Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3307 E. 2023/3865 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3307
Karar No
2023/3865
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/31 E., 2022/711 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen, prime esas kazancın tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 17.09.007 - 22.02.2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, son maaşının 1.400,00 TL olduğunu, haftanın 6 günü 09:00 - 20:00 saatleri arası çalıştığını, yemek ve servisin işveren davalıca karşılandığını, davalı şirketin, müvekkili olan davacının ücretini gerçek değerleri üzerinden sosyal Güvenlik kurumuna bildirmediğini, bu yolla haksız kazanç sağladığı gibi müvekkilini de zarara uğrattığını, davalı aleyhine işçi alacaklarına ilişkin Çerkezköy İş Mahkemesi 2013/73 E. sayısı ile dava ikame ettiklerini, davanın davacı müvekkili lehine sonuçlandığını ancak henüz temyiz aşamasında bulunduğunu, davacı vekili dava dilekçesi istek başlığı ile; müvekkili için gerçek ücreti üzerinden sigorta primine esas kazancının tespiti ve gerçek rakamlar üzerinden kurum kayıtlarına işlenmesinin sağlanması yönünde talepte bulunmuştur. II. CEVAP Davalı beyan ve def'ileri ile davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili, davaya cevap dilekçesi ile özetle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; “Davanın reddine” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. “...eldeki dosya kapsamına göre davacının davalı işveren aleyhine Çerkezköy İş Mahkemesi’nin 2013/73 Esas sayılı dosyası ile açılmış alacak davası bulunduğu, dosyada sigorta primine esas kazancın tespitine ilişkin bir delil olup olmadığı ,İşçilik alacak dosyası kapsamında ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılıp, yapılmış ise ve hizmet akdinin sona erip ermediği göre değerlendirme yapılıp sonuca göre karar verilmelidir” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Özetle; “Davanın kısmen kabulü ile, 1-Davacı ...’in davalı işyerindeki 17.09.2007 – 19.02.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarına karşılık 17.11.2022 UYAP kayıt (havale) tarihli bilirkişi 3. ek hesap raporunda kuruma eksik bildirildiği belirtilen ve dökümü yapılan prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine, bu tarihler arasındaki çalışmalara karşılık brüt ücret farkının davacının sosyal güvenlik kaydına eklenmesi gerektiğinin tespitine, 17.11.2022 UYAP kayıt (havale) tarihli bilirkişi 3. ek hesap bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına,” karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil kurum vekili dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Anayasamızın 141 inci maddesinde, yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsenmiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 149 uncu (HMK’nun 28 inci) maddesinde de bu husus belirtilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 381 inci (HMK’nun 294 üncü) maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafları iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az aynı Kanunun 388 inci (HMK’nun 297 nci) maddesinde belirtilen hüküm sonucunun tutanağa geçirilerek okunması suretiyle olur. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388/1-3 üncü maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 nci maddesinde : “(1) Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2)Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir. Yine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 389 uncu (HMK’nun 298 inci) maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Bu hükümden anlaşılacağı gibi, mahkeme hükmünü gerekçesi ile birlikte tam olarak yazmış olsa bile, bunu duruşma tutanağına tamamen yazdırması ve okunması gerekir. Bir başka ifade ile mahkeme hükmünün hukuki varlık kazanabilmesi için onun tefhim edilmesi, verilen kararla, ne şekilde tefhim edildiğinin duruşma tutanağına yazılması zorunludur. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Kısa karar, bir davayı sona erdiren ( Niha-i ) temyizi mümkün olan son kararlardandır. Bu kararla mahkeme davadan elini çeker ve davayı sona erdirmiş olur. Asıl olan kısa karardır. Bu gibi hallerde de Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388 inci (HMK’nun 297.) maddesine uygun olarak tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösteren kısa karar ile daha sonra yazılan gerekçeli kararında buna uygun olarak düzenlenmesi gereklidir. (10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı) Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 2011/21-23 E. 268 K., 2012/6-97 E . 203 K., 2012/10-149 E. 291 K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Mahkemece, kısa kararda “davacı ...’in davalı işyerindeki 17.09.2007 – 19.02.2013 tarihleri arasındaki çalışmalarına karşılık 17.11.2022 UYAP kayıt (havale) tarihli bilirkişi 3. ek hesap raporunda kuruma eksik bildirildiği belirtilen ve dökümü yapılan prime esas kazanç ile çalıştığının tespitine, bu tarihler arasındaki çalışmalara karşılık brüt ücret farkının davacının sosyal güvenlik kaydına eklenmesi gerektiğinin tespitine, 17.11.2022 UYAP kayıt (havale) tarihli bilirkişi 3. ek hesap bilirkişi raporunun gerekçeli kararın eki sayılmasına, ” denilmek suretiyle, usul ve yasaya uygun şekilde kısa karar oluşturulmaksızın gerekçeli karar yazıldığı anlaşılmaktadır. Ortada hukuki varlık kazanmış bir karar mevcut olmadığı gibi hüküm bu yönüyle infaza da elverişli değildir. Davacının talebi hakkında kabul edilen ücreti hükümde açıkca belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz giderinin ilgiliye iadesine,06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3307, K. 2023/3865, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-3307-e-2023-3865-k-cb34df216edb