Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13477 E. 2024/13142 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13477
Karar No
2024/13142
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2328 E., 2023/2819 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2007/749 E., 2016/953 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 23.03.2023 tarih ve 2019/430 başvuru numaralı kararı ile Mahkemeye erişim ... ihlalinin kaldırılması için verilen yargılamanın yenilenmesi kararı kapsamında inceleme yapan esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verildiği, kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Aynı zamanda Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda kararın bozulması üzerine uygulanacak temyiz kesinlik sınırı noktasında karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinde bir farklılık bulunmayıp, uygulanması gereken temyiz (kesinlik) sınırının HMK.'nın 362/1-a maddesinde işaret edilen miktar olarak değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Somut olayda; Anayasa Mahkemesinin yargılamanın yenilenmesi kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.09.2023 tarihli kararıyla asıl ve birleşen davaların tam kabulü ile 121.312,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alındığı maddi ve manevi tazminatların birbirinden ayrı birer dava olarak karar tarih itibariyle yürürlükte bulunan 238.730,00 TL'lik kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine, davacı vekilinin temyiz başvurusunun ise İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2016 tarihli kararıyla aynı miktarda maddi ve manevi tazminatın tam olarak hüküm altına alınmasına, bu kararın davacı vekilince istinaf edilmemesine, bu kapsamda davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklara göre davacının HMK'nın 361/2 nci maddesi kapsamında temyiz kanun yoluna başvurmasında hukuki yarar bulunmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan, davacı vekilinin temyiz başvurusunun hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13477, K. 2024/13142, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13477-e-2024-13142-k-eef1baa51d4e