Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13023 E. 2023/13324 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13023
- Karar No
- 2023/13324
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/806 E., 2023/603 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/20 E., 2023/22 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, davacının davalı nezdinde 05.10.1986-23.05.2017 tarihleri arasında ev hizmetlerinde çalıştığını, davalının belirtilen adresinde kesintisiz ve sürekli çalıştığını, yemek, temizlik, çamaşır, ütü, çocuk bakımı gibi işleri yaptığını, Pazar günleri dışında diğer günler tam zamanlı olarak bazı günler yatılı olarak asgari ücret karşılığı çalıştığını belirterek 05.10.1986-23.05.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının ev hizmetlerinde sürekli olarak çalıştığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, ev hizmetlerinde çalışanlar için sigorta yapma zorunluluğu geldiğinde davacının sigortasının derhal başlatıldığını, yasal düzenlemelerin geriye yürüyemez olduğunu, davacının emekli olmak amacıyla davalı aleyhine ileri sürdüğü iddiaların asılsız olduğunu belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili, davacı adına Kurum kayıtlarına intikal eden fiili çalışması olmadığını belirterek davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde hem taraf tanıkları hem de kamu tanıkları davacının 1989 yılının son ayında işe başladığını ve 1996 yılının sonuna kadar haftada 3 gün, ayda 12 gün süre ile kısmi süreli şekilde, ancak 1996 yılı sonu 1997 yılının başından itibaren hafta da 5 gün tam zamanlı olarak iş akdinin sona erdiği 22.05.2017 tarihine kadar hizmet akdi ile çalıştığını beyan ettikleri, bu duruma göre davacının davalıya ait iş yerinde, 01.12.1989 tarihinde çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 22.05.2017 tarihine kadar devam ettiği, 01.12.1989-31.12.1996 dönem çalışmasının haftada 3 gün, ayda 12 gün olarak gerçekleştiği 01.07.1997-10.11.2013 dönemi çalışması tam süreli yani ayda 30 gün olarak gerçekleştiği kanaatine varıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 01.12.1989-31.12.1996 döneminde (haftalık 3 günden aylık 12 gün süre kısmi zamanlı çalışma şeklinde) toplam 1308 gün süre ile cari asgari ücret ile 01.07.1997-10.11.2013 döneminde tam süreli olarak toplam 6070 gün süre ile cari asgari ücret ile davalı iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının ve bu hizmetinin Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacı müvekkilin, 05.10.1986 ila 23.05.2017 tarihleri arasında davalı yanında aralıksız ve kesintisiz çalıştığını, davacının bu süreçte ev hizmetlerinde görev aldığını, yemek, temizlik, çamaşır, ütü, çocuk bakımı ve hastalandıklarında destek olma işlerini yapıp, pazar günleri dışında diğer günler tam zamanlı ve asgari ücret karşılığı hizmet verdiğini, Mahkemece ise gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın usul ve yasaya aykırı olarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili, Mahkemece yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, hatalı değerlendirme ve eksik incelemeye yönelik kararın kaldırılması gerektiğini, davacının sürekli çalışması olmadığı sabit olmasına rağmen aksi yönde hüküm kurulmasının haksız ve hatalı olduğunu, ev hizmetlerinde çalışanlar için sigorta yapma zorunluluğu geldiğinde davacının sigortasının davalı müvekkil tarafından derhal başlatıldığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Feri müdahil Kurum vekili, davacıya ait hizmet dökümünün ve Kurum kayıtlarının tetkikinden davacı adına dava konusu edilen döneme ilişkin kesintisiz çalışma kaydına rastlanılmadığı, Mahkemece yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 05.10.1986-23.05.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddeleridir. 3. Değerlendirme Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294-301 inci maddelerinde mahkeme kararlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiştir. Kanun'un 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, düzenlemesi ile oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olması gerektiği bildirilmiştir. Davacı 05.10.1986-23.05.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiş, 01.12.1989-31.12.1996 döneminde (haftalık 3 günden aylık 12 gün süre kısmi zamanlı çalışma şeklinde) toplam 1308 gün, 01.07.1997-10.11.2013 döneminde tam süreli olarak toplam 6070 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Somut dosyada hükmün gerekçe kısmında; dosyada toplanan deliller ve tanık beyanlarından davacının 1989 yılının son ayında işe başladığı, 1996 yılının sonuna kadar haftada 3 gün, ayda 12 gün süre ile kısmi süreli şekilde, 1996 yılı sonu 1997 yılının başından itibaren haftada 5 gün tam zamanlı olarak iş akdinin sona erdiği 22.05.2017 tarihine kadar hizmet akdi ile çalıştığı, bu duruma göre davacının davalıya ait iş yerinde, 01.12.1989-31.12.1996 dönem çalışmasının haftada 3 gün, ayda 12 gün, 01.07.1997-10.11.2013 dönemi çalışmasının tam süreli yani ayda 30 gün olarak gerçekleştiği kanaatine varıldığının belirtildiği görülmektedir. Gerekçe kısmında davacının tam süreli çalışmasının 1997 yılının başından itibaren başladığının tanık beyanlarıyla ispatlandığının belirtilmesine rağmen daha sonra davacının 01.07.1997 tarihinden itibaren tam süreli çalıştığı kanaatine varıldığının belirtilmesi, bu şekilde hem gerekçenin içerisinde hem de gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması yerinde değildir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.