Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12770 E. 2024/6 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12770
- Karar No
- 2024/6
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/51 E., 2023/306 K. KARAR : Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum ve davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait 1460 Sk. No: 52 Alsancak / ... adresinde kurulu apartman inşaatında, bu inşaatın başlangıç, bitiş ve dairelerin teslimi süresince 22.04.2013 tarihinden 31.01.2015 tarihine kadar kesintisiz ve tam süreli olarak gece güvenliği (bekçilik) işinde çalıştığı; iş yerindeki malzemelerin gece güvenliğini sağladığı gibi inşaatın bitim sürecinde daireleri görmek isteyen müşterilere de evi gösterme işini yaptığı; ancak 28.01.2014 – 31.01.2015 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediği iddiasıyla davacının, davalıya ait iş yerinde 28.01.2014 – 31.01.2015 tarihleri arasında geçen asgari ücretli sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...’e ait 1460 Sk. Alsancak - Konak / ... adresinde faaliyet gösteren özel bina inşaatı mahiyetli iş yerinin Kurumun ... İl Müdürlüğünde 1478623.35 sicil sayılı dosyasında işlem gördüğü; 22.04.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alınan iş yerinin işin bitimi nedeniyle 28.01.2014 tarihinde Kanun kapsamından çıktığı; 4714718 s.s.numaralı davacıya ait hizmet döküm cetvelinin tetkikinde, davalı işverenden 22.04.2013 – 28.01.2014 tarihleri arasında çalışma bildirildiği; dava konusu edilen 29.01.2014 – 31.01.2015 tarihleri arasında ise iş yerinin 5510 sayılı Kanun kapsamında olmadığından çalışma bildirimi yapılmadığı; davacının iddia konusu dönemde iş yerinin faal olduğunu ve çalışma iddiasını yazılı belgeler bağlamında somut ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalıya ait 1460 Sk. No:52 Alsancak - Konak / ... adresli özel apartman inşaatında 22.04.2013 – 28.01.2014 tarihleri arasında inşaat bekçisi olarak asgari ücretle çalıştığı; tüm çalıştığı süreye ilişkin sigorta bildirimlerinin yapıldığı; inşaatın tamamlandığı ve iş yerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıktığı 28.01.2014 tarihine kadar sigorta primlerinin düzenli ve eksiksiz olarak ödendiği; inşaatın tamamlanması ile davacının da iş akdinin ve fiili hizmetinin sona erdiği ve davalı tarafından SGK’ya sigortalılığının sona erdiği bildiriminin de yapıldığı; inşaatın sona ermesi ile birlikte görevi inşaata ve açık alanda bulunan inşaat malzemeleri nezaret etmek olan davacının fiilen de yapabileceği bir iş kalmadığı; ancak iş akdinin sona erdikten sonra kalacak yerinin olmadığını söyleyen davacının bir süre daha davalıya ait binadaki boş dairelerinden birinde davalı tarafından kullanıncaya değin kalmak için izin istediği; davacının müşkül durumda olduğu hususunda samimi olduğunu düşünen davalının da davacının bir süre boş dairelerinden birinde kalmasına müsaade ettiği; bu suretle davacının Ocak / 2015 tarihine kadar boş dairelerinden birinde yatıp kalktığı; davacının iddialarının kötü niyetli ve hukuka aykırı olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi 15.03.2017 tarihli ve 2015/144 Esas, 2017/62 Karar sayılı karar ile toplanan tüm deliller, dinlenen yeminli tanık anlatımları, davacı ve davalıya ait Kurum kayıtları, dosya kapsamına uygun aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, davacının 29.01.2014 - 31.01.2015 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde kesintisiz çalıştığının sabit görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile; ..... T.C.kimlik ve 4714718 s.s. numaralı davacı.....’in davalı işveren ...’e ait .... sicil sayılı işyerinde; 29.01.2014 – 31.01.