Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12260 E. 2023/11677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12260
- Karar No
- 2023/11677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/656 E., 2023/157 K. KARAR : Davann reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 22.07.2010 tarihinde davalı şirket yetkilisine ait Mısır ... de faaliyet gösteren ... Otelde işletme müdürü olarak göreve başladığını, davalı şirket bünyesindeki otelde 3 ay çalıştıktan sonra davalı şirkete ait Mısır Hurghana şehrinde bulunan ... Otele genel müdürü olarak aylık 4.000-USD ile görevlendirildiğini, burada 30.04.2013 tarihine kadar çalıştığını, daha sonra Tunus Nebul ilçesinde faaliyet gösteren ... Otel Genel Müdürü olarak görevlendirildiğini, 01.04.2016 tarihinde davalı şirket tarafından iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, davacının davalı işverenin yanında geçen ve Kuruma bildirilmeyen 22.07.2010- 01.04.2016 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili, davacının davalı şirkette herhangi çalışması olmadığını, dolayısı ile şirkete husumet yönlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından sunulan iş sözleşmesinde davalı şirketin unvanının yer almadığını, işveren konumunda bulunan tüzel kişiliğin Dessole Hammamet Hotel olduğunu, sözleşmenin şirket ile ilişkisinin bulunmadığını, davacının dosyaya kendisine şirket yetkilisi ... tarafından verilen bir vekaletname sunduğunu ancak şirketin böyle bir çalışanı olmadığını, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davaların kamu düzenine ait olup çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2021 tarihli ve 2020/597-2021/17 Karar sayılı kararıyla; “Davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverene ait yurt dışındaki tescilsiz işyerinde 5510 sayılı Kanun'un 5/g hükmüne göre kısa vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası kapsamında 01.04.2013-01.04.2016 arasında çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/1598-2021/1832 Karar sayılı kararıyla; istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairenin 11.04.2022 tarih ve 2021/8057 E. - 2022/2250 K. sayılı kararında; "Davaya konu somut olayda; Mahkemece davacının çalışmasının niteliğine ilişkin olarak yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacının ibraz ettiği 04.05.2016 tarihli sözleşmenin yurt dışında yapıldığı ve sözleşmede “Göç ve Yabancı İşgücü Bürosu” ibaresi bulunduğu gözetilerek, davacının Türkiye’de bulunan banka hesabına yapılan ödemelerin kim tarafından yapıldığı, yapılan ödemelerin niteliği gözetilip, sebebi belirlenmeli, ayrıca davacının yurt dışı giriş çıkışına dair pasaport kayıtları da temin edilmek suretiyle davacının davalıya ait yurt dışındaki işyerlerinde fiili çalışmasının söz konusu olup olmadığı irdelenerek, yukarıda anlatılan esaslar çerçevesinde bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dinlenen davacı tanıkları ... ve ... her ne kadar davacının davalıya ait Mısır'da ve Tunus'da bulunan otellerde çalıştığını belirtmiş iseler de gerek ... gerekse ...'nın davalı iş yerinden bir hizmet bildiriminin olmadığı, banka kayıtlarından davacının hesabına ... tarafından ödemeler yapılmış ise de bu ödemelerin davalı şirket tarafından maaş ya da vb. ödemeler olarak yapıldığının ortaya konulamadığı, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen yazılı ve görsel belgeler ile Türkçe tercümeleri sunulan belgelerin hiç birinde davalı şirketin isminin geçmediği, davalı tanığı ... beyanlarına göre ... şirketinin tamamen Tunus kanunlarına göre kurulmuş bir şirket olduğu bildirildiğinden davacının davalı şirkete ait iş yerinde çalıştığına ilişkin kanaat oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, dosya içerisinde bulunan davacının davalı şirket yetkilisi Ramazan Akpınar ile arasında akdedilen “İş Sözleşmesi”, davacının iş akdinin feshedilmesi sırasında davacıya yapılacak ödemelerin ne şekilde gerçekleşeceği yönündeki e-posta yazışmaları, davalı şirket tarafından davacının başarılı performansının karşılığı düzenlenen “Başarı Belgesi”, davacıya ait sürücü belgesi, yurda giriş çıkış pasaport ve vize belgeleri, yargılama kapsamında dinlenen tanık beyanları uyarınca; davacının davalı şirket tarafından yurt dışında kurulan turizm tesislerinde üst düzey yetkili olarak 22.07.2010 - 01.04.2016 tarihleri arasında çalıştığının sübuta erdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.