Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1571 E. 2023/3754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1571
Karar No
2023/3754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/128 E., 2022/133 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemede görülen ödeme emri iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının...'a ait işyerinde 4488180 sigorta sicil nosu ile sigortalı olarak çalıştığını ...yanında çalışan kişilerle ilgili olarak davacıya ödeme emirleri geldiğini, ödeme emrinin işveren...'a gönderilmesi gerektiğini, davalı tarafın idari para cezalarına dayanak olarak ilçe emniyet müdürlüğüne verilen işletmeci kimlik bildirme belgesini dayanak gösterdiğini anılan belgede davacı imzasının bulunmadığı kimlik bildirme belgesinin ...tarafından verildiğini, davacıdan 5 adet ödeme emri ile talep edilen toplam 14.714.00 TL idari para cezasının işveren Lütfi'ye davacı tarafından gösterildiğini, işveren tarafından bedeller ödenmediği gibi davacının işten çıkarıldığını beyanla ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili davaya verdiği cevapta; davacıya ödeme emirlerinin 05.03.2012 tarihinde tebliğ edildiğini ödeme emirlerine 7 gün içinde itiraz edilmesi gerektiğini davacı itirazının süresi içinde olmadığını davacının idari para cezalarının iptali için idari yargıda dava açması gerektiğini davanın görevsizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, 1178807 sicil nolu işyerinin davacı adına tescilli olduğunu işverenin ...a ait olduğu iddasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla davanın reddini ve davacının %10 haksız çıkma tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.11.2013 tarihli ve 2012/115 Esas - 2013/500 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 28.10.2014 tarihli ve 2014/18851 Esas - 2014/21217 Karar sayılı ilamı ile "... karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenleme gereği, davaya konu borcun yapılandırma kapsamında bulunduğu gözetilmeli, bu çerçevede 6552 sayılı Kanun'un tanıdığı alacakların yeniden yapılandırılması olanağından yararlanılıp yararlanılmadığı incelenmeli, yapılandırma başvuru süresinin bitiş tarihleri ile Geçici 60 ıncı maddenin 9 uncu fıkrasının “Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.” hükmü de göz önünde bulundurularak, yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmelidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 14.06.2016 tarihli ve 2014/904 Esas - 2016/545 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairemizin 23.10.2018 tarihli ve 2018/1691 Esas - 2018/8392 Karar sayılı ilamı ile"....Eldeki davada ise öncelikle, HMK’nun 31 inci maddesi kapsamında davacının isticvabı ile talebinin idari para cezasına mı yoksa idari para cezasına konu edinen ödeme emirlerinin iptaline mi yönelik olduğu hususları belirlenmeli talebin salt idari para vezalarına yönelik olduğunun anlaşılması halinde, davaya bakma görevinin idare mahkemeleri olduğu hususunun dikkate alınması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı işyerinin kendisine ait olmadığını iddia etmiş ise de davacı kendisinin işyerinin işvereni olmadığı işyerinde işçi olarak çalıştığı dışında ödeme emirlerinin iptaline ilişkin başka bir gerekçe ileri sürmediği, 1774 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi gereği düzenlenen ve imzası bulunan belgede işletici olduğunu beyan ve kabul ettiği, ayrıca işyeri faaliyeti nedeniyle kendi adına vergi kaydı alındığı, öte yandan davacının işyerinin işvereni olduğunu iddia ettiği dava dışı Lütfü Baysal'ın işyeri adresi ile davacının işyeri adresinin farklı adresler olduğu, bu durumda davacının işveren olarak kabulü gerektiğinden davalı Kurum tarafından 2012/17421- 2012/17422- 2012/17423- 2012/17424- 2012/17425 sayılı takip dosyalarından gönderilen ödeme emirlerinin iptalinin mümkün bulunmadığı kanaatine varıldığı .." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğu, ...'ın, Lütfi Baysal'ın otelinin bünyesindeki (alt katındaki) hamamda çalışmakta olduğunu, sigortalı işçi olduğunu, dava konusu idari para cezaları sehven müvekkile tebliğ edildiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödeme emri iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58 inci maddesi, mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 80 inci maddesi ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 88 inci maddesidir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, Mahkemece verilen karar yerinde görülmemekle; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre davacının iş yerinin sahibi değil 4/1 - a madde kapsamında çalışanı olduğu anlaşılmakla; idari para cezalarına yönelik ödeme emirlerinden sorumluluğunun bulunmadığı açık olup aksine değerlendirme ile karar verilmesi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1571, K. 2023/3754, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1571-e-2023-3754-k-ff06ae16fc98