Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12360 E. 2023/11905 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12360
- Karar No
- 2023/11905
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2034 E., 2023/2544 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 47. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/193 E., 2022/199 K. Taraflar arasındaki 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 05.07.1993 tarihinden itibaren vergi mükellefi olduğunu, Esnaf ve Sanatkarlar Odası kayıtlarında gerekli kayıtların var olmasına ve ifa ettiği mesleki faaliyeti nedeniyle yükümlü bulunduğu vergileri ödemesine rağmen, Bağ-Kur tarafından tescil edilmeyen hizmetlerinin tespit ve tescili için, iş bu davanın açılması zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek talep sonucunda, işe başlangıç tarihinin 05.07.1993 tarihinde başlaması gerektiği Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 22.10.2021 tarihli tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.11.2021 tarihi itibari ile davacıya aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde sigortalılık başlangıç tarihinin 05.07.1993 tarihinde başlaması gerektiğinin tespitini talep ettiği, Yerleşik Yargı Kararları gereği Bağ-kur sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti ve 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık süresinin tespiti istemlerinde sonuç yönünden farklılık bulunması nedeniyle davacı vekiline talep sonucu hakkında açıklama yapması için süre verildiği, davacı vekilinin 30.09.2022 tarihli dilekçesinde talebinin bağkur sigorta başlangıç tarihinin tespiti olduğunu beyan ettiği, 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için önemli olanın primi ödenmiş gün sayısı olduğu, 1 günlük sigorta başlangıcının belirlenmesinin sigortalılık durumuna katkısı olmadığından davanın sigorta başlangıç tarihi tespiti talebi yönünden hukuki yararı olmadığı, emeklilik aylığı bağlanması talebinin 1479 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereği tahsis tarihinde emeklilik şartlarını sağlamaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının bağkur sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacıya 01.11.2021 tarihi itibari ile emekli aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine yönelik talebin esastan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, talebin bir günlük tespit olmadığını, davacının 05.07.1993 tarihinden bu yana ve halen faaliyetine devam ettiğini, öncelikle davacının işe başlangıç olan tarihin 05.07.1993 olarak düzeltilmesini, bu düzeltmeden sonra eksik kalan prim varsa davacının ödemeyi taahhüt ederek veya eksik primler yatırılarak sonra da emekli aylığına hak kazandığını talep ettiği gerekçesi ile kararın kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bağ-Kur sigortalılıklarında, uzun veya kısa vadeli sigorta kolları yönünden sigortalılık süresi şartının bulunduğu, buna göre sigorta başlangıcının bir öneminin bulunmadığı hususundaki Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2014/25912Esas-2016/953 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında Mahkeme kararının yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; talebinin 1 günlük tespit olmadığını, işe başlangıcının 05.07.1993 olarak düzeltilmesi,bu düzeltmeden sonra eksik kalan prim varsa davacının ödemeyi taahhüt ederek veya eksik primleri yatırıldıktan sonra emekli aylığı bağlanmasına ilişkin olduğunu beyan ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un 24, 25, 26 ncı maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile 24 üncü madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile 24 üncü madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. 1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 18 inci maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir. 4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Kanun kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20.04.1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22.03.1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler. Eldeki dosyada, davacının 28.08.2001 tarihinde Kuruma intikal eden bağ kur giriş bildirgesine istinaden Kurum tarafından 04.10.2000 tarihi itibarıyle tescil edildiği, ilk prim ödemesinin 13.09.2001 tarihli olduğu, 05.07.1993 -31.12.2012 tarihleri arasında bakkal/servis taşımacılığı işinden vergi kaydı bulunduğu, Esnaf Odası kaydı olmadığının bildirildiği, davacı asılın 17.09.2021 tarihli Kuruma başvuru dilekçesinde; "4/b sigortalılığım 04.10.2000 tarihinden başlatılmıştır, ancak vergi kaydım 05.07.1993 tarihinden başladığından 4/b sigortalılık başlangıcımın 05.07.1993 tarihine çekilmesini talep ediyorum" dediği, SGK'nın 22.04.2022 tarihli yazısında Mahkemeye “davacının 17.09.2021 tarihinde ibraz ettiği dilekçesi ile 04.10.2000 öncesi vergi kayıtlarının kapsama alınmasını talep ettiği, 22.10.2021 tarih 33803377 - sayılı yazımızla mümkün olmadığı hususunda cevap verildiği tespit edilmiştir." şeklinde cevap verildiği, Mahkemece ,davacı vekiline müvekkilinin HMK'nın 31 inci maddesi gereğince; Bağ-Kur sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebinde mi bulunduğu yoksa belli dönemler arası (sigortalılık süresi) Bağ-Kur tespiti talebinde mi bulunduğu hususunu açıklaması için süre verildiği, belli dönemler arası bağkur tespiti talebinde bulunması halinde başlangıç tarihi ve sona erme tarihini de bildirmesi hususunun ve süresi içerisinde beyanda bulunulmaması halinde dosyanın mevcut hali ile karara çıkartılabileceğinin ihtar edildiği, davacı vekilinin 30.09.2022 tarihli dilekçesinde; “Müvekkilimizin çalıştığı süreler olarak belirtmiş olduğumuz işe başlangıç tarihinin 05.07.1993 tarihinde başlaması gerektiğinin tespitini istemekteyiz. Kaldı ki müvekkilimizin hali hazırda iş faaliyeti devam etmektedir. Gelir idaresi başkanlığından gelen 29.06.2022 tarihindeki müzekkere cevabı da ...'ın bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde 05.07.1993 tarihinde faaliyetine başladığı cümlesi yer almakta ve talebimizi doğrulamaktadır, müvekkilimizin işe başlangıç tarihinin 05.07.1993 tarihinde faaliyetine başladığının tespitine karar verilmesini talep ederim.” şeklinde açıklamada bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar Mahkemece davacının talebinin sigortalılık başlangıç tarihine ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de davacı asılın dava açmadan önce 17.09.2021 tarihli Kuruma başvuru dilekçesinden davacı vekilinin dava dilekçesi ve açıklama dilekçesi içeriğinden ve dosya kapsamındaki diğer belgelerden istemin sigortalılık başlangıcının tespitine yönelik olmayıp davacının Bağ-Kur sigortalılığının 05.07.1993 tarihinden itibaren devam ettiğinin tespitine ilişkin olduğu gözetilip 05.07.1993 ile 30.04.2014 arası döneme ilişkin olarak Bağ-Kur sigortalılık niteliği bulunup bulunmadığı yukarıdaki açıklanan esaslara uygun olarak araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmeli tahsis istemi de bu çerçevede irdelenmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.