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 362 gün çalıştığı, 362 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait 1460 Sk. No. 52 Alsancak, Konak / ... adresli özel bina inşaatında 22.04.2013 - 28.01.2014 tarihleri arasında, inşaat bekçisi olarak asgari ücretle çalıştığı; davacının çalışmaya başladığı ilk gün sigorta bildirimi yapıldığı; inşaatın tamamlandığı ve iş yerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıktığı 28.01.2014 tarihine kadar sigorta primleri düzenli ve eksiksiz olarak işveren davlaı tarafından ödendiği; iş yerinin yasa kapsamında kaldığı dönemde davacının sigorta primleri düzenli ve eksiksiz olarak ödendiği; ne zaman ki; iş yeri yasa kapsamından çıkarıldı ve davacının fiili çalışması son buldu ise SGK'ya da çıkışının bildirildiği, iş yeri bina inşaatı olup, davacı inşaaatın devam ettiği sürede sigorta primleri düzenli ödendiği, inşaat sona erip davacının iş akdi feshedildiği davacının da iş bu bordroyu ve SGK işten çıkış bildirgesini ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı; yani iş yeri yasa kapsamından çıkarıldığı tarihte davacını iş akdi de feshedildiği; davacının artık yapabileceği bir iş kalmadığı; yapılan yargılama neticesinde davacı yanın fiili çalışmayı ispat edemediği; tanık beyanlarının kendilerini doğruladığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; resmi Kurum kayıtlarına dayanmayan, soyut tanık anlatımlarına dayalı olarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 19.03.2018 tarihli ve 2017/1125 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararı ile davalıya ait özel bina inşaatı işyerinin, 22.04.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı; 28.01.2014 tarihinde işin bitimi gerekçesiyle Kanun kapsamından çıkartıldığı; ancak bir kısım tanıklar tarafından el yazısı ile yazılmış bu tarihten sonrasına ait teslim ve tespit tutanaklarının bulunduğu gibi, Alsancak Polis Merkezi Amirliği'nin .... Apartmanı Yönetimi'ne gönderdiği 22.01.2015 tarihli, 2015/230 sayılı ve güvenlik kamera kaydı konulu yazıda, 22.01.2015 günü saat 01.30 sıralarında meydana gelen kasten yaralama olayı ile ilgili olarak apartmana ait güvenlik kamera kayıtlarından 22.01.2015 günü saat 00.30 ile 01.00 aralığını gösterir güvenlik kamera kayıtlarının cd/dvd ortamına aktarılarak Polis Merkezine gönderilmesinin istendiği; bu isteme davacının isim ve imzasını içeren 26.01.2015 tarihli yazıda, apartman faaliyete girmediğinden dolayı kameraların kayıt yapmadığının bildirildiği; davacı tanıkları ve davalıya ait işyerine komşu işyeri sahiplerinin anlatımları ile de davacının 28.01.2014 tarihinden 31.01.2015 tarihine kadar bekçi olarak çalışmasının devam ettiğinin anlaşıldığı; davalı tarafından sunulan işten ayrılış bildirgesi ile Ocak 2014 ayına ilişkin ücret ödeme bordrosundaki işten ayrılmaya dair imzaları içeren belgelerin her zaman sonradan düzenlenmesinin mümkün bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 19.03.2018 tarihli ve 2017/1125 Esas, 2018/447 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemiz tarafından 09.12.2019 tarihli ve 2018/2644 Esas, 2019/9606 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...mahkemece dinlenen komşu işyeri tanıkları, davacının bildirilen süredeki bekçi olarak çalışmasını doğrulamışlarsa da kabule konu dönem yönünden davacının çalıştığını ve ne iş yaptığını bilmediklerini beyan etmişlerdir. Tanık anlatımlarında işten çıkış tarihiyle ilgili ise hiç bir açıklık yoktur. Bu nedenle tanık beyanları hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece kabule konu 29.01.2014 – 31.01.2015 arası döneme ilişkin komşu işyeri işverenleri, işyeri ruhsatları, vergi mükellefiyet kayıtları ile komşu işyerlerine ait bordrolar celp edilip resen bordro tanıkları dinlenmeli, beyanlar arasında çelişki var ise giderilmesi suretiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait özel bina inşaatı iş yerinin, 22.04.