Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2655 E. 2023/2791 K. – İş Kazasının
Konu: İş Kazasının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2655
- Karar No
- 2023/2791
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasının Tespiti
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2875 E., 2023/46 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/276 E., 2022/284 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işverenliğin otel iş yerinde temizlik çalışanı olarak çalışırken işverenliğin işçi sağlığı, iş güvenliği kurallarına aykırı davranışı sonucu sol yumurtalığının ezilmesiyle kuyruk sokumunun çatlaması sonucu iş göremez duruma geldiğini, sonrasında yapılan iyileştirmeler sonucu aynı işverenlikte aynı görevde çalışırken 31.07.2007 günü sabaha karşı saat 03.00 sularına değin otelin giriş bölümündeki tenteleri yıkadığını ardından merdivenlerden inerken ayağının kayması sonucu başını mermer düzleme vurarak beyin kanaması geçirdiğini ve iş göremez duruma geldiğini, durum üzerine davalı işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, davanın reddedildiğini, bu nedenle bahse konu kararın iptali ile oluşan olayın iş kazası olduğunun saptanmasıyla başvuru tarihinden geçerli olmak üzere iş göremezlik gelirinin bağlamasının sağlanmasını talep ettiği, Kurum tarafından iş kazası talebinin reddedildiğini, toplanacak delil durumuna göre davalı Kurumun dayanaksız ret işleminin iptaliyle davacının geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitini, başvuru tarihinden geçerli olmak üzere davacıya geçici ve sürekli iş görememezlik geliri bağlanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının 2001-2007 yıllarındaki iş kazası iddiası ile ilgili 2016/21 sayılı genelge gereğince düzenlenen 06.03.2018 tarih ve 18 karar numaralı komisyon kararı ile 2001-2007 yıllarında meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmemesi nedeni ile iş kazası sayılmamasına karar verildiğini, söz konusu hükümler gereğince Kurumun yapmış olduğu tüm işlemlerin hukuka ve yasalara uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde 2001 yılında ve 31.07.2007 tarihinde çalışırken iş kazası geçirdiğini iddia ederek iş kazasını tespitini talep ettiğini, davanın 10 yıllık zaman aşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, iddia edilen olaylardan birinin üzerinden 18 yıl diğerinin üzerinden de 10 yılı aşkın bir süre geçtiğini, bu süre içerisinde davacının kaza meydana geldiğine ilişkin hiç bir talebinin söz konusu değilken bu kadar zaman üzerine bu davanın açılmasının davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğinin açık bir göstergesi olduğunu, davanın öncelikle bu nedenle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın iddia ettiği 2001 yılındaki kazanın hangi gün gerçekleştiğini dahi bilmediğini, iddia edilen kazalardan sonra davalı şirket yetkilileri hakkında hiç bir suretle soruşturma yapılmadığını, davalı şirketin iş yerinde kaza meydana gelmemesi adına üzerine düşen her türlü tedbirleri aldığını, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kabulü ile, davacı ...'ın 17.01.2000 tarihinde ve 21.06.2007 tarihinde geçirmiş olduğu kazaların iş kazası olduğunun tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının iş göremezlik gelirinin bağlanması istemi bakımından bir karar verilmediğinden ilk hükmün kesin olarak kaldırıldığını, mahkemece bu hususun gözetilmediğini ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, talep doğrultusunda Kurum tarafından yapılan incelemede iş kazası sayılmama kararı verildiğini, kurum tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, mahkemenin duyuma dayalı tanık anlatımlarına göre karar verdiğini, davanın açılmasına davalı kurumun neden olmadığını ileri sürmüştür. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı, talebin zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, tanık anlatımlarını görgüye dayalı olmadığını, iş kazasının meydana geldiğini kuşkuya yol açmayacak şekilde ispatlanamadığını, bilirkişi tarafından sunulan raporun, adeta bir Mahkeme ilamı niteliğinde olduğunu, hukuksal değerlendirmeyi yapmanın hakimin görevi olduğunu, bilirkişi tarafından hukuksal değerlendirme yapılmak suretiyle rapor tanzim edildiğini, davacının 28.07.1997 ile 15.01.2015 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, iddia olunan kazaların 2001 yılı ve 2007 yılllarına ilişkin olduğunu, iddia olunan bir kazadan sonra davacının 14 yıl diğer kazadan sonra da 8 yıl daha aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, bu durumun davacının iddiasında samimi olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, iş kazasından sonra 14 yıl boyunca aynı iş yerinde görev yapmanın hayatın olağan akşına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı işverenlikte çalışırken 17.01.2000 ve 21.06.2007 tarihlerinde iş kazası geçirdiğinin davalı şirket kayıtları, hastane evrakları ve tanık anlatımları ile doğrulandığı, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2011/463 Esas, 2011/2462 Karar sayılı ilamında ifade edildiği gibi iş kazasının tespiti istemine ilişkin davalarda hak düşürücü süre ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı, iş kazası sigortası kolundan bağlanacak gelir ve aylıklar ile kazanılan diğer haklarla ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü süreden söz edilmiş ise de iş kazası, meslek hastalığı ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıkların hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmez ise zamanaşımına uğrayacağı, bu durumda olanların gelir ve aylıklarının yazılı istek tarihini takip eden aybaşından başlayacağı , olayın iş kazası olması halinde şartları var ise davacıya yazılı talebini takip eden aybaşından itibaren iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması mümkün olduğu, davacı iş kazası tespit talebinin yanında geçici ve sürekli işgöremezlik geliri bağlanması isteminde de bulunmuş ise de bu taleplerin Mahkemece görülmekte olan dosyadan tefrik edildiği, tefrik edilip hakkında hüküm kurulmayan bir talebe ilişkin istinaf incelemesi yapılamayacağı anlaşılmakla tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Zorlu Grand Hotel vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının yaralanması ile sonuçlanan olayların iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanunun ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacının özlük dosyasında mevcut hastane kayıtları, dinlenen taraf tanıklarının beyanları, ayrıca davacı temyizi bakımından davacının geçici ve sürekli işgöremezlik geliri bağlanması istemi hakkında tefrik kararı verildiği hususu ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...