Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13138 E. 2023/13431 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13138
- Karar No
- 2023/13431
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/530 E., 2023/1628 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 37. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/30 E., 2022/15 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili Mahkememizin 2020/30 Esas sıra numarasına kaydedilen dilekçesi ile davalı ... köroğulu nu ve SGK yı husumet göstererek etlik Şehit Kubilay sürücü kursunda 15.08.2012-01.05.2017 döneminde çalıştığını, direksiyon öğreticisi olduğunu, ancak davacının 15.09.2012-20.04.2014 dönemi çalışmasının ayda 46 saat haftanın 7 günü olmasına rağmen bazı aylarda çalışmanın 30 saat bazı aylarda 40 saat eksik bildirildiğini, ders programının Milli Eğitim Bakanlığının il müdürlüğünden istendiğinde çalışma saatlerinin belli olacağını, 2. İş Mahkemesinde 2019/515 sayılı dosyada alacak davası bulunduğunu, 2014-2017 arası ise çalışmanın hiç bildirilmediğini, 15.08.2012-01.05.2017 dönemi hizmet tespiti için kuruma başvurduklarını SGK rüzgarlı sgm nin davacının bağkur dosyasının incelendiğini, vergi dairesinden 04.10.2000 itibariyle tescilinin yapıldığı, bu tarihten önce sigortasının yansıtılamayacağının bildirildiği, 02.04.1997 31.03.2002 dönemi vergi kaydı bulunduğunu, davacının sigortalı sayılmaması sebebiyle hak kaybına uğradığını, 5510 ve 1479 sayılı Kanun'lara göre ayrıca emsal yargıtay kararları gereği vergi kaydının bulunduğu dönemde bağkur lu sayılması gerektiğini belirterek 15.08.2012-01.05.2017 dönemi sürücü kursunda çalıştığının tespiti ile her iki davalı bakımından bu konuda karar verilmesini istemiş, ayrıca 02.04.1997-31.03.2002 dönemi Bağ-Kur sigortalısı olduğunun da tespiti ile kuruma karşı bu konuda karar verilmesini istemiştir. Davada hem 4/1-a maddesi hem 4/1-b maddesi kapsamında sigortalılık tespiti istendiği, her iki talebin farklı yasal dayanaklarının bulunduğu, ayrıca hizmet tespiti davasında kurumun fer'i müdahil olacağı, ve işverene karşı yürütüleceği bağkur luluk tespitinde ise sadece kuruma husumet yöneltilmesi gerektiği anlaşılmakla 30.01.2020 tarihli tensibin c maddesi gereği davaların ayrılmasına karar verilmiş, eldeki dosya 4/1-a maddesi kapsamında sigortalılık tespiti davası olarak devam edilmiş, bağkurluluk tespiti davası ise mahkememizin 2020/37 esasına kaydedilmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 08.09.2012 tarihinde ders ücretli olarak işe başladığını, 20.04.2014 tarihinde istifa ettiğini, kayınvalidesinin rahatsızlanıp ona bakacağını söylediğini, Aile Bakanlığından bakım parası alıp almadığının araştırılması halinde durumun anlaşılacağını, alacaklarının ödendiğini, işten çıktıktan sonra Özel ... Sürücü Kursu Ayvalı Seval şubesinde çalışmaya başladığını, 2014 sonrası iş yerinde çalışmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, süre, husumet itirazında bulunmuş, iddianın ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; Davacının 15.08.2012 de çalışmaya başladığına dair iddiasını doğrulayan bilgi ve belge ya da tanık beyanı yoktur, aksine 22.08.2012 ye kadar başka bir yerde sigortalı çalışması bulunmaktadır. Yine 08.09.2012 de çalışma izni onayı bulunmakla bu tarihten önce çalıştığına dair de delil yoktur. Bu tarihten sonraki çalışmalar bakımından 08.09.2014 tarihine kadar davalı tarafından çalışma izni onayı haftalık ders saatlerine göre bildirimlerin yapıldığı bunun üzerinde bir çalışmanın varlığına dair bir başkaca delil olmadığı görülmektedir. Bu dönem içinde bildirilen üzerinde bir tespit yapılamamıştır. 09.09.2014-01.05.2017 dönemi için ise davacının çalışma izni bulunmamaktadır. Bir kısım tanığın bu dönemi de kapsayacak şekilde çalışmadan bahsetmiş olması net bilgi içermediğinden davacının kadrolu ya da ders ücretli çalışıp çalışmadığı, çalışmış ise kaç gün kaç saat çalıştığı açıklanamadığından bu dönem içinde çalışmanın varlığı kanıtlanamamıştır. Dosyada 2017 tarihli istifa ve tazminat ödemesine ilişkin belge var ise de bunlar çalışmanın varlığını kanıtlamamaktadır. Onay ve izin alınmadan mevzuata aykırı çalışma iddiası başkaca delil olmadığından kabul edilmemiş, davanın tümden reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, MEB kurum kayıtlarının incelenmediğini, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulünü talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dosya kapsamında yer alan bilgi ve ve tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının işyerinde bildirimi yapılan süreler dışında çalıştığının ispatlanamadığı, mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79 ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.