Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4765 E. 2023/6557 K.
Konu: Yurtdışı Borçlanma Talebinin Geçerli Olduğunun Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4765
- Karar No
- 2023/6557
- Karar Tarihi
- Konu
- Yurtdışı Borçlanma Talebinin Geçerli Olduğunun Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/607 E., 2023/388 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/271 E., 2021/7 K. Taraflar arasındaki yurtdışı borçlanma talebinin geçerli olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacı adına 106042013 tarih ve 10940 sayılı vekaletname ile 02.05.2013 tarihinde İzmit Sosyal Güvenlik Merkezine başvurarak Almanya'da 27.09.1993-24.112003 tarihleri arasında geçen sigortalı sürelerini 3201 sayılı Kanun'a istinaden borçlanma talebinde bulunduğunu, bu talep üzerine davalı Kurumun talebini kabul etmiş olduğunu, davacının da 17.12.2013 tarih 20164567 sayılı yazı ile tahakkuk ettirilen 30.208,73 TL borçlanma tutarından 574 gün karşılığı 6000,00 TL borçlanma bedelini 13.12.2014 tarihinde bankaya ödediğini, 19.07.2019 tarihli ve 30836 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7186 sayılı Kanun ile 3201 sayılı Kanun'da gerçekleştirilen düzenlemelerin 01.08.2019 tarihi İtibariyle yürürlüğe gireceğinden davacının bilgisi ve isteği doğrultusunda 24.07.2019 tarihli dilekçe ile kuruma başvurarak davacının dosyasında bulunan belgelere göre ve talep dilekçesine istinaden 27.09.1993 tarihinden itibaren 3600 günlük ilave borçlanma tahakkukunun yapılarak tarafına gönderilmesinin talep edildiğini, davalı Kurumun bu taleplerine verdiği 12.09.2019 tarihli yazı ile 3201 sayılı Kanun'a göre yurtdışında geçen sürelere ilişkin borçlanma talebi ile ilgili olarak gerekli işlemlerin yapılabilmesi için talep ekindeki belgelerin eksikliklerin olduğunun tespit edilmiş olduğundan en geç 3 aylık yasal süre içerisinde bu belgelerin tamamlatılarak kuruma gönderilmesi gerektiğinin cevap olarak verildiğini, kurumun bu cevap yazısına istinaden Yurtdışı borçlanması ibareli Nürnberg Başkonsolosluğu'nca düzenlenen 16.09.2019 tarih 2235 yevmiye numaralı vekaletnamenin davalı Kuruma ibraz edildiğini, davalı Kurum tarafından eksikliğin giderilmesinden sonra 02.10.2019 tarihli yazı ile 2319 günlük 6.3285,51 TL tutarında borç tahakkuk ettirilerek davacıya gönderilmiş olduğunu, davalı Kurum tarafından daha sonrasında 30.10.2019 tarih 16620527 sayılı yazıda müracaat anında vekaletnamede yurtdışı borçlanma ibaresi olmadığından borçlanmanın reddedilmiş olduğunun tebliğ edildiğini, davalı Kurumun borçlanma tahakkukunu yaptıktan sonra borçlanmanın reddedilmesi usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla 30.1.2019 tarih 16620527 sayılı davalı Kurum işleminin iptali ile 24.07.2019 tarihli borçlanma talebinin ve buna istinaden yapılmış 02.10.2019 tarih 14322861 sayılı borç tahakkuk cetvelinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, yapılan kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davalı vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...Somut olay ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, dosya kapsamından, başvuru tarihi olan 24.07.2019 tarihi itibariyle davacı adına yurtdışı borçlanma başvurusu yapan Av. ...'ün yurtdışı borçlanma ibareli vekaletnamesinin bulunmadığı anlaşılmış bu yönden kurum tarafından talebi red edilmiş ise de; 24.07.2019 tarihli talep dilekçesi üzerine davalı tarafından yurt dışı borçlanma ibareli vekaletnamenin istendiği, davacı vekili tarafından söz konusu vekaletnamenin sunulduğu, söz konusu talep gereği borç tahakkuku yapıldığı, davalı tarafın talebi üzerine eksiklikler giderildikten sonra talebin reddedilmesinin hatalı olduğu Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 01.10.2020 tarih 2020/2962-5251 E.K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla,..." davalı Kurum vekilinin istinaf esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yurtdışı borçlanma işleminin geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 3201 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.