Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12701 E. 2024/66 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12701
Karar No
2024/66
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1679 E., 2023/1430 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2020/46 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tarım Bağ Kur sigortalılığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararına direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl; 1996-2002 yılları arasında .... ve .... isimli firmalara sattığı süt bedelleri üzerinden 2926 sayılı Kanun kapsamında prim kesintisi yapıldığını, prim kesintilerine karşılık hizmet süresinin tespiti ve prim borcu için Kuruma yaptığı başvurunun prim kesintilerinin Kurum hesaplarına intikal ettirilmediği gerekçesi ile reddedildiğini, kesintinin Kurum hesaplarına aktarılmasının sorumluluğunun sigortalıda olmadığını ileri sürerek 01.05.1995-30.12.2001 tarihleri arası tarım sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; prim kesintisinin Kurum kayıtlarına intikal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/190 Esas, 2020/46 Karar sayılı kararı ile; davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespit edilmesi sigortalılığın kabulü için yeterli olup kesintinin yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olmasının sigortalı aleyhine değerlendirilemeyeceği, davalı Kuruma karşı kesintiyi yapmakla yükümlü olan şirketin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 01.02.1996-30.12.2001 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2021 tarihli ve 2021/70 Esas, 2021/270 Karar sayılı kararı ile davacının ürün teslim ettiğini beyan ettiği .... şirketi tarafından herhangi bir ürün teslimi olmadığının bildirilmesi, dosyaya sunulmuş veya temin edilmiş müstahsil makbuzlarının bulunmaması, Kurum kayıtlarına göre özel şirket tarafından kesildiği iddia olunan primlerin Kurum hesabına aktarılmaması ve davacının kimlik bilgisinin Kurum tevkifat listelerinde yer almıyor olması, prim kesintisi yapan kamu kurumu olmayan özel şirket tarafından prim kesinti listelerinin her zaman tek taraflı olarak düzenlenmesinin mümkün olması ve ... şirketinin tasfiye sürecinde olması nedeniyle tasfiye memurları tarafından benzer dosyalarda verilen cevaplarda 2003 öncesi verilere ulaşılamadığının imhaya ilişkin evrak da bulunmadığının bildirilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, ... Firması tarafından 13.11.2018 tarihli yazı ekinde gönderilen bağ kur kesinti listesinde, davacının teslim ettiği ürünlerden 1996/Ocak, 1997, 1998, 2000, 2001, 2003 yıllarında kesinti yapıldığının anlaşılmasına göre prim kesintisinin Kuruma intikal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, yapılan tevkifatın Kuruma intikal etmemesinin tescile engel olmayacağını göz önünde bulundurarak, yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli 2022/149 E., 2022/391 K. kararı ile prim kesintisi yapan şirketin kamu kurumu olmayan özel şirket olduğu ve bu şirket tarafından prim kesinti listelerinin her zaman tek taraflı olarak düzenlenmesinin mümkün olduğu, davacının prim kesintilerinin bulunduğunu iddia ettiği şirketin öncesinde iflasına karar verildiği, kesinti listesini düzenleyenin kimliği belli olmamakla birlikte yazı iflas idaresince düzenlenmediğinden temsil yetkisinin bulunmadığı, iflas idare temsilcilerince yapılan araştırmalarla şirkete ilişkin 2003 yılı öncesi müstahsil makbuzlarının, kesinti listelerinin imha edildiğinin evraka rastlanılmadığının bildirildiği, şirket tarafından benzer dosyalarda çelişkili cevaplar verildiği, bir kısım dosyalarda verilen kesinti listelerinin gerçeği yansıtmadığının kesin olarak tespit edildiği, davacının elinde kesinti yapıldığına dair müstahsil makbuzu bulunmadığı ve aynı şirketin kesintilerine dayalı olarak Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti taleplerinin reddine yönelik kararların Yargıtay 10. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesi ve önceki gerekçe de tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. C.Direnme Kararının Temyizi Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. D.Hukuk Genel Kurulu Kararı Hukuk Genel Kurulu'nun 21.06.2023 tarihli 2022/10-1180 Esas 2023/678 Karar sayılı ilamı ile " özel kuruluşlara teslim edilen ürün bedellerinden tevkifat yolu ile yapılan prim kesintisinin Kuruma intikal edip etmemesinin sigortalının sorumluluğunda olmadığı gözetildiğinde ... Firması tarafından 05.11.2018 tarihli yazı ekinde gönderilen Bağ-Kur Kesinti Listesinde davacının teslim ettiği ürünlerden 1996/Ocak, 1997, 1998, 2000, 2001 ve 2003 yıllarında kesinti yapıldığının anlaşılmasına göre prim kesintisinin Kuruma intikal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Bu nedenle tevkifatın Kuruma intikal etmemesinin tescile engel olmayacağı göz önünde bulundurularak davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılık süreleri hakkında karar verilmesi gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2017 tarihli ve 2015/101283 Esas, 2017/242 Karar sayılı kararı da aynı yöndedir." gerekçesi ile direnme kararı bozulmuştur. E. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, davanın kısmen kabulü ile....T.C kimlik numaralı davacı ...'ın 01.02.1996 - 30.12.2001 tarihleri arasında 4/1-b Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili ,davacının ürün teslim ettiğini beyan ettiği Kebir şirketi müstahsil makbuzunun bulunmaması nazara alındığında davanın reddi gerekirken kısmen kabule karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının 01.05.1995-30.12.2001 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 3, 5, 7, 9, 10 ve 36 ncı maddeleri 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12701, K. 2024/66, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12701-e-2024-66-k-85b8ca48b668