Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13778 E. 2024/94 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13778
- Karar No
- 2024/94
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/40 E., 2023/154 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ....sigorta sicil numaralı olduğunu, müvekkilinin 1997 yılının Eylül ayında davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 2006 yılının Şubat ayına kadar çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin davalı işyerinde 2000 yılının Mart ayına kadar her gün gece saat 23.00'dan sabah 08.30'a kadar aralıksız çalıştığını, 2000 yılından 2004 yılına kadar her gün 14.00'den 23.00'e kadar aralıksız çalıştığını, 2004 ve 2005 yılları arasında 23.00-08.30 saatleri arasında çalıştığını, 2005 yılından işten ayrıldığı yıl olan 2006 yılına kadar 14.00-23.00 arası çalıştığını, bu çalışmalar haricinde müvekkilinin radyoda program olsun veya olmasın çeşitli kademelerde sürekli olarak çalıştığını, bu çalışmalar süresinde fazla çalışma, senelik izin, hafta sonu ve bayram tatili hakkından yararlanmadığını, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, davalı şirketteki çalışmalarından dolayı düzenli olarak sigortalı bildirilmediğini belirterek müvekkilinin 01.09.1997-15.02.2006 tarihleri arasında davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait işyerinin 20.10.1993 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve 31.05.2007 tarihinde Kanun kapsamından çıkartıldığını, davacının sigorta dosyasının incelenmesinde, 17.09.1999 tarihinde işe girdiğini, 15.11.1999 tarihinde işten çıkışının verildiğini, 14.06.2000 tarihinde tekrar işe girişinin verildiğini, 01.09.2000 tarihinde tekrar işten çıkışının verildiğini, davacının 13.05.1998 tarihinde ... Park işletmesinde işe girip, 15.08.1999 tarihine kadar çalışmış olduğunu, 16.05.2003 tarihinde ... Telekom ünvanlı işyerine girdiğini, 01.05.2005 tarihine kadar çalışmış olduğunu, davacının 20.09.2003-26.02.2004 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur kaydının bulunduğunu, davacının davalı işyerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığı iddialarının inandırıcılıktan uzak olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İletişim ve Filmcilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.06.2016 tarihli ve 2011/86 Esas ve 2016/529 Karar sayılı kararıyla;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davacı ... ve .... oğlu, 1975 doğumlu, ....TC kimlik numaralı ...'ın ... İletişim ve Filmcilik A.Ş.'de 27.09.1997 - 12.05.1998 ve 02.05.2005- 31.12.2005 asgari ücretle hizmet akdine istinaden çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 16.042018 tarihli ve 2016/15850 Esas ve 2018/3825 Karar sayılı ilamı ile " Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, mevcut tanık beyanları da bir arada değerlendirilerek davacının program hazırlığının ne kadar sürdüğü, programın kaç saat devam ettiği, program sonrasında çalışmasının olup olmadığı hususlarını araştırmak, davacının davalı işyerinde part-time çalıştığının kabulü halinde davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu bir uzman bilirkişinin görüşü alınmak suretiyle açıkça saptandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. " gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemenin 10.11.2020 tarihli ve 2018/253 Esas ve 2020/416 Karar sayılı davanın kabulü ile davacının davalı iş yerinde 01.09.1997-15.02.2006 tarihleri arasında Kuruma bildirilen 136 günlük sürenin dışında kesintisiz 2.999 gün sigortalı çalıştığının tespitine, dair kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 26.10.2021 tarihli ve 2021/3104 Esas ve 2021/12938 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece, tespitine karar verilen sigortalılık süresi ile çakışan 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu gözetilerek, çakışan dönemle ilgili hangi çalışmaya üstünlük tanınması gerektiği araştırılarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı işçinin, davalı işverene ait 31664.44 sicil numaralı işyerinde hizmet aktine dayalı olarak 01.09.1997-15.02.2006 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler hariç olmak üzere aralıksız şekilde asgari ücret karşılığı sigortaya tabi hizmetle fiilen çalıştığı sonucuyla, davanın kabulü ile ..... SGK sicil numaralı davacının davalı işveren şirkete ait 31664.44 sicil numaralı işyerinde 01.09.1997-15.02.2006 tarihleri arasında Kuruma bildirilen süreler hariç asgari ücret karşılığı sigortaya tabi hizmetle fiilen çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.