Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12906 E. 2023/12796 K. – Tespit
Konu: Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12906
- Karar No
- 2023/12796
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2056 E., 2023/2250 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi SAYISI : 2022/298 E., 2023/175 K. Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, "müvekkilinin davalı şirketin bünyesinde uzun yıllar bar görevlisi olarak çalışmış olup çalıştığı süre boyunca davalı şirketin personel lojmanında konakladığını, personel lojmanı davalı şirket tarafından bulunup müvekkilinin de buraya yerleştirildiğini, lojmanın temizlik, güvenlik ve bakımının davalı şirket tarafından gerçekleştirildiğini, davalıya ait personel lojmanında konaklayan müvekkilinin çalıştığı dönemde 09.07.2015 tarihinde, işbaşı yapmak zorunda olması nedeniyle saat 13.00-14.00 civarında davalı şirketin personel servisine binmeye çalışırken lojmanın basamaklarından su sebilindeki kaçaktan kaynaklı oluşan kayganlık sebebiyle kaymak suretiyle düşerek ağır şekilde yaralandığını, kaza olayı ve sonrasındaki süreçte vücudunda oluşan hasarlar ve bu hasarların tedavisi sebebiyle görmüş olduğu tedaviler neticesinde çalışamaz hale geldiğini ileri sürerek meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiaları doğrultusunda kurum kayıtlarında yapılan incelemede, Kurum Müdürlüğü Denetmenlerince tutulan 21.03.2022 tarih 2022/119434/023 sayılı raporun sonuç kanaat kısmında "09.07.2015 tarihinde sigortalının geçirdiği olayın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/10166 nolu kararında "lojman" işyerinden sayılamayacağından ayrıca işveren tarafından yürütülmekte olan bir iş söz konusu olmadığından, meydana gelen olayın iş kazası sayılamayacağının bildirilmesi üzerine adı geçen sigortalıya bağlanan gelirin, 01.10.2015 tarihinden itibaren kesilerek, 01.10.2015-23.04.2022 tarihleri arasında tarafına ödenen 45.713,46-TL (anapara) ve 8.200,00-TL (anapara) bayram ikramiyesi için borç kaydedildiğini, davacının 01.04.2022 tarih 43197250 sayılı itiraz dilekçesine 04.04.2022 tarih 43197250 sayılı yazı ile cevap verildiğini, Kurumun herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığı aşikar olan işbu davada, davanın açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Han Turizm...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının tazminat talepli davasının 2020/70 E. sayılı dava dosyasıyla görülmekte olduğunu, dosyanın son celsesinde davacının, ... denetmenlerince tutulan rapor sonucunda kazanın iş kazası olmadığını beyan etmesi üzerine davacıya iş kazasının tespiti davası açılması için süre verildiğini, davacının dava dilekçesindeki iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının lojmanda kalırken yerde bulunan suya basarak düştüğünü iddia ettiğini, davacının iddia ettiği sözde olaya ilişkin en küçük bir delil bulunmadığını, sözde gerçekleştiği ileri sürülen olayın yalnızca davacının iddialarından ibaret olduğunu, dosyada bulunan sağlık ödemeleri sistemi belgesinden anlaşıldığı gibi davacının, müvekkiline ait işyerinde işe başlamadan önce 31.03.2015-20.04.2015 tarihleri arasında ve işe başladıktan sonra ve sözde kazadan 4 gün önce yani 05.07.2015 tarihinde raporlu göründüğünü, dosyaya sunulan 05.07.2015 tarihli iş göremezlik belgesinden anlaşılacağı üzere davacıya ağrı, miyalji teşhisi konulduğunu, dolayısıyla davacının, sözde kazadan önce bir rahatsızlığı olup olmadığının ve kullandığı raporların sebeplerinin araştırılarak var olduğu iddia edilen maluliyetin sözde kaza sebebiyle mi olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde araştırılması gerektiğini, Yargıtay, işyeri sınırları içerisinde işçiye kalması için tahsis edilen lojmanın, onun özel hayatını geçirdiği bir mekan olduğunu kabul ederek buranın işyeri sayılmayacağına ve bu nedenle burada gerçekleşen ve iş ile alakası olmayan bir olayın iş kazası olarak tanımlanamayacağını belirttiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iş kazasının yaşandığı yerin davalı otel işletmesine ait personel lojmanı olduğunu, 4857 sayılı Kanun'un işyerini tanımlayan hükmüne göre davalı otel işletmesine bağlı, işletmeye özgülenmiş ve eklentisi niteliğinde olan personel lojmanının işyeri sayılacağının açık olduğunu, kanunda "işyeri" ifadesi geçmekte ise de, bu ifadenin olabildiğinde geniş ve işçi lehine yorumlanması gerektiğini, nitekim yerleşik içtihatlarda ve doktrinde işyerinin "işverenin işçi üzerinde otoritesinin bulunduğu ve illiyet bağının kurulabildiği her yer" olarak tanımlandığını, dolayısıyla işyerinde meydana gelen olay ile zarar arasında illiyet bağı bulunmasının iş kazası kabulü