Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/45 E. 2023/2984 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/45
Karar No
2023/2984
Karar Tarihi
Konu
Tespit

... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/753 E., 2022/1697 K. ... HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2021/84 K. Taraflar arasındaki tespit davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının 1989 yılından beri İsviçre'de ikamet ettiğini, ayrıca çalışmasının bulunduğunu, 29.03.2016 tarihinde 04.03.1990-07.07.2015 tarihleri arasında 5225 gün için borçlanma talebinde bulunduğunu, bu borçlanmanın davalı kurum tarafından kabul edilmesi ile ödemenin yapıldığını, 08.05.2017 tarihli tahsis talebinin 51 yaş ve 5750 gün prim ödeme gün sayısı şartlarının yerine getirilmemesi nedeni ile rededildiğini, İsviçre sigorta merciinden alınan hizmet dökümünde müvekkilinin 16.11.1989 tarihli başlangıç olarak çocuk yetiştirme süresinin bulunduğunu, SGK'nın 2014/27 sayılı genelgesinde "İsviçre de dahil bazı ülkelerdeki sigortalılık süreleri ve başlangıçlarının Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edileceğinin" belirtildiğini, müvekkili adına bu yönde yapılan itirazın da red edilmiş olması üzerine ek borçlanma yaparak prim ödeme gün sayısının 5750 güne tamamlandığını, yeniden tahsis talebinde bulunulduğunu, bu kez davalı kurumca 2018/38 sayılı genelgeye göre davacının ilk işe giriş tarihinin 17.12.1998 olarak tespit edildiği gerekçesi ile 55 yaş ve 5975 prim ödeme gün sayısının yerine getirilmemesi nedeni ile talebin yeniden rededildiğini, davalı kurumca yapılan işlemlerin 3201 sayılı Kanun'un değişik 5 inci maddesi hükümlerine uygun olmadığını belirterek müvekkilinin 26.06.2016 tarihli yaşlılık aylığı talebinin geçerli olduğuna, bu tarihi takip eden ay başından geçerli aylığa hak kazandığına, aksi düşünülürse 30.01.2019 tarihli tahsis talebini takip eden ay başından geçerli yaşlılık aylığına müstahak olduğunun tespitine, dava konusu kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 15.01.1994 olarak tespitine, davacıya 01.02.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurum tarafından yapılan işlem hukuka uygun olmadığını, davacı tarafından yapılan başvuru kurum tarafından haklı olarak reddedildiğini, dolayısıyla kurum tarafından yapılan işlemler uygun olup kurum işleminde bir hukuka aykırılık bulunmadığını yerel mahkemece eksik karar verildiğini kurum işlem sonucu beklenmeden karşı tarafça kurum aleyhine dava açıldığını, kurum tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davacının yurtdışı sigortalılık başlangıcı öncesi yapılan borçlanmanın sigortalılık başlangıcını geriye çekmeyeceği, ancak 3201 sayılı Kanun'un 5/2 nci maddesine göre Türkiye sigortalılık başlangıç tarihinden önceki borçlanma, borçlanılan süre kadar geriye gidilerek sigorta başlangıç tarihi bulunabileceği, buna göre davacının Türkiye'deki sigortalılık başlangıcı olan 03.12.2014 tarihinden borçlanılan 5746 günün geriye gidilmesi halinde davacının sigortalılık başlangıç süresinin 17.12.1998 tarihi olacağı, bu tarihe göre tahsis için 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-p maddesi gereğince 20 yıl sigortalılık 55 yaş ve 5975 gün prim ödeme şartlarının yerine getirilmesi gerekli olduğu, 01.01.1968 doğumlu olan davacının tahsis talep tarihinde yaş ve prim ödeme gün sayısı şartını yerine getirmediğinden davacının tahsis talebinin reddedilmesine yönelik kurum işlemi yerinde olduğu, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.3 maddesi gereğince kabulüne, ... 8. İş Mahkemesinin 2019/251 E. 2021/84 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 01.01.2010 tarihinden 5746 gün ev kadınlığı süresinden geriye gidilerek, sigorta başlangıç tarihinin 15.01.1994 olarak tespit edilmesi gerektiğini, borçlanma süresinin Türkiye'de ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten geriye götürülerek, sigorta başlangıç tarihinin 17.12.1998 olarak tespiti, mevzuatımızla örtüşmemekte olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 26.06.2016 tarihli yaşlılık aylığı talebinin geçerli olduğunun, bu tarihi takip eden ay başından geçerli aylığa hak kazandığının, aksi düşünülürse 30.01.2019 tarihli tahsis talebini takip eden ay başından geçerli yaşlılık aylığına müstahak olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un, 5510 sayılı Kanun'un, 3201 sayılı Kanun'un ilgili hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. . ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/45, K. 2023/2984, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-45-e-2023-2984-k-83eeaa099a49