Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13329 E. 2023/13377 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13329
Karar No
2023/13377
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1593 E., 2023/1481 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/322 E., 2022/223 K. Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun incelemesi üzerine düzenlenen 07.03.2013 tarihli denetim raporuna istinaden boşandığı eşiyle boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle almakta olduğu yetim aylığının kesilerek, ödenmiş aylıklar tutarı toplam 45.177,33 TL borç tahakkuk ettirilip iadesinin istendiği; davacının anlaşlmalı değil aksine çekişmeli boşandığı eşiyle boşandıktan sonra birlikte yaşamasının söz konusu olmadığı; denetim raporun eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olduğu iddiasıyla davacının yetim aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptaline, aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına, iadesi istenen ödenmiş aylıklar tutarı 45.177,33 TL tutarda Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurumdan yetim aylığı almakta iken boşandığı eşi ... ile birlikte yaşayıp yaşamadığı ile ilgili olarak inceleme başlatıldığı; neticesinde 07.03.2013 tarih,YT:040 sayılı raporla çevre soruşturmaları ve çok sayıda resmi Kurum ile yazışma yapıldığı; nihai olarak davacı ve eşinin boşanmış oldukları halde birlikte yaşadıkları kanaatine varıldığı; Kurum Denetmeni tarafından Kimlik Paylaşım Sisteminden edinilen verilerden davacı ve eşinin 04.06.1997 tarihinde evlendiği ve 06.09.1999 tarihinde boşanmış oldukları, yine her ikisinin 05.10.2009 tarihinde tekrar evlendikleri ve 25.06.2012 tarihinde de boşandıkları, çiftin boşanmış oldukları süre içerisinde 08.11.2006 tarihinde ...adında bir çocukları da olduğu, Kurum kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının güncel adresinin ... Barbaros Mah. ... Kemal Cad. No: 20/1 Osmangazi / ..., ...'ın ise ... Mah. 9. Yavuz Sok. No:21/A Osmangazi / ... olduğu, ...' ın anılan adresinde yapılan inceleme ve soruşturmada adı geçenin bu adreste tanınmadığı, ...'nin adresinde tutulan tutanakta ise No:20/2 de oturan komşusu ...; ... Hanım'ı iyi tanıdığını, kiracıları olarak 1. katta ikamet ettiği, ... eşi ...ve 2 çocuğu ile yaklaşık 8 yıldır aynı adreste yaşadıklarını, sadece 3-5 ay kadar önce 1-2 ay kadar ayrı yaşadıklarını, yine aynı apartmanın 3. katında oturan Zeliha adındaki komşusu ile numara 15/1 de oturan karşı komşusu Hasan Civel de davacının eşi ve 2 çocuğu ile birlikte uzun yıllardan beri bu adreste oturduklarını ifade ettikleri; Kurum işlemlerinin yerinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının, 13.10.1999 - 21.11.2009 ile 15.06.2013 - 21.01.2017 tarihleri arasında iki dönem halinde eşinden boşanması üzerine Kurumdan aylık aldığı; davacının eşinden 09.09.1999 tarihinde boşanıp tekrar 05.10.2009 tarihinde evlendiği gözetildiğinde davacının yetim aylığı aldığı birinci dönem olan 13.10.1999 - 21.11.2009 tarihleri arasında aldığı aylıkların yukarıda bahsedilen yasa hükmü gereği bu tür yersiz ödemeler 01.10.2008 tarihinden itibaren talep edileceğinden, 22.10.2008 - 21.11.2009 arasındaki ödemeler için Kurumun talep hakkı (ki Kurum da bu tarihe göre hesaplama yapıp istekte bulunmuştur) bulunduğu; davacı ile eşinin boşanıp tekrar evlendikleri 06.09.1999 - 05.10.2009 tarihleri arasında yani evli olmadıkları dönemde 2006 yılında ...isimli çocuklarının doğduğu kayıtlardan anlaşılmakla, bu dönem yönünden boşanılan eşle fiilen birlikte yaşama olgusunun gerçekleştiğinin sabit olduğu ve buna göre Kurumun bağladığı aylıkları yersiz ödeme hükümlerine göre geri istemesinde bir hata mevcut olmadığı; bu dönemde davacıya Kurumca yapılan ödemelerden kesintilerin düşülmesi halinde Kurumun fiilen yersiz ödeme miktarı 4.588.29 TL olduğu; davacının ikinci kez 05.10.2009 tarihinde evlendiği, 25.06.2012 tarihinde boşandığı, boşandığı eşinin davacıya 03.08.2013 tarihinde saldırması sebebiyle kasten öldürmeye teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkumiyet kararı verildiği, 03.08.2013 - 06.02.2018 tarihleri arasında ceza infaz kurumunda bulunduğu, davacının bu saldırı olayından sonraki tarihe denk gelen 15.06.2013 tarihindeki tahsis talebi ile bu tarihten itibaren ödenen aylıkların Kurum denetim raporu ile kesilmesine ve ödenen ölüm aylıklarının iadesine ilişkin Kurum işleminin iptalini istediği; davacının boşandığı eşi ...'ın, uyuşmazlık konusu olan 15.06.2013 - 21.01.2017 tarihleri arasını da kapsar şekilde 03.08.2013 - 06.02.2018 cezaevinde olduğu; yine uyuşmazlık konusu dönemde ... 7. Aile Mahkemesinin 2013/281 D.İş sayılı kararında davacının 22.07.2013 tarihinde mağdur sıfatıyla eşi hakkında 6284 sayılı Kanuna göre Koruma kararı talep ettiği; Mahkemece 3 ay süreyle koruma kararı verildiği; Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/25 D.İş 2013/26 sayılı dosyasında davacının mağdur sıfatıyla 6284 sayılı Kanuna göre 21.06.2013 tarihinde koruma kararı verilmesi talebinde bulunduğu; Mahkemece talebin kabulü ile 3 ay süreyle koruma kararı verildiği; medula ve seçim kayıtlardan da boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun bulunmadığı anlaşıldığından davalı Kurumun 15.06.2013 - 21.01.2017 tarihleri arası dönem yönünden yersiz aylıkların geri istenmesi işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının eşinden tekrar boşanması sebebiyle 15.06.2013 tarihinden itibaren bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile yeniden bağlanmasına, davalı kurum tarafından talep edilen 45.177,33 TL yersiz ödeme miktarı üzerinden davacının 40.589,04 TL'lik miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine, 22.10.2008 - 11.11.2009 dönemine ilişkin 4.588,29 TL'lik yersiz ödeme talep eden Kurum işleminin usulüne uygun olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamına sunulan denetim raporu, bu rapor kapsamında dinlenen tanıkların beyanları, davacının eski eşinin kayden adresi gözüken yerde esasında hiç tanınmaması nazara alındığında davacı ile boşandığı eşinin birlikte yaşamaya devam ettiklerinin açık olduğu, dinlenen tanıkların Kurum denetmenine verdikleri ifadelerini mahkeme önünde inkar etmiş olmalarının bu durumu değiştirmeyeceği, davacının boşandığı eşinin aylık bağlanmasına hükmedilen yani birlikte yaşayıp yaşamadıklarının araştırıldığı dönemde 03.08.2013 - 06.02.2018 tarihleri arasında zaten ceza infaz kurumunda bulunduğu, bu tarihler arası için yapılan araştırmaların esasa etki etmesi düşünülememesi gerektiği, davacının davasını ispat edemediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya, eşinden ilk defa boşandığı tarih ile yeniden evlendiği tarih arasındaki yani 22.10.2008 - 21.11.2009 tarihleri arasındaki dönemde ödenen 4.588,29 TL ölüm aylığının davacıya yersiz ödendiği ve iadesi gerektiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup davacının bu konuda bir itirazı da bulunmadığı; uyuşmazlık konusu 15.06.2013 - 21.01.2017 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise Mahkemece dinlenen tanıkların davacı ile boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşamadıklarını beyan etmeleri, ... Polis Merkezi Amirliği tarafından 19.07.2013 tarihinde davacının boşandığı eşi hakkında 6284 sayılı Kanun'a aykırılık nedeni ile tedbir uygulanması ve ... 7. Aile Mahkemesinin 22.07.2013 tarih, 2013/281 D. İş sayılı kararı ile de tedbirin onaylanmasına ve davacının boşandığı eşi ...'ın, davacının bulunduğu konuta, okula, iş yerine 3 ay süre ile yaklaşmamasına karar verilmesi yine aynı Mahkemenin 05.08.2013 tarih, 2013/281 D.İş sayılı ek kararı ile de tedbiri ihlal ettiği gerekçesi ile ...'ın 3 gün süre ile zorlama hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi, boşandığı eşinin 03.08.2013 tarihinde davacıyı kasten öldürmeye teşebbüs etmesinden ötürü tutuklanması ve ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06.02.2018 tarih ve 2017/391 E. 2018/32 K. sayılı kesinleşen kararı ile de davacıyı öldürmeye teşebbüs ve konut dokunulmazlığını ihlal eylemlerinden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş bulunması, anılan dosyalar kapsamında alınan ifadeler, davacı ve boşandığı eşinin 15.06.2013 tarihinden sonra fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini gösterir güç ve nitelikte somut başkaca hiçbir delil bulunmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiği gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13329, K. 2023/13377, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13329-e-2023-13377-k-b98bffbe35b6