Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4236 E. 2023/4205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4236
- Karar No
- 2023/4205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/328 E., 2022/96 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen, rücuan tazminat istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalılardan ..., ..., ... ile Medaş vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı...'ın 23.12.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, 11.05.2011 tarihli SGK müfettiş raporunda olayın iş kazası olduğunun, işverenin işe giriş bildirgesini süresi içerisinde vermediğinin ve kazanın meydana geldiği tarihte de sigortalı girişi verilmemiş olması nedeni ile işveren hakkında mülga 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi 3 üncü fıkrası hükmü uyarınca işverene işlem ifası gerektiğinin belirtildiğini, buna göre sigortalının %100 kusurlu olsa bile işveren bu kusurun yarısından sorumlu olduğunu, sigortalının kusur durumuna göre işverenin sorumluluğunu artacak olduğunu, sigortalının ölümü nedeni ile Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/590 Esas, 2009/521 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamada sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kurum tarafından hak sahiplerine 47.919,08 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını belirterek bağlanan gelirlerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bölgeye ilave orta gerilim hattı çekilmesi ve elektrik direklerinin yenilenmesi işinin yapılan ihale sonucu yapımcı firma Al-İş İnş. Elektrik Tic. Ltd. Şti'ne verildiğini, her ne kadar direk dikim işinde çalışan... ile...'ın Medaş ile hiçbir yönden bağlantıları bulunmasa da bu işçilerin çalışmalarının işverenleri Al-İş İnş. Elektrik Tic. Ltd. Şti.yetkilileri tarafından denetlemesi gerektiğini, maktül... ile...'ın topraklama yapmaksızın ve akımın mevcudiyeti ile ilgili gerekli tedbirleri almaksızın çalışmaya başlamaları üzerine çukura dikecekleri elektrik direğini kaldırmaları sırasında kazanın meydana geldiğini, davalıların yetki, görev ve sorumlulukları ile kazanın oluşumunda hiçbir ihmal ve kusurlarının bulunmadığını, davalıların fiileri ile kazanın oluşumu arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılar Al-İş İnş. Elk. Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, ölen sigortalının davalı şirketin işçisi olmadığını, davalıların dava konusu iş kazasında kusurlarının bulunmadığını belirterek davanını reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Dahili davalı Medaş cevap dilekçesinde; davadaki taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirketin 30.10.2009 tarihinde Hisse Devir Sözleşmesi ile özelleştiğini, husumetin Tedaş'a yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; 1-Davanın kabulüne, -23.959,54 TL peşin sermaye değerli gelir alacağının tahsis onay tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, -Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalılardan ..., ..., ... ile Medaş vekilleri temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Özetle; “... davalı işveren Al-İs İnşaat Elekt. Tic Ltd. Şti. hakkında 506 sayılı Kanun'un 9 ve 10 uncu maddeleri kapsamında değerlendirme yapılarak sorumlu olunan tazminat tutarının belirlenmesi gereği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu davalıların %85 karşılığı kurum zararından sorumlu olduğu tartışılarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararına Karşı Direnilerek Verilen Karar Özetle; ...önceki kararda direnilerek “1-Davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak 23.959,54 TL peşin sermaye değerli gelir alacağının tahsis onay tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,” karar verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulu Tarafından Direnme Kararına Karşı Verilen Karar Özetle; davalılardan ..., ..., ... ile Medaş vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 429 uncu maddesi gereğince bozulmasına, dair karar verilmiştir. D. İlk Derece Mahkemesince Hukuk Genel Kurulu Kararı Tarafından Verilen Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “1-Davanın kabulü ile, a-40.731,21 TL'nin 33.543,35 TL'sinin tahsis onay tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b-Bakiye kalan 7.187,80 TL'sine tahsis onay tarihi olan 29.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Al-İs İnş. Elektrik Tic. Ltd. Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine,” karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ..., ..., ... ile Medaş vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı kurum vekili özetle; Yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalılardan ..., ..., ... ile Medaş vekili özetle; Yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, ... 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, ... 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, ihya kararı veren mahkemece temsile yetkili kılınan şirket temsilcisinin usulüne uygun davetiye ile davalı şirket adına davaya katılımının sağlanmasına müteakip, delilleri sorulup ilgiliye savunma hakkı tanınıp mevcut davayla ilgili itirazları karşılandıktan sonra esas hakkında bir karar vermekten ibarettir. Somut olayda; hakkında yargılama yapılan davalı Al-İş İnş. Elektrik Ltd. Şti.’nin, Ticaret Sicilinden terkin olduğu ve bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.