Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1202 E. 2023/3021 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1202
Karar No
2023/3021
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1896 E., 2022/2209 K. KARAR : Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/39 E., 2022/118 K. Taraflar arasındaki (1) gün sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına işverenin 10.06.1991 tarihli işe giriş bildirgesini kuruma verdiğini, müvekkilinin sigortalılığının bu tarihte başladığını, fakat kurumun, müvekkilinin 10.06.1991 tarihli işe giriş bildirgesine göre ... sicil sayılı işyerinde hizmet akdine dayalı olarak en az 1 gün çalıştığını kabul etmediğini beyanla müvekkilinin 10.06.1991 tarihinde ... sicil sayılı iş yerinde en az 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, hizmet tespiti davalarının 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını beyanla davacının davasının reddine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi,"...Mahkememizce bozma sonrası yapılan yargılama ile, tanık ... ile ...'ın akraba olması ve beyanında kendi çalışmasını bile bilemediği, komşu işyeri tanığı olmadığı, kurum tarafından yapılan iptal işleminin sahte çalışmadan kaynaklanmadığı ve SGK'dan belgeler getirtilmiş, 05.09.2021 tarihli bilirkişi raporları dosyaya kazandırılmış, talimat ile dinlenen tanık beyanları dosya içerisine alınmış ve davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur" gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının dava dışı ... sicil sayılı ...'a ait işyerinde 10.06.1991 tarihinde en az 1 gün çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 10.06.1991 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, yeterli araştırma yapılmadığını, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, mahkemece davanın ispatlanamaması nedeniyle reddi yerine kabulünün doğru olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; dinlenen tanık beyanlarından, kurumun hizmet iptaline ilişkin kayıt ve belgelerden, davacı tarafça dosyaya sunulan ve davacının çalıştığı anlaşılan işyerindeki el halıcılığı dokuma tezgahlarını gösteren fotoğraflar ve tüm dosya kapsamından davacının yaptığı işin "el halıcılığı dokuma işi" olduğu anlaşılmakta olup, aksi de iddia ve ispat edilmemiştir. Açıklanan nedenler karşısında; “el halıcılığı dokuma işinde” çalışan davacının, 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II. fıkrasının D bendi gereğince, davacının bu bendin yürürlükte kaldığı 20.06.1987-29.07.2003 tarihleri arasındaki dönemde kalan el halısı dokuma işi olan çalışmasının, uzun vadeli sigorta kollarına tabi sayılması mümkün olmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, iş yerinde davacının çalışmasının ispatlandığından bahisle davanın reddine yönelik kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 10.06.1991 tarihinde (1) gün çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II. fıkrasının D bendi. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 57 nci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987–05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/1202, K. 2023/3021, T. 22.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-1202-e-2023-3021-k-b483ceed8b9a