Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/213 E. 2023/708 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/213
Karar No
2023/708
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2798 E., 2022/2895 K. FER'Î MÜDAHİL : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 31.10.2018 HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/455 E., 2022/257 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalıya ait ... Bayan Kuaförü isimli işyerinde 25.12.2015 - 02.08.2018 tarihleri arasında yaklaşık 2 yıl 7 ay kadar çalıştığı, sigortalı yapılacağı vaadi ile oyalandığı, yapılmadığının anlaşılması üzerine iş akdinin feshedildiği belirtilerek; "Davalı işyerinde 25.12.2015 - 02.08.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının bağımlı ve daimi nitelikte çalışanı olmadığı, hiçbir zaman işçisi gibi hareket eden kişi de olmadığı, canı isteyince ve müşterisi varken işyerine geldiği, sonra işini görüp kazandıklarını cebine indirdikten sonra terk ettiği, davacının sürekli, belli saatleri arası, daimi ve düzenli olarak işyerinde bulunan bir kişi olması halinde çalışanı sayılabileceği, elde edilen gelirlerin ancak masrafı karşılayacak düzeyde olduğu, ekstra bir personel çalıştırmaya yeterli bulunmadığı, davacının haksız yere dava açıp para koparmaya çalıştığı, bir kuruş dahi çalışmalarından ötürü katkısının bulunmadığı, işyerine tecrübe edinebilmek ve piyasada tanınmak için bir mekan olarak kullandığı, sonrasında işlerini seyyar ve geçici olarak evinde sürdürdüğü belirtilerek, açılan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle: ... sicil numaralı işyerinin 12.09.2018 tarihinde kanun kapsamına alındığı, işyerinde herhangi bir denetim raporu bulunmadığı belirtilerek, açılmış olan davanın reddini gerektiği ifade edilmektedir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Kararda özetle; davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı iş yerinde 15.04.2016 - 02.08.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; karara dayanak gösterilen bilirkişi raporunun dosya kapsamına göre eksik inceleme sonucu hazırlandığını, mevcut haliyle hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, davacının hiçbir şekilde sigortalı resmi bir iş ilişkisi kurulması için müvekkiline ne yazılı olarak noterden ihtarname göndermesi, ne de müvekkili yönünden SGK'nın ilgili birimlerine resmi şikayet başvurusu olmadığını, mahkemece müvekkiline ait işyerinden ayrıldıktan sonraki tarihlerde düzenli olarak sigortalı çalıştığı bir işyeri olup olmadığının da araştırılmadığını, davalının muhtemelen hakkında açılmış birçok icra takip dosyası ve alacaklısı olduğundan haciz ve takibe uğramamak adına bilerek ve isteyerek sigortalı çalışmak istemediğini, hal böyle iken dürüstlük kuralı gereği iyiniyetli hareket etmeyen davacının davasının usul ve esastan reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; hizmet tespit davalarının kamu düzenine yönelik olduğundan re’sen incelemeye tabi olduğunu, yargılama ve araştırma usullerinin tazminat davalarından farklı olup, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut, inandırıcı yazılı belgelerle, 5510 S.K. ve mülga 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9, 79/ 10 uncu maddeleri gereğince kanıtlanması gerektiğini, müvekkili kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı ve feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur 2.Fer'i müdahil Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ve feri müdahil vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/213, K. 2023/708, T. 26.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-213-e-2023-708-k-d54464e4fd2c