Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12715 E. 2023/13371 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12715
- Karar No
- 2023/13371
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1854 E., 2023/2269 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/181 E., 2023/77 K. Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla ölüm aylığının kesilmesi ve yersiz aylıkların istirdadı istemine ilişkin Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 26.05.2010 tarihinden itibaren ölen babasından SGK tarafından ödenen ölüm aylığı aldığı, bu tarihe kadar da herhangi bir sıkıntı olmadan aylıklarını almaya devam ettiği, ancak 27.08.2020 tarihinde davacıya ulaşan 60991618-HTİ 3/977094 sayılı yazı gönderildiği, yazıda herhangi makul bir gerekçe gösterilmediği, boşandığı eşi ile fiilen yaşadığı tespit edilmişse bile bu durumun mümkün olmadığı, davacının tek başına yaşadığı, eski eşi ile arada görüşse bile bunun fiilen yaşadıkları anlamına gelmediği, bununla ilgili somut bir veri de bulunmadığı, davacının eski eşi ile 01.05.2008 tarihinde evlendiği, anlaşmazlıkları sonucunda 25.05.2009 tarihinde boşandığı, bu evlilikten 18.03.2002 tarihinde ... adında müşterek çocukları olduğu, müşterek çocuğun ihtiyaçları için görüşmeler yapmışlarsa bile bunun süreklilik arz etmediği, davacının babası 28.04.2000 tarihinde hayatını kaybettiği, davacının uzun zaman evlenmediği, davacının eşinden boşandığı, kesinlikle birlikte yaşama gibi bir durum söz konusu olmadığı iddiasıyla davalı Kurum tarafından yapılan 27.08.2020 tarihli 60991618 sayılı yazılı Kurum işleminin iptal edilmesine ve yersiz ödeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı, süresinde açılmayan davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, davacının geçimini nasıl sağladığının dava dilekçesinde belirtilmediği, denetmen raporuyla da tarafların birlikte yaşamış oldukları halde aylık almaya devam ettikleri tespit edildiği, Kurum tarafından yapılan araştırma sonucunda, davacının boşandığı tarihten sonra da boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı somut delillerle tespit edilerek hazırlanan rapor neticesinde, 5510 sayılı Kanunun 56 ncı maddesine istinaden işlem yapılması gerektiğinin belirtildiği, söz konusu rapora istinaden davacının aylık bağlama talebinin reddedildiği, davacı taraf, eski eşi ile birlikte yaşamadıklarını ve ikamet adreslerinin farklı olduğunu ifade ettiği, davacının anlaşmalı boşanma sonrasında Kurumun yapacağı tespitleri de düşünerek farklı adresleri ikamet olarak göstermiş olma ihtimallerinin yüksek olduğu, davacının boşandığı tarihten itibaren dava dışı eşi ile ikamet ettiği ve yaşadığı adreslerin titizlikle araştırılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; toplanan deliller, alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının boşanmış olduğu eşi ile eylemli olarak birlikte yaşadığının denetim raporu ile tespit edildiği, ayrıca adres kayıtları, medula kayıtları ile alınan tanık beyanlarının bu hususu desteklediği, denetim raporunun aksinin ise davacı tarafından ispat edilemediği, sonuç olarak Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının yerinde olmadığı, davalarının sübut bulduğu, davacının boşandığı eşi ile yaşamadığı, iş yerinde oğluna yardıma gittiği zamanlarda tanıklardan ...'ün taciz ve ilgisinden bıktığı için evli olduğunu söylediği, eski eşin hem atölye hem de ev olarak kullandığı ve ortak çocukları Yağız'ın da orada kaldığı için bir kaç kez oğlunu görmeye gittiği, tanıkların bir kısmının davacıyı tanımadığı, eski eşiyle ortak çocuklarıyla ilgili sorunlarla ilgili görüşmeler dışında görüşmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm deliller ve değerlendirmeler ışığında dava dosyası incelendiğinde, davacının eski eşi ile birlikte yaşadığı kanaatine varılarak eşinden boşandığı halde, boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı belirlenen davacının yetim aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin ve İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasına dayalı olarak kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.