Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14383 E. 2024/9265 K.

Konu: Tespit Ve Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/14383
Karar No
2024/9265
Karar Tarihi
Konu
Tespit Ve Alacak

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/751 E., 2023/1796 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/1326 E., 2022/44 K. Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2002 ile 30.09.2008 tarihleri arasında sigortalılara ödenen yol yardımının ve 01.01.2002 ile 31.12.2003 tarihleri arasında aile ve çocuk zamları üzerinden ödenmiş sigorta primlerinin primine esas kazanca dahil edildiğini, bunların ayni yardım niteliğinde bulunması nedeniyle 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinde sayılan istisnalar kapsamında bulunduğunu belirterek, anılan dönemde yol yardımı ve aile ve çocuk zamları üzerinden alınan primlerin prime esas kazanç matrahına dahil edilemeyeceğinin tespiti ile davalı kurum tarafından yanlış ve yersiz olarak alınmış sigorta primlerine ilişkin alacağın her aya ilişkin primin kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından nakden ödendiği anlaşılan yol yardımlarının tahakkuk dönemleri itibariyle yürürlükte bulunan ve davanın da yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesinin 1 inci fıkrasında prim hesabında göz önünde tutulacak kazançlar belirtilirken 2 nci Fıkrada ölüm, doğum ve evlenme yardımları, yolluklar, kıdem, ihbar ve kaza tazminatları, ayni yardımlar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca miktarı yıllar itibari ile belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamlarının sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak aylık tutarının belirlenmesinde dikkate alınmayacağı, bunların dışında her ne ad altında ödeme yapılırsa yapılsın tüm ödemelerin prime tabi tutulacağı belirtilmiş olup fıkrada belirtilen "ayni yardımlardan" amacın sosyal veya kişisel bir ihtiyacın karşılanması yolunda yapılan yardım olduğu, yardımın ayni veya parasal olarak yapılmasının bir öneminin bulunmadığı gözetildiğinde, anılan dönemde yapılan yol yardımı ödemelerinin ayni yardım niteliğinde olması nedeniyle prime esas kazanca dahil edilmemesi gerektiği, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 120.160,42 TL fazla prim alacağının her aya ilişkin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, bilirkişi raporunun eksik bilgi ve belge ile hatalı olarak hazırlandığını, çocuk ve aile zamları ile yol yardımı ödemelerinin prime esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğinin açık olduğunu, alınan her bilirkişi raporunda müvekkili şirketin alacağının eksiltildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı SGK vekili, Kurum işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu 30.09.2008 tarihine kadar davacı işyerlerinden prime esas kazanca dahil edilen yol yardımı nedeni ile fazla ödemesinin hükme esas alınan 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda ödemeyi takip eden ay başından itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, dosyada alınan ilk bilirkişi raporu ile diğer raporlar arasında iadeye konu miktarlar açısından büyük fark bulunduğunu, dosya içinde ücret bordrolarının tamamının olmadığı ve sadece toplamı gösteren son sayfanın olduğu varsayılsa bile bu bordrolar ile Kurum kayıtları arasında farklılık olmadığını, aile ve çocuk yardımına ilişkin hesaplama yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.01.2002 ile 31.12.2003 tarihleri arasında ödenen çocuk ve aile zamları ile 01.01.2002-30.09.2008 tarihleri arasında ödenen yol yardımlarının sigorta primine esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğinin tespiti ve yersiz öden primlerin faizi ile tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 77 nci maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14383, K. 2024/9265, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-14383-e-2024-9265-k-8b3f749576fc