Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13013 E. 2023/13374 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13013
- Karar No
- 2023/13374
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/180 E., 2023/1615 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İskilip Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/171 E., 2021/326 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalının işlettiği '... Mah. Sanayi Blokları 3. ... Evleri İskilip / ...' adresinde bulunan ekmek fırınında ilk olarak 09.09.2015 tarihinde çalışmaya başladığı ve 31.03.2016 tarihine kadar aralıksız çalışmış olduğu, bu ilk çalışmalarında SGK priminin tam yatırılmadığı gibi (eksik bildirildiği), davacıdan habersiz birkaç defa da işe giriş çıkış yapılmış olduğu, akabinde davacının yine 01.12.2016 tarihinden 31.01.2018 tarihine kadar olan çalışmalarının aralıksız ve kesintisiz olmasına rağmen davalı tarafça Kuruma eksik bildirildiği ve davacıdan habersiz yine girdi çıktı yapıldığı iddiasıyla davacının davalı iş yerinde 09.09.2015 - 31.03.2016 ve 01.12.2016 - 31.01.2018 tarihleri arasında bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 09.09.2015 - 31.03.2016 ile 01.12.2016 - 31.03.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığı halde sigorta primlerinin eksik yatırıldığını iddia etmekte olduğu; Kurum kayıtlarına göre davacının belirtilen dönemlere ait kesintili çalışmalarının bulunduğu; çalışmanın resmi kayıtlarda gözükmesinin asıl olup resmi kayıtlarda gözükmeyen çalışmanın ispatının da ancak aynı nitelikte belge ile olması gerektiği; sadece tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilemeyeceği; davacı tarafından dinlettirilecek olan tanıkların iş yerinde çalışmayan görgü tanığı olmayıp, aynı dönemde aynı bordroda imzası olan kişilerden veya iş yerinde yetkili Müdür, Şef, Ustabaşı gibi kimselerden olmasının gerektiği; davacının çalıştığını iddia ettiği işveren ile arasındaki ilişkinin hizmet akdi olup olmadığı hususunun da araştırılması gerektiği; 5510 sayılı Kanunda hizmet akdinin unsurlarından sayılan ücret koşulunun mahkeme tarafından re'sen araştırılması gerektiği; davacıya ait şahsi sicil dosyası ile iş yerine ait işyeri dosyası celp edilip incelenmesini, resmi belgelerin yöntemince verilip verilmediğini, iş yerinde müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, iş yerinin S.G.K. kapsamında bulunup bulunmadığını, vergide, esnaf ve sanatkarlar sicilinde, kanunla kurulu meslek kuruluşunda kayıtlı olup olmadığının araştırılmasını, vergide kayıtlı ise muhtasar beyannamenin istenmesini, iş yerinin açılış tarihinin tespiti ile uzman bilirkişiler aracılığı ile tespiti istenen dönemde iş yerinde sürekli olarak kaç kişinin çalışabileceğinin saptanmasını talep ederek bu hususlar araştırıldığında açılmış bulunan davanın gerçek dışı olduğunun ortaya çıkacağı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; dinlenen komşu ve iş yeri tanıkları, SGK cevabi yazıları, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının 09.09.2015 - 31.03.2016 ile 01.12.2016 - 31.01.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitini istediği; dosya arasına sunulan belgelerden davacının davalı iş yerinde 09.09.2015 - 28.09.2015, 09.01.2016 - 20.02.2016, 01.12.2016 - 28.06.2017, 22.07.2017 - 31.01.2018 tarihleri arasında işe giriş ve çıkış tarihlerinin bildirildiği ve bu tarihlerde davalı iş yerinde sigortalı olarak çalıştığı; davalı şirket tarafından davacıya ait işe giriş bildirgesi verildiğinden hak düşürücü sürenin işlemeyeceği;... numaralı ... sanayi fırını isimli işyerinin yasanın aradığı anlamda bir işyeri olduğu; davacı tanıklarının ve dinlenen diğer tanıkların beyanlarından davacının davalı iş yerinde çalışmasının kesintili olduğu; dinlenen komşu iş yeri tanıklarının davacının sanayi fırınında çalıştığını ancak çalıştığı tarihleri tam olarak bilemedikleri veya hatırlayamadıkları; tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek davacının 21.02.2016 - 31.03.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde 40 gün bildirimsiz olarak çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'in (... T.C kimlik numaralı) ... iş yeri sicil numaralı davalı ...'ın (Sanayi Fırını) iş yerinde, 21.02.2016 - 31.03.2016 tarihleri arasında olmak üzere 40 gün hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalıştığının ve bu günlere ilişkin çalışmalarının Kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı istinaf yoluna başvurmuşlardır. B.İstinaf Sebepleri: Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların davacının çalışması konusunda kesin ve net bilgi vermediği, resmi kayıtların aksine yazılı delille ispatı gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlık nedeniyle SGK'ya bir başvuru olup olmadığının araştırılması, başvuru yoksa dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiği, beş yıllık hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiği, işe giriş çıkışların usule uygun şekilde Kuruma bildirildiği, Kurum kayıtlarının aksini yani kayıt dışı çalışma iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine göre ve özellikle hizmet tespit davalarında SGK'ya başvuru zorunluluğu bulunmayıp, hak düşürücü süre itirazı yönünden iş yerinden ayrıldıktan beş yıl içinde dava açılmış olmakla bu itirazın da yerinde olmadığı, tespit edilen bordro tanıkları ve komşu iş yeri tanıklarının beyanlarının alındığı, gerekli inceleme ve araştırmanın yapılmış olduğu, bordro tanıklarını beyanları ve diğer deliller değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 09.09.205 - 31.03.2016 ve 01.12.2016 - 31.01.2018 tarihleri arasında çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla fer'i müdahil Kurum vekili ile davalının temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.