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı; 28.01.2014 tarihinde işin bitimi gerekçesiyle Kanun kapsamından çıkartıldığı; ancak bir kısım tanıklar tarafından el yazısı ile yazılmış bu tarihten sonrasına ait teslim ve tespit tutanaklarının bulunduğu gibi, Alsancak Polis Merkezi Amirliği'nin .... Apartmanı Yönetimi'ne gönderdiği 22.01.2015 tarihli, 2015/230 sayılı ve güvenlik kamera kaydı konulu yazıda, 22.01.2015 günü saat 01:30 sıralarında meydana gelen kasten yaralama olayı ile ilgili olarak apartmana ait güvenlik kamera kayıtlarından 22.01.2015 günü saat 00:30 ile 01:00 aralığını gösterir güvenlik kamera kayıtlarının cd/dvd ortamına aktarılarak Polis Merkezine gönderilmesinin istendiği; bu isteme davacının isim ve imzasını içeren 26.01.2015 tarihli yazıda, apartman faaliyete girmediğinden dolayı kameraların kayıt yapmadığının bildirildiği; davacı tanıkları ve davalıya ait işyerine komşu işyeri sahipleri, kamu tanıklarının anlatımlar ile davacının Konak Sosyal Güvenlik Merkezine verdiği 02.02.2015 tarihli şikayet dilekçesi ve davacı tarafından davalı muhatap ...’e gönderilen ... 20. Noterliğinin 20.02.2015 günlü 3197 yevmiye numaralı ihtarnamesine ilaveten davacının aşamalardaki birbiriyle örtüşen ısrarlı beyanları ile de 28.01.2014 tarihinden 31.01.2015 tarihine kadar bekçi olarak çalışmasının devam ettiğinin anlaşıldığı; davalı tarafından sunulan işten ayrılış bildirgesi ile Ocak 2014 ayına ilişkin ücret ödeme bordrosundaki işten ayrılmaya dair imzaları içeren belgelerin her zaman sonradan düzenlenmesinin mümkün bulunduğu; yine 10.12.2015 tarihli celsede dinlenen tanık ... yeminli beyanın da dikkate alındığında davacının işten çıkışının gösterildiği 28.01.2014 tarihinden sonra 29.01.2014 tarihinden itibaren 31.01.2015 tarihine kadar davalıya ait işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında davacının davalıya ait apartmanda hem kaldığının hem de çalıştığının ve orada bekçilik ve yer gösterme işi yaptığın tespitinin kabulünün gerektiği; Mahkemece 29.01.2014 – 31.01.2015 arası döneme ilişkin komşu işyeri işverenleri, iş yeri ruhsatları, vergi mükellefiyet kayıtları ile komşu işyerlerine ait bordrolar celp edilip resen bordro tanıklarının dinlendiği; bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar vermeye yeterli itirazların varit görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ..... T.C. kimlik ve ..... segorta sicil numaralı davacı.....’in davalı işveren ...’e ait .....sicil sayılı işyerinde; 29.01.2014 – 31.01.2015 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 362 gün çalıştığı, 362 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, fer'i müdahil Kurum vekili, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının esas olduğu ve iddiaların eşdeğer belgelerle ispatı gerektiği ve çalışmanın hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanmadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait 1460 Sk. No. 52 Alsancak, Konak / ... adresli özel bina inşaatında 22.04.2013 - 28.01.2014 tarihleri arasında, inşaat bekçisi olarak asgari ücretle çalıştığı; davacının çalışmaya başladığı ilk gün sigorta bildirimi yapıldığı; inşaatın tamamlandığı ve iş yerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıktığı 28.01.2014 tarihine kadar sigorta primleri düzenli ve eksiksiz olarak işveren davlaı tarafından ödendiği; iş yerinin yasa kapsamında kaldığı dönemde davacının sigorta primleri düzenli ve eksiksiz olarak ödendiği; ne zaman ki; iş yeri yasa kapsamından çıkarıldı ve davacının fiili çalışması son buldu ise SGK'ya da çıkışının bildirildiği, iş yeri bina inşaatı olup, davacı inşaaatın devam ettiği sürede sigorta primleri düzenli ödendiği, inşaat sona erip davacının iş akdi feshedildiği davacının da iş bu bordroyu ve SGK işten çıkış bildirgesini ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığı; yani iş yeri yasa kapsamından çıkarıldığı tarihte davacını iş akdi de feshedildiği; davacının artık yapabileceği bir iş kalmadığı; yapılan yargılama neticesinde davacı yanın fiili çalışmayı ispat edemediği; tanık beyanlarının kendilerini doğruladığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 28.01.2014 - 31.01.2015 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.