Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11983 E. 2023/12071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11983
- Karar No
- 2023/12071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1080 E., 2023/557 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/64 E., 2020/145 K. Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin almakta olduğu ölüm aylığının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle iptal edildiğini, müvekkilinin 2002 yılında eşinden boşanıp 2012 yılında tekrar evlendiğini, boşanma süresinde birlikte yaşamadıklarını belirterek Kurum işleminin iptalini, kesilen ölüm aylığının ödenmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Salt boşanan tarafların boşandıktan kısa süre sonra aynı adresi bildirmiş olmaları birlikte yaşamanın kanıtı olarak değerlendirilmemiştir. Mahkememizce resen dinlenen tanıklardan bir kısmı her ne kadar davacının eşiyle boşandıklarını ve ayrı yaşadıklarını bildiklerini beyan etmiş iseler de tahkikat aşamasında alınan beyanlarında tarafların boşandıklarına dair bilgilerinin olmadığı ve tarafların birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri görülmüş, kırsal kesimde meydana gelecek on yıl süren ayrılık durumunun kolayca duyulacağı, böyle bir bilginin gizli tutulamayacağı, kaldı ki tahkikat aşamasında beyanda bulunanların bir kısmının taraflarla akrabalık ilişkilerinin olduğu, yargılama esnasında tanıkların taraflarla olan komşuluk ve akrabalık ilişkileri nedeniyle beyanlarını değiştirdikleri, ayrıca tanıklar ... ve ...'nin beyanlarında tarafların 2009 yılında boşandıklarını beyan ettikleri, oysa tarafların 2002 yılında boşandıkları, yine tanık ...'in ve ...'in tarafların 2-3 yıl ayrı yaşadıklarını beyan ettiği ancak kayıtlara göre tarafların yaklaşık 10 yıl sonra yeniden evlendiklerinin görüldüğü, yine tanıklar ... ..., ... ..., ... boşanmaya veya ayrı yaşamaya ilişkin bilgilerinin olmadığının anlaşıldığı, mahkemece tanıklar ..., ..., ... ve ... birbirleriyle ve kendi içlerinde çelişkili beyanlarının hükme esas alınacak mahiyette görülmediği, davacı ...'in ve eşi ...'in tahkikat aşamasında 2002 yılında boşandıktan sonra ...'in İstanbul'a taşındığı ve köyde yaşamadığını beyan ettikleri, ikamet hareketleri incelendiğinde ...'in 16/04/2009 tarihinde adresini İstanbul'a taşıdığı, bu açıdan tarafların beyanlarına itibar edilemeyeceği, mahkememizce yapılan tahkikat ve kolluk araştırması sonrasında dava dışı ... ile davacı ...'in boşandıktan sonra fiilen birlikte yaşadıkları kabul edilerek" davanın reddine karar verilmiştir. karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; müvekkili ile eşinin boşanmalarının siddetli geçimsizle dayandığını, boşanmadan önce de bir süre fiilen ayrı yaşadıklarını, bu hususların boşanma dava dosyası ile sabit olduğunu, müvekkilinin boşandıktan sonra İstanbul'da yaşadığının tanık beyanları ile sabit olduğunu, Mahkemenin eksik araştırma ile karar verdiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığı yönünde yöntemince araştırma yapıldığı, tanıkların dinlendiği, 5510 sayılı Kanun'un 59/2 nci maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı göz önünde bulundurularak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle araştırma tutanakları, nüfus kayıtları dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.