açısından yeterli olduğunu, özetle personel lojmanının davalı işyerinin eklentisi olması ve davacının davalı otel işletmesinin tam süreli sigortalı işçisi olması nedenleriyle davalı şirkette geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun açık olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, dava konusu kaza olayının meydana geldiği yerin davalı şirketin işçilerine (ve davacı işçiye) sağladığı lojman olduğu, lojmanın "işyeri" kavramının kapsamına girdiği, "Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada...meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay" iş kazası sayıldığına göre, davacının lojman merdiveninden indiği sırada sebilden sızan su birikintisinde kayarak düşmesi şeklinde gerçekleşen olayın iş kazası sayılması gerektiği anlaşıldığından, davacı tarafın istinaf nedenleri yerinde görüldüğü gerekçelerine dayalı olarak "Davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle, Davanın Kabulü ile, Davacının davalı ... Han Turizm Yat. ve İşl. A.Ş.'ye ait işyerinde 09.07.2015 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum ve davalı şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği olaya ilişkin herhangi bir görgü tanığının olmadığını, dinlenen davacı tanıklarının ifadelerinin duyuma dayalı olduğunu, davacının yürüme mesafesinde bulunan iş yerine, servisle gitmeye çalıştığını ileri sürmesinin gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, Mahkemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 09.07.2015 tarihinde işyeri lojmanında geçirdiği kazada yaralanması şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Davaya konu tespiti istenen "iş kazası" mevzuatımızda 506 sayılı Kanun'un 11-a ve 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, her iki Kanun'da da iş kazası tanımlanmamış, kazanın hangi hal ve durumlarda iş kazası sayılacağı yer ve zaman koşulları ile sınırlandırılarak belirlenmiştir. 2.Eldeki davaya konu olayın meydana geldiği tarih itibari ile davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olup, Kanun'un 13 üncü maddesinde iş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b)İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde belirlenmiştir. Olayın, işkazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur. 3. Değerlendirme 1.Sosyal Sigortalar Kanun'un 11 inci maddesine göre "sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada" bedence ve ruhça bir arızaya uğraması iş kazası olarak nitelendirilmektedir. 2. Somut olayda, davalı işveren nezdinde hizmet akdine dayalı olarak çalışmakta olan davacı sigortalı, 09.07.2015 tarihinde saat 13.00-14.00 sularında, iş yerine ait lojmandan, iş başı yapmak üzere şirketin personel servisine gitmeye çalışırken, lojman basamaklarında su sebilindeki kaçaktan dolayı kayganlık oluşması sebebiyle, düşerek yaralandığını iddia etmektedir. Konuya ilişkin olarak, 21.03.2022 tarihli SGK inceleme raporunda davacının merdivenlerden düştüğü günün ertesi günü 10.07.2015 tarihinde olay yerine giden jandarmaların tutmuş olduğu olay yeri ve görgü tespit tutanağında; su sebilinden herhangi bir su akıntısının mevcut olmadığı, düşmenin meydana geldiği ileri sürülen alanın kuru olduğu, olay yerini ve çevresini gösterir herhangi bir kamera kaydının olmadığı, olaya ilişkin görgü tanığının olmadığı, lojman iş yeri sayılmadığından ve ayrıca işveren tarafından yürütülmekte olan bir iş söz konusu olmadığından, meydana gelen olayın iş kazası sayılmayacağının belirtildiği, davacının, 27.08.2015-03.09.2015 tarihleri arasında bel ağrısı nedeniyle Manavgat Devlet Hastanesinden alınan sürekli iş göremezlik belgesine göre, istirahatli olduğu, ayrıca kaza tarihinden önce 05.07.2015 tarihinde de ağrı, miyalji teşhisiyle istirahatli olduğu anlaşılmakla, Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacıda var olan bel ağrısı rahatsızlığının kaza tarihinden öncesine dayanıp dayanmadığı, yine davacının kaza geçirdiğini iddia ettiği davalı şirkete ait lojmanın 5510 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi gereği iş yeri kapsamında olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. 3. Bu halde Mahkemece; varsa işe girişi sırasında yapılan muayeneye ilişkin belgeler dahil olmak üzere davacının, iddiaya konu kaza tarihi öncesinde ve sonrasındaki tüm tıbbi belgeleri celbedilerek davacının rahatsızlığına ilişin alanda uzman hekim katılımı ile oluşturulacak bilirkişi heyetinden davacıdaki mevcut rahatsızlığın iş kazası kaynaklı olup olmadığına ilişkin rapor alınmalı, 5510 sayılı Kanun'un 11 ve 13 üncü maddeleri kapsamında, toplanan deliller ışığında değerlendirme yapılarak varılacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.