Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3938 E. 2023/4070 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3938
- Karar No
- 2023/4070
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/724 E., 2022/588 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; maden ocağında bulunan kömürün çıkartılması ve termik santrale nakliyatı işinin alt işvereni olan diğer davalı Tellioğlu San. ve Tic. Ltd. Şti'ye yaptırıldığını, müvekkili ...'ın 07.11.2013 tarihinden 31.12.2013 tarihinde kadar kamyon şoförü olarak çalıştığını, 07.11.2013-31.12.2013 tarihleri arasında davalı işyerinin yanında kesintisiz ve aylık 2.500,000 TL üzerinde zorunlu sigortalılığı tabi olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Tellioğlu şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği iddiaları kabul etmediklerini, bu iddiaların hukuki dayanak ve delilden yoksun soyut iddialar olduğunu, davacının müvekkili olduğu Tellioğlu şirketinde 09.11.2013 tarihinde işe başladığını, işe başladığı gün ... ya sigortasının yaptırıldığını, davacının 09.11.2013-07.12.2013 tarihleri arasında müvekkili olduğu şirkette çalıştığını, 07.12.2013 tarihinde işten ayrıldığını, müvekkili olduğu şirketin davacının çalıştığı süre içerisinde sigortasını gerçek aldığı ücret üzerinden yatırıldığını, davacının ücret bordrolarınında düzenlendiğini, ücret bordrolarında davacının ne kadar ücret aldığının yazıldığını, davacının müvekkil şirkete haber vermeden işten ayrıldığını, müvekkili olduğu şirketin yasal süre içerisinde davacının işe dönmediğini görünce iş akdini ... ya ayrılıp bildirgesi vererek feshettiğini, belirterek davanın esastan reddini istemiştir. 2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2014/167-2016/458 sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının davalı şirkette hizmet akdine dayalı olarak 09.11.2013-30.12.2013 tarihleri arasında 2.000,00 TL net ücretle çalıştığı, 07.12.2013 -30.12.2013 tarihleri arasında 23 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediği, bunun dışında çalışmasının kuruma bildildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; " 1-Hizmet tespiti ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesi sonucu; Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün hizmet tespitine yönelik kısmının onanmasına, prime esas kazanç ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesi sonucu; Mahkemece, prim esas kazanç tespitine yönelik verilen karar isabetsiz bulunmuştur.sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda öngörülen yönteme uygun inceleme ve araştırma yapılmaksızın, Mahkemece, emsal ücret araştırması ve tanık beyanlarına itibar edilerek, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu,karar hatalıdır..."şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalı şirkette 09.11.2013-30.12.2013 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden çalıştığı, 07.12.2013-30.12.2013 tarihleri arasında 23 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediği bunun dışındaki çalışmasının kuruma bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine ", karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarımız doğrultusunda hükme elverişli olacak şekilde bilirkişiden ek rapor aldırılması gerekirken usul ve yasaya uygun olmayan bilirkişi raporu doğrultusun da davacının kabul ve kısmen reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu yönüyle müvekkil lehine bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde;mahkemenin toplanan delillerin hatalı değerlendirerek ve hatalı bilirkişi raporundaki değerlendirmelerle yetinerek hatalı bir karar verdiğini, bu sebeple verilen karar esas yönünden de yasaya aykırı olup düzeltilerek yeniden esas hakkında bir karar verilmesi zorunlu olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemine yöneliktir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun “prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 inci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.