak kabul edilmesi ve bu maddedeki koşulların irdelenmesi ile bu madde çerçevesinde uygulama yapılması gereklidir. 2. Diğer taraftan, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir. 2.Eldeki davada ise, dairemizin geri çevirme kararı üzerine davalı Sosyal Güvenlik Kurumun 06.04.2023 tarihli ve 69818911 sayılı cevabi yazısında belirtildiği üzere, davacı hakkında yapılan işlemlerin davacı şirketin bildirgesinin süresi dışında ve geriye yönelik olarak verilmesinden kaynaklandığı, davacı şirketin dönem bordrosunun 26.11.2014 tarihinde ve süresi dışında verilmesi nedeniyle geriye yönelik olarak 2013/01-2014-11 dönemleri arasında kalan dönem bakımından yersiz faydalandırılan 5510 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin (ı) bendindeki teşvik indirimi nedeniyle fark primlerin tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından ödenmesi üzerine de sonraki dönemler bakımından pirm borcunun bulunmaması nedeniyle teşvikten faydalandırılmaya devam ettirildiği, davalı Kurumca verilen 07.12.2021 tarihli cevabi yazı içeriğinde geçen belgelerin işleme alındığı ve onaylandığına ilişkin ibarenin dava konusu ile ilgisinin bulunmayıp 4447 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi hükümlerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, dava konusu bakımından davacının isteminin tam olarak davalı Kurumca karşılanıp karşılanmadığının yeniden irdelenmesi ile oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4781, K. 2023/7089, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-4781-e-2023-7089-k-9d424979a0f5