Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12054 E. 2023/11492 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12054
- Karar No
- 2023/11492
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/366 E., 2023/1388 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 27. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/153 E., 2021/329 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde bahçıvan, bekçi ve bakım görevlisi olarak 15.02.2015 - 10.12.2018 tarihleri arasında çalışmışlığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla haksız olarak açılan davanın reddini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 10.12.2018 tarihinden itibaren yaklaşık bir yıl içerisinde davalının ihtiyacı oldukça davacının çalıştığını, 2015, 2016, 2017 yıllarında davalının böyle bir yeri ve hayvanları dahi olmadığını, hayvanların davalı tarafından 2017 ya da 2018 yılından itibaren tek tek alınmaya başlandığını, hayvan bakımı için kullandığı yeri bile 19.09.2018 tarihinde satın aldığını, davalının hayvanları aldığı ilk zamanlar kendi bakımına yetişemediğinde komşusu ...'nin yardımcı olduğunu, ...'nin yardımcı olamadığı zamanda 2019 yılından itibaren zaman zaman davacının çalıştırıldığını, davacının SGK iş yeri durum tespit tutanağında işe başlama tarihinin 15.02.2016 olarak belirtildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 43. İş Mahkemesinin 2020/380 Esas sayılı dosyasında beyanı alınan davacı asilin; "Davalının yanında 2015/2 ayında çalışmaya başladığı, bağ, bahçe ve çevre düzenleme işleri yaptığı, 2017 yılından itibaren büyükbaş hayvan da baktığı, haftada 6 gün çalıştığı, çalışma dönemi içinde sadece 1.000,00 TL ücret alabildiği" şeklinde beyanda bulunduğu, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 15.02.2015-14.02.2016 tarihleri arasında hizmet akdi ile davalıya ait işyerinde çalıştığı iddiasının kanıtlanamadığı, davacının davalıya ait "..." unvanlı ... sicil numaralı işyerinde 15.02.2016-10.12.2018 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; davacının davalıya ait "..." unvanlı ... sicil numaralı işyerinde 15.02.2016-10.02.2018 tarihleri arası 5510 sayılı yasaya tabi olarak hizmet akdi ile günlük brüt asgari ücret üzerinden kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, tanık beyanlarına itibar edilmediğini, lehlerine olan husus dikkate alınmadığını beyanla kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tanık beyanlarının birbirleri ile çelişkili olduğu döneme ilişkin davacı tanık beyanlarının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, eksik inceleme delil olmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğundan davanın reddi gerektiğini, mahkemece yeterli inceleme yapılmaksızın hiçbir yazılı belge bulunmadan yetersiz şahit beyanlarına dayanarak karar verildiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işveren tarafından davacının 01.12.2019 tarihinde sigortalılığının başlatıldığı, Kurumun 28.02.2020 tarihli 2020/405519/004 sayılı denetim raporunun sonucunda; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 11.12.2018 tarihine çekildiği ve davacının 11.12.2018-30.06.2020 tarihleri arasında davalıya ait işyerinden tam gün bildirimi yapıldığı, tanık beyanları ve davacının kurum denetmenine verdiği ifade de nazara alındığında davacının hüküm altına alınan şekilde çalışmasının sabit olduğu anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki taleplerle temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı iş yerinde bahçıvan, bekçi ve bakım görevlisi olarak 15.02.2015-10.12.2018 tarihleri arasında çalışmışlığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.