Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2586 E. 2023/7588 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2586
Karar No
2023/7588
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1046 E., 2022/2000 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/95 E., 2021/75 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkili davacının, 05.05.1997 - 04.02.2008 tarihleri arasında davalı idarede program metin yazımı ve prodüksiyon program yapımı hizmetlerinde kesintisiz çalıştığını, bu tarih öncesinde de 1 yıl stajyer olarak çalıştığını, taraflar arasındaki akdin her yılın son ayının 2 nci haftalarında bittiğini, yılın ilk ayının 2 nci haftalarında başlamak suretiyle 11 ay olarak düzenlendiğini, fakat çalışmaların kesintisiz sürdüğünü, bunun yanında 1997 - 2002 yıllan arasında düzenlenen sözleşmelerde her ay gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi yapıldığını, buna karşın sigortasız çalıştırıldığını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerinin 30.01.2001 tarihli Teftiş Raporunda davalı işyerinde 851 kişinin sigortasız çalıştırıldığının tespit edildiğini belirtilerek, davacının sigorta başlangıcının 05.05.1997 olduğunun ve belirtilen dönemlere ilişkin sigortalı hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TRT vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmeler incelendiğinde arada kesintilerin bulunduğunu, her sözleşmenin sona ermesinden sonra hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi gerektiğini, blok çalışma olarak değerlendirilemeyeceğini, 2954 sayılı Kanun gereğince hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırılmasının mümkün olmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir. 2.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile "Tüm dosya kapsamı itibari ile davacı ......nun 15.01.1999 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığı, 24.12.2007 tarihine kadar sürekli ve kesintisiz bir şekilde çalıştığı ancak çalışmalarının Kuruma eksik bildirildiği, taraflar arasında düzenlenen istisna sözleşmeleri, bordro tanıklarının beyanları, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 14.12.2020 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü cihetine gidilmiştir. Davacının ilk işe giriş bildirgesi olan 15.01.1999 öncesine ilişkin talepleri yönünden ise dava tarihi itibari ile bu dönemin hak düşürücü süreye uğramış olduğundan reddi cihetine gidilmiştir." gerekçeleriyle davacının davasının kısmen kabulü ile 15.01.1999 - 24.12.2007 tarihleri arasında davalı ... Genel Müdürlüğüne ait 15390 sicil nolu işyerinde sürekli ve kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı işveren tarafından çalınmalarının bir bölümünün Kuruma bildirilerek, kayda geçtiği; dosya içeriği ve bordro tanık beyanlarına göre Kuruma bildirilmeyen, iddia konusu devrede aralıksız çalışma olgusunun kanıtlanmış olması karsısında, hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilmediğini, davacının 05.05.1997 tarihinde çalışmaya başladığının sabit olduğunu belirterek, davanın kabulünü istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken ''Davanın kısmen kabulüne'' dair verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 3.Davalı TRT vekili istinaf dilekçesinde özetle: davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini, müvekkilinin 2954 sayılı Kanun gereği hizmet sözleşmesi ile işçi çalıştırmasının mümkün olmadığını, davacının çalışmalarının istisna akdi niteliğinde olduğunu,taraflara arasında hizmet ilişkisi olmadığını, bu nedenle de uyuşmazlığın İş Mahkemelerinde görülemeyeceğini, davanın usulden reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında bulunan taraflar arasında yapılan sözleşmeye istisna akti denilmiş ise de, sözleşmelerin sürekli yenilenmesi, çalışmanın davalıya ait işyerinde geçmesi ve emir ve talimatların davalı tarafından verilmesi husuları birlikte ele alındığında bağımlılık unsurunun oluştuğu, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olduğu ve kesintisiz olarak devam ettiği, kuruma bildirilen sürelerin infaz aşamasında kurumca gözetilmesi gerektiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı TRT vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı, davalı ve feri müdahil kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2586, K. 2023/7588, T. 06.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2586-e-2023-7588-k-c7362e690212