Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13488 E. 2024/80 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13488
Karar No
2024/80
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/22 E., 2023/348 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sigortalılık başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılardan ...’ya ait... köyünde yapılan dere inşaatı işyerinde 01.09.1988 tarihinden başlayarak yaklaşık 3 ay kadar çalıştığını, davacının işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak dönem bordrosu verilmediğinden hizmetlerinin tespitinin yapılamadığını ileri sürerek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1988 tarihi olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı ... davaya cevap vermemiş, yargılamaya katılmamıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, sigortalı adına ... isimli işyeri tarafından Kuruma 28.10.1988 tarih ve 104822 sayı ile işe giriş bildirgesinin verildiğini, ancak 1988/3 dönem bordrosunun verilmediğini, davalı işyerinin 01.09.1988 tarihinde kanun kapsamına alındığını, 30.05.1989 tarihinde Kanun kapsamından çıkarılarak iz işlemi yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2019 tarih ve 2018/53 - 2019/335 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurumun davalı olarak değil fer'i müdahil sıfatıyla davada yer alması gerekirken davalı olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, çalışma olgusunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini, davanın açılmasına Kurum sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2022 tarihli ve 2021/2954 - 2022/417 E.K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 18.10.2022 tarihli ve 2022/11406 - 2022/12601 E.K. sayılı kararı ile somut olayda, eylemli çalışma olgusu yeterli ve gerekli bir araştırmayla sağlıklı bir biçimde belirlenmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesinin hatalı olduğu, mahkemece yapılacak işin, davacı ile birlikte aynı işyerinde çalıştığını ifade eden ve beyanları hükme esas alınan davacı tanıkları.... ve ... adına davalı işverenlikten işe giriş bildirgeleri verilmiş ise de, Dairemizin 28.6.2022 günlü geri çevirme kararı ile istenen adı geçen tanıklara ait şahsi sicil dosyaları içerisinde bulunan ve davalı işyerinden verildiği anlaşılan puantaj kayıtlarında, ... ve ...’ın isimlerinin bulunmaması karşısında, anılan kayıtlarda davacı ile aynı dönem çalıştığı görülen tanıkların adreslerinin tespiti ile, bu kişilerin davacının çalışmasına yönelik yöntemince beyanları alınmalı, böylelikle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ve 2023/22 - 2023/348 E.K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama ile bozma ilamı doğrultusunda ... Çaygökpınar köyünde 1988 yılında dere bendi taşkın rusubat kontrolü inşaat işinde çalışanların adreslerinin tespiti için ... İl Jandarma Komutanlığı ve ... DSİ Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ise de, adreslerin tespit edilemediği, davacı asilin 16.05.2023 tarihli celsede çalışma dönemine ilişkin isticvabında; "Ben davalı ...'nın yanında... Köyünde Derebendi inşaatında yaklaşık 3 ay çalıştım, bu nedenle de sigorta başlangıç tarihimin 01/09/1988 tarihi olarak tespitini talep ediyorum, Biz çalıştığımız süre boyunca kalmak için köyün dışında çadır yapmıştık, bu sebeple köye çok gidip gelmedik, sadece inşaat işine bakmak için muhtar gelirdi, ancak muhtarda vefat etmiş, bunun dışında bana okumuş olduğunuz Devlet Su İşlerinde çalışan kişilerde bizim yanımıza gelmezdi, Çaygökpınar köyünde farklı farklı yerlerde Derebendi inşaatı oldu, biz Çeltik Köyünden 5-6 arkadaş birlikte köyün üstündeki bentte çalıştık, bizimle birlikte çalışan başka da kimse yoktu, hepimizin primleri de yatırılmamış, bana okumuş olduğunuz devlet su işlerindeki çalışan ....,...,...,....,...,.ve ....'yı tanımıyorum. Bunlar belki köyün alt kısmındaki inşaatta çalışmış olabilir, işe giriş bildirgesinde ki imzayı ben attım" şeklinde beyanda bulunduğu, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya aidiyetinin tespiti yönünden alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 14.08.2023 tarih ve.... sayılı raporunda; ... adına atılı imza ile ...'in mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultulu, seyir hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından işe giriş bildirgesindeki imzanın kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olduğunun tespit edildiği, dinlenen davacı tanıklarının davacının iddiasını doğrular şekilde beyanda bulundukları hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacının 4.4001.27..... SGK işyeri sicil numaralı ... Merkez ...,..,...Rusubat Kontrolü İnşaatı unvanlı işyerinde 01.09.1988 tarihinde hizmet akdi ile 1 (bir) gün, asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada fiili çalışma olgusunun yazılı belgelerle ispat edilemediği gibi, tanık beyanlarıyla da ispat edilemediği, davanın kabulü için sadece davacının işe ilk giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, davacı tanıkları ... ve ...'ın beyanlarının puantaj kayıtlarında isimlerinin bulunmaması sebebiyle yeterli bulunmadığını, bozma sonrasında davacı ile aynı dönemde çalışan tanıkların mahkemece tespit edilemediğini, davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 01.09.1988 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi, aynı Kanun'un 79/10 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13488, K. 2024/80, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13488-e-2024-80-k-2a3a4d55c1f0