Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13183 E. 2024/20 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13183
Karar No
2024/20
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/301 E., 2023/1500 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/32 E., 2021/299 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sigortalı...'ün 31.12.2011 tarihinde Kerkük ilinden Erbil iline gitmekte iken meydana gelen trafik kazasında malul kaldığı, sigortalıya 517.856,65 TL ilk peşin sermaye değerli gelir, 22.214,15 TL geçici iş göremezlik ödeneği ve 28.819,17 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 568.889,97 TL ödendiği, davalı şirket hakkında verilen kusur oranı nispetinde tahsili amacıyla iş bu davanın açılması gerektiği iddiasıyla şimdilik Kurum zararından 100.000,00 TL'nin gelir bağlama onay, masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 42. İş Mahkemesinin 2016/736 Esas sayılı kesinleşmiş kararında kendilerine kusur atfedilmediği, kazada kusurları bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; somut olayda sigortalının davalı şirketin kontrol mühendisi olduğu; kontrol işlemlerini yapmak üzere firmanın sağladığı araç ile seyahat halindeyken meydana gelen trafik kazasında yaralandığı; ... 42. İş Mahkemesindeki görülmekte olan maddi manevi tazminat istemli 2016/736 Esas sayılı dosya, trafik kaza raporu ve SGK Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor incelenerek kusur raporu alınmak üzere iş güvenliği uzmanlarının görüşüne başvurulduğu; 24.07.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dava dışı ve sigortalının içinde bulunduğu araç sürücüsünün %25, yine dava dışı ve kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğu; davalı şirketin araç işleten sıfatıyla sorumlu olup olmadığı hususunda da takdirin mahkemeye bırakıldığı; ayrıca raporda ... 42. İş Mahkemesinde alınan raporda belirlenen kusur oranlarına katıldıkları da belirtildiği; dosya içeriğine uygun ve denetime elverişli 24.07.2021 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği; rücuen alacak davalarında kusur sorumluluğu kabul edildiği için davalının bu kapsamda Kurum alacağından sorumlu olup olmayacağının tespiti için bilirkişi görüşüne başvurulduğu; 25.10.2021 tarihli bilirkişi raporunda da kusur sorumluluğu bulunduğunun, bu nedenle davalı işverenliğin araç işleten sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği; 25.10.2021 tarihli rapora da itibar edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; kaza nedeniyle sigortalının davalıya karşı açtığı tazminat dosyasında davalının araç işleteni sıfatıyla sorumlu tutulduğu, tazminat davasında alınan kusur raporunun bu davada bağlayıcılığı bulunmadığı, araç şoförünün hız yapmasını engellemeye yönelik teknik imkanlardan yararlanılmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait işyerinde kontrol mühendisi olarak çalışan sigortalının 31.12.2011 tarihinde kontrol işlemlerini yapmak üzere işverence temin edilen araçla seyahat halinde iken meydana gelen trafik kazasında yaralanması şeklinde gelişen trafik iş kazasında, sigorta müfettişi tarafından düzenlenen raporda işverenin kusurlu olduğu tespit edilemediğinden 21 inci madde uyarınca sorumlu tutulamayacağının tespit edildiği, sigortalı tarafından işveren karşı açılan tazminat davasında ve Mahkemece hükme esas alınan kusur raporlarında davalı işverene kusur atfedilmemesi ve 5150 sayılı Kanun'un 21 ve 76 ncı maddelerine dayalı olarak açılan davanın kusur sorumluluğu ilkesine tabi olması nedeniyle davanın reddine dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle oluşan davacı Kurum zararının davalıdan rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13183, K. 2024/20, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13183-e-2024-20-k-31d74c6f75b7