Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14118 E. 2024/90 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/14118
Karar No
2024/90
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/116 E., 2023/223 K. HÜKÜM/KARAR : Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait .... sicil sayılı işyeri sigortalılarından .... sigorta sicil numaralı....’nin 04.06.2007 tarihinde işyerinde işin yürütümü sırasında geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat ettiğini, sigortalının hak sahiplerine 28.467,28 TL ilk peşin sermaye değerli iş kazası ölüm geliri tahsisi yapıldığı, 3.294,86 TL. tedavi gideri ile 234.93 TL. cenaze gideri ödendiği böylece davacı Kummun şimdilik 31.997,07 TL zarara katlanmak zorunda kaldığını, olayın bir iş kazası olduğunu, konuyla ilgili Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/526 esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, burada alınan kusur rapora ile davalıların kusurlu bulunduğu, sigortalıya ait işe giriş bildirgesinin iş kazasından sonra verilmesi nedeniyle işverenin 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince de sorumlu olduğu gözetilerek Kanun'un 26 ncı maddesine istinaden oluşan kuram zararının şimdilik %25 ine karşılık gelen 7.116,82 TL'nin yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı işveren şirket ve Hacı Celepçi vekili cevap dilekçesi ile Metin Kabaktepe ’nin ölümünden dolayı müvekkillerinin iş kazasından, imar kanunundan dolayı sorumlu tutulamayacağı gibi kusurlarının da olmadığını, arsa sahibinin sorumlu olduğunu, müvekkilerinin sorumlu olabilmesi için iş güvenliği tedbirlerini almayı sözleşme ile üstlenmiş olmaları gerektiğini ancak müvekillerine kusur atfına sebep olabilecek böyle bir sözleşme bulunmadığını, iş kazasında ölen işçinin müvekkilleri tarafından çalıştırılmadığını, müvekkilinin sıva işlerini götürü olarak verdiği ekibinin arkasına takılıp geldiğini ve bundan bir saat sonra kaza geçirerek öldüğünü, oluşa göre müvekkiline ancak iş güvenliği tedbirlerinin alınmadığı yapıda çalışmayı ret etmemiş olması yüzünden 2. derecede ve çok az bir oranda kusur sorumluluğu yüklenebileceğini, sigortalının işvereni olmadıklarını Konya 9. Asliye Ceza Mahkemesindeki kamu davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini beyanla yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile müvekkillerinin olayın meydana geldiği inşaatın mülk sahibi olduğunu, mülk sahiplerinin bir olduğunu, inşaatın sıva alçı ve boya işlerini yürütmek üzere diğer davalı şirket ile 27.12.2006 tarihli sözleşme yaptığını, inşaat işlerinden anlamadığı için inşaat yapımını diğer mülk sahipleri ile birlikte kararlaştırdıkları kişilere yaptırmakta olup piyasada inşaat işleri ile uğraşan kişilerden teklif alıp bunlardan uygun gördüklerine inşaat yapım işlerini verdiklerini, sıva, alçı, boya işlerini de diğer davalılara verdiklerini, diğer davalıların yanlarında kimi çalıştırdıklarını, sigorta kurumuna işe giriş bildirimi yapıp yapmadıklarını, primlerini yatırıp yatırmadıklarını kontrol etme imkanına sahip olmadığını, alt iş veren konumundaki Gökkuşağı şirketinin işçilerini münhasıran müvekkiline ait binada çalıştırmayıp çeşitli binalarda çalıştırmakta olduğunu, müvekkilin alt işveren ile birlikte sorumluluğunun bahsedilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.05.2015 tarihli ve 2009/92 Esas, 2015/290 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 24.04.2017 tarihli ve 2015/14581 Esas, 2017/3613 Karar sayılı Bozma ilamında; "... kazaya konu inşaatın kim tarafından yapıldığı (resmi bilgi ve belgeler de gözetilerek), bahsedilen şirket mevcut ise şirketin nevi, şirket ile ... arasındaki ilişkinin niteliği, şirket mevcut değilse inşaatı yaptıranlarla ... arasındaki ilişkinin niteliği ve tarafların işverenlik sıfatı belirlenmeli, kusura etki eden sıfat belirlemesi yapılması halinde yeni duruma göre yeniden kusur raporu alınmalı, neticesine göre karar verilmelidir. " gereğine işaret edilerek bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemece bozmaya Uyularak Verilen 12.04.2018 tarihli ve 2017/223 Esas, 2018/120 Karar sayılı kararıyla; "Davacının davasının kabulü ile davalılar 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre toplam %90 kusurlu kabul edilerek dava edilen 7.999,26 TL kurum alacağının davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, Davacının fazlaya dair hakkının saklı tutulmasına, Alacağın 7.116,82 TL sine 15.02.2008 tarihinden, 823,71 TL sine 04.06.2007 tarihinden, 58,73 TL sine 25.09.2007 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, " karar verilmiş, karara karşı davacı Kurum ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 03.12.2018 tarihli ve 2018/6519 Esas, 2018/10075 Karar sayılı bozma ilamında; "... Arsa sahipleri adına işveren yetkilisi olarak kabul edilen ve davalı olarak gösterilen ...'nın arsa sahipleri adına husumet sıfatı yoktur.Tüm arsa sahiplerinin katılımı sağlanarak yargılama yapılmalıdır. " gereğine işaret edilerek bozulmuştur. C.Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemece bozmaya Uyularak Verilen 21.06.2021 tarihli ve 2019/12 Esas, 2021/186 Karar sayılı karar; "Davanın kabulü ile Davalılar 506 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre toplam %90 kusurlu kabul edilerek dava edilen 7.999,26 TL kurum alacağının davalı ve dahili davalılardan müştereken müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, Davacının fazlaya dair hakkının saklı tutulmasına, Alacağın 7.116,82 TL sine 15.02.2008 tarihinden, 823,71 TL sine 04.06.2007 tarihinden, 58,73 TL sine 25.09.2007 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine," karar verilmiş, karara karşı davacı Kurum ve davalılar ... vekilleri ile , ... temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 06.12.2022 tarihli ve 2022/11259 Esas, 2022/15488 Karar sayılı bozma ilamında; " davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi içeriği ve ekli sunduğu belgelerde davalı ...’nın eldeki dava dosyasındaki borçlar sebebiyle yapılandırma başvurusu yaptığı anlaşılmakta olup, mahkemece bu yapılandırma başvurusunun ve davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi ve yeniden inceleme yapılmak üzere mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararıyla; 7143 sayılı yapılandırma yasası kapsamında Kurumca çıkartılan borcun kurum hesabına davalı ... tarafından 27.08.2018 tarihinde ödendiği görülmekle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 10 ve 26 ncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/14118, K. 2024/90, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-14118-e-2024-90-k-38f9f3c3c4ba