Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13223 E. 2024/79 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13223
Karar No
2024/79
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/119 E., 2023/688 K. KARAR : Ret Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı asil dava dilekçesinde özetle; 01.05.1997 – 21.08.2000 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz geçen ancak kısmen Kuruma bildirilen çalışmalarının tespitini istemiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin şu anki yönetici ve yetkililerinin hastaneyi 2006 yılından sonra işletmeye başladığını, daha önceki hiçbir kayıt ve belgenin kendi uhdelerinde bulunmadığını, SGK kayıtları göz önünde bulundurulduğunda davanın haksız olduğunu, ayrıca hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden de itirazları bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.06.2018 tarih ve 2018/251 E. - 2020/37 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili, davacının davalı işyerinde geçen çalışmasının Kuruma bildirilen kadar olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil SGK vekili, istemin hak düşürücü süreye uğradığını, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, kamu düzenine ilişkin davada resen inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının çalışmasını doğrulayan kayıt ve belge bulunmadığından tanık sözleriyle kanıtlanmasını kabul etmediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli ve 2020/1865 E. - 2022/1423 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine, davalı ve fer'i müdahil ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2.Dairemizin 25.10.2022 tarih ve 2022/10390 E. - 2022/12979 K. sayılı kararı ile somut olayda, davanın 22.06.2018 tarihinde açıldığı, 25.07.2000 öncesi işveren tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı ve çalışmanın geçtiği yılı takip eden 5 yıllık sürede davanın açılmamış olduğu gözetildiğinde, kabul kararı verilen dönem yönünden hak düşürücü süre irdelenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.10.2023 tarihli ve 2023/119 E. - 2023/688 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılamada, somut olayda, davacının 01.05.1997-21.08.2000 tarihleri arasında davalı şirket nezdinde çalıştığını belirterek sigortalılığının tespitini talep ettiği eldeki davada, davalı şirket tarafından 25.07.2000 tarihinden itibaren çalışmalarının bildirilmeye başlandığı, 21.08.2000 tarihinde blok halinde çalışması sona erdiğinden dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği anlaşılmakla, işe giriş bildirgesi öncesi sürenin tespiti adına açılmış davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiği kanaatiyle, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13223, K. 2024/79, T. 16.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13223-e-2024-79-k-cc450821cd89