Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3458 E. 2023/3419 K.
Konu: Takiplerin Kaldırılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3458
- Karar No
- 2023/3419
- Karar Tarihi
- Konu
- Takiplerin Kaldırılması
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1350 E., 2022/1625 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/66 E., 2020/64 K. Taraflar arasındaki takiplerin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurum tarafından, müvekkilinin 2005/3-2008/3 dönemine ilişkin ve 2005/3-2009/2 dönemine ilişkin prim borçları sebebiyle takip yapıldığını, bu takiplere ilişkin müvekkilinin en son çalıştığı iş yerine maaş haczi gönderildiğini, müvekkiline ödeme emri gönderilmediğini, müvekkilinin prim borçlarının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına rağmen müvekkil hakkında işlem yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkiline yapılan 2005/3-2008/3 dönemine ilişkin 30.235,36 TL tutarındaki takip mevcut iken, aynı dönemi kapsayan 2005/3-2009/2 dönemine ilişkin 214.497,69 TL tutarında takip yapıldığını, iki takibin de aynı döneme ait olduğunu ve mükerrer olduğunu, bu nedenlerle davalı kurumca müvekkil aleyhine yürütülen takiplerin tedbiren derhal durdurulmasına, davanın kabulüne, müvekkilinin prim borçlarının zamanaşımına uğradığının tespitine, davalı kurumca müvekkil aleyhine yapılan takiplerin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını 7 günlük dava açma süresi içinde açılmadığını, davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, yasal mevzuat gereğince getirilen kuruma müracaat şartı dava şartı olduğundan iş bu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının iddia ettiği gibi aynı dönemi kapsayan bir takip söz konusu olmadığını, iş bu davada davacı hakkında 6183 sayılı Kanun gereği icra takibine geçildiğini, borcun tahsil edilememesi üzerine, davacının, şirketin yetkili müdürü olması dolayısıyla borcun tamamından sorumlu olduğu göz önüne alınarak hakkında 6183 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 88 inci maddesinin 20 inci fıkrası gereği icra takibi başlatıldığını, davacı hakkında yapılan takip işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın öncelikle süre ve dava şartı yönlerinden reddi, aksi takdirde esastan reddi ile alacağın % 10 zamla davacıdan tahsiline, tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ''Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Davalı kurum tarafından 14.02.2018 ve 25.12.2018 tarihli haciz bildirilerine konu edilen 1068837 sicil sayılı işyerinin 2007/05-2008/03 dönemi, ...sicil sayılı işyerinin 2005/03-2006/03 dönemi,1067000 sicil sayılı işyerinin 2005/03-2007/08 dönemi, 1073600 sicil sayılı işyerinin 2007/05-2007/08 dönemi, 1077593 sicil sayılı işyerinin 2007/05-2007/09 dönemi, ... sicil sayılı işyerinin 2006/08-2007/10 dönemi 1077993 sicil sayılı işyerinin 2007/02-2008/01 dönemi, 1068842 sicil sayılı işyerinin 2007/05-2008/11 dönemi prim borçlarının zamanaşımına uğradığının tespiti ile bu dönemler yönünden davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline, 1068842 sicil sayılı işyerinin 2008/12,2009/01 ve 2009/02 dönemleri yönünden davanın reddine, ...'' şeklinde karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı Kurum Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesine göre kuruma müracaat şartı dava şartı olduğundan iş bu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar vermesi gerektiğini, davacının davasının yedi günlük dava açma süresi içinde açılmadığını, davacının zamanaşımı itirazının yersiz olup kabulünün mümkün olmadığını, alacaklarının zaman aşımına uğramadığını, davacı hakkında yapılan takiplerde zaman aşımını kesen ve durduran sebepler mevcut olup, dava konusu borçla ilgili zaman aşımı söz konusu olmadığını belirterek istinaf taleplerinin kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı aleyhine yapılan takiplerin iptali istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, kararı temyiz eden tarafın sıfatına göre usuli kazanılmış hak gözetilerek